cumhuriyet ile vakit gazetelerinin orta noktasında bulunan, 'yobaz' olmayan ama 'yobaz'lıkla suçlanan gazete. ismi önemsiz başka bir gazete tazminat ve tekzip rekoru kırmasına rağmen bu gazete her nedense şimdiye kadar 1 kuruş tazminat ödememiştir.
gelmiş geçmiş en büyük yanılgı , zaman denilen şey , biz insanların ortaya attığı basit bir ölçmeden öte hiçbir anlam ifade etmez.gerek felsefi yaklaşımla , gerek fiziksel yaklaşımla varlığının önemsiz olduğu olgudur.gerçekte zaman yoktur , zamanın olmadığı tek bir evren vardır , biz insanlar olayları idrak edene dek ölürüz ve de insanoğlu olayları idrak edemeden evren sonlanır , eğer var ise ahiret de kopacaktır.zaman denilen şey aslında evrendeki olayların , sebep-sonuç ilişkisine uyumlu olarak senktronize yani eşgüdümlü olarak gerçekleşmesi sonucu , bunun matematiksel olarak izah edilmesi için kullanılan bir değişkenden ibarettir.olaylar hiçbir zamana bağlı olmadan gerçekleşir evrende.şahsi kanaatimce zaman sadece belirli bir yerde belirli bir olayın değer almasından ibarettir , ışığın sabit bir hıza sahip olması kabulü üzerine zaman sadece bir indistir çünkü evrendeki herşey ışık hızına göreceli olarak değişir.en basit anlamda ;
(olaylar) x*y*z*....*k = zaman * a1*a2*a4 (olaylar)
şeklinde bir denklem ile evrendeki sebep - sonuç ilişkisine bağıl bir model oluşturulacak olursa zaman burada ;
(1/c)*(orantı katsayısı)
tarzı bir ifade olacaktır.burada zaman sadece ışık hızının sabit olması üzerine bir indis halini alır.felsefi olarak zaman , gene şahsi kanaatimce sadece bir belirteçtir öyleki kimsenin hakkında en ufak bir bilgiye sahip olamadığı soyut bir olgu olmaktan öteye gidemeyen bir yanılgıdır.zamanı anlamak için evrendeki olayların nelere bağlı olduğunu iyi anlamak gerekir , olaylar sadece kendilerini tetikleyen sebeplere , sebeplerde kendilerini tetikleyen başka olaylara bağlıdır.bahis konusu durumda zaman sadece bunların etiketi gibidir.einstein'ın izafiyet teorisi üzerine bu olayların senktronize(eşgüdümlü) olması üzerine zaman , matematiksel bir değişken halini almıştır fakat açmazlar daha sonlanmamıştır , evren halen bir zamana bağlıdır ki bu benim tekillik dediğim olguya tamamen zıttır ve şahsi kanaatimce tekillik yani "bir kerede bütün tarihin başlaması ve sonlanması" olgusu ile bağlantısızdır.
zamanıb ne olduğunu anlamak ile alakalı en önemli adım şahsi kanaatimce , olayların olaylar ile bağlantılı olmasından dolayı ortaya çıkan kader anlayışıdır.bunu anlamak için 3 tane ifadeyi kabullenmek gerekir.
1-her sebep bir sonuç ile sonlanır.
2-her sonucun bir sebebi vardır.
3-her olay bir diğerine bağlıdır.
bu kabullenmelerin reddi mümkün değildir çünkü bütün bilim bunlar üzerine tarihsel olarak evrim geçirmiştir.bu 3 ifadenin kabulu sonucu şu ortaya çıkar;
1-evren kapalı bir sistemdir , evrenin başladığı an sonlu sayıda madde vardır.
2-her kapalı sistemin elemanları (burada kapalı sistem = evren) sebep-sonuç kabullenmelerine uyar.
3-evrenin kaderi , olayların tümünün birbirine bağlı olması ve de evrenin oluştuğu ilk an kapalı bir sistemde sonlu sayıda madde-enerji niceliğine sahip olması anlamına gelir.
işte bütün bunlar , zamanın anlamsız olduğu anlamına gelir , çünkü kapalı ve sonlu sayıda niceliğe sahip evrenin herhangi bir zaman değerinde , gelecekte ne olacağı ölçülemeyen bir belirliğe sahiptir.işte bu sebeple zaman önemsizdir , yadsınabilir bir niceliktir , zaman olmasa da bizler var olmuş olacaktık , ve de zamanı öçlmemiz yanılgısı , yaşamayı kendi algı düzeyimize indirgediğimizden evrendeki herşeyin bizim gibi yaşamını sürdürdüğünü düşünmemizden ileri gelmektedir.kısaca şu örnek pek açıklayıcıdır;
bir taş eğer duruyor ise , o bir sonraki hareketine kadar yoktur , yok sayılabilir , etkileşimde değildir.
bütün bu ifadeler topluluğu , zamanın kabullenmesi kadar doğal bir kabullenmeler topluluğu olarak kabul görmelidir.zaman insanlarınkelimeye döktüğü bir yanılgı ise , zamanın yokluğu da aynı şekilde kabullenmeden doğan bir yanılgıdır.herhangi bir kabullenme üzerine çıkarım edinmenin bir diğerinden daha mantıklı ya da daha değerli görülmesi , kişiliğimizi edindiğimiz ana kadar edindiğimiz tecrübelerin bizdeki önyargı ile bakma alışkanlığı etkisinden kaynaklanmaktadır halbuki bilim sadece bilinmeyen ile ilgilenmez , bilinmeyenin nasıl çözüleceği ve hangi bakış açısı ile yaklaşılabileceğinin felsefesi ile de ilgilenir.sonuç olarak , şahsi kanaatimce , zaman matematiksel bir indisten öteye gidemeyen , fiziksel gereklilikten ve doğal yaşamın cehaletinden gelen bir yalandır.
savaşta insanlar "düşmanlarıyla" savaşır ve amaç mutlaka yenmektir, sonuçta bir taraf mutlaka yener de zaten.
diğer mücadelelerde insanlar "rakiptir" birbirine, çünkü rekabette beraberlik de vardır.
ama "zaman" bütün bunların tek istisnasıdır;
zaman, savaştığımız ama yenme imkanımızın olmadığı, en büyük şansla sadece sayıyı eşitleyebileceğimiz savaş rakibimizdir.
bergson'a göre zaman insanların yarattığı bir kavramdır, zamanı takvim, saat gibi yollarla ölçmek veya sınırlamak boş bîr çabadır ve her birey zamanı kendine göre algılamaktadır. gerçekten de zamanı bu şekilde ölçmek yanıltıcı olabiliyor. mesela 2004 yılına gireceğimizi düşünürken aslında eski roma takvimine göre 2757, musevi takvimine göre 5764, evrensel takvime göre 290.091.200.500.000.004 yılına gireceğiz..
isaac newton babamıza göre "ileri doğru düzenli bir biçimde akan şey" olarak tanımlanmıştır; ama bence "şey" denenin ne olduğunu basitçe açıklamanın pek olanağı yoktur..
son haliyle insanı çeken mükemmel dizaynı olan ki snd ödülü almıştır, ve ılımlı üslubuyla okunabilir bir gazetedir. ayrıca yorum sayfasında en taşşaklı adamların sadece zaman için kaleme aldığı makaleleri göz doldurur. kendi deyişleriyle referans gazete olma yolundalar.
hakikaten spor yazarları arasında toşak ve feldkampın olması benim gibi futbol gazeteciliğinin her türlüsünden tiksinen bir insanı bile şaşırtmış, elden geldiği kadar da okutmuştur.
web sitesindeki son dakika bölümünde neredeyse her dakika dünyada olan son dakika gelişmelerini sıralayan, geniş yazar kadrosuna sahip, yazarlarına her gün yazmak yerine haftanın belli günlerinde kaliteli yazılar yazma stratejisini uygulatan gazetedir.
anti-kominizm politikalarıyla birlikte palazlanan ve beslenen yobaz-şeriatçı kesimin haliyle gelişen nispeten aydın tayfasına yönelik çıkarılan, cumhuriyet gazetesinin dinci kesime hitap eden taklidi...
türkiye cumhuriyeti'nde altından çıkmadığı taş kalmamış olan, ve yanılmıyorsam hüküm de giymiş birinden (zaman aşımı falan fıstık) "hocaefendi" diye bahseden, 1995 yılı öncesi ve sonrasında söylemlerinde dikkat çekici bir değişikliğe gitmiş medya kuruluşu.
kütle çekim kuvvetinden ne derece etkilendiği tam olarak kestirilemeyen hede. bir ara kara deliklerin yoğunlukları sebebiyle tüm maddeleri hatta zamanı bile yuttuğu söylendi fakat sonra bu tahmin edilen yoğunluğun planck sabitine göre var olamayacağı görüldü. şimdi yeni teoriler geliştirilmekte.
(bkz: zaman yolculuğu)