yunanistan'da kullanılan dil.
aslında iki çeşidi vardır biri eski yunanca olup antik çağlarda konuşulanı biri de günümüzde kullanılan modern yunancadır.
romantiklik,kulağa hoş geliş,şirin bir kibarlık modlarında fransızcayı açık ara deviren dil.basitçe fransızca ünlü olmuştur,bu yunanca gariban kalmıştır.nedir bu fransızca olayı dedirtir adama,fransızca'dan çok daha tatlı ve romantiktir aslında,dinleyiniz görünüz.
alfabeyi,büyük harf-küçük harf olaraktan bir öğrendikten sonra okuma yazma olayına giriş yapılıyor,onunla uğraşılıyor ondan sonra anca esas konulara geçiliyor bi de.
yeryüzünde konuşulan en sempatik dildir.dilin sempatikliği olur mu demeyin.öyle bir dildir ki kendisi adam karşınıza geçip yunanca sövmeye başlasa bile sizin hoşunuza gider.güzeldir vesselam.türkçeyle bir çok ortak kelime barındırır içinde.ne de olsa komuşudur bu iki ülke, ne de olsa kardeştir bu iki yakanın insanları
yaa kızım manyak mısın sen, ne işin var diyenlere aldırmadan sadece kendi keyfim için öğrendiğim dil, hobim. kulağıma en güzel gelen dil türkçe'den sonra. kendisinin bir güzel yanı da kardia, klidi, bakkalis, kovas vs. gibi bildiğimiz kelimeleri görünce çılgınlar gibi sevindirmektir insanı. ya da ben manyağım, bilemiyorum.
herkesin matematik ve fizik sayesinde en azından alfabesi hakkında bir fikrinin olduğu dil
(bkz: alfa)
(bkz: beta)
(bkz: gama)
(bkz: sigma)
(bkz: teta)
hem dinlemesi hem konuşması çok şehvetli bir dil. buram buram seksapel akıyor netekim. hele o "s" harflerindeki vurgu bir bayandan geliyorsa insanın başını döndürebilir.
sırf bunun için 2 sene kastım ve sonunda kendimce başardım.
öğrenilmesi en zor 3 dil içinde gösterilse de, bana göre kelime mantığını ve alfabesini kaptıktan sonra sorun kalmıyor.
her kelimenin içinde s var neredeyse, erkek isimlerinin çoğu "os" ve bunun çekimi olan eril ekler ile bitiyor, bildiğimiz "i" harfini 5 farklı şekilde yazıp farklı kelimeler içinde kullanıyorlar, biri diğerinin yerine geçemiyor. beta diye bildiğimiz harf v diye okunuyor. küçük harf ile yazılan her kelimeye bir adet vurgu işareti koyuluyor, bunun yerini bulabilmek de bazen kastırıcı olabiliyor ilk başlarda, v harfi n diye okunuyor, p harfi r diye okunuyor.
ama yine de birinci sıraya güzel türkçemi koyarım. ondan sonra da yunancayı tek geçerim.
bir kadını alın karşınıza yunanca konuşsun, iki dakika sürmez atlarsınız üstüne.
veya bir kadını karşınıza alıp siz yunanca konuşun, bu sefer o sizin üstünüze atlar.
ülkemizde bazı şiveleri halen konuşulan dil. istanbul ve izmir'deki rum/hristyan azınlık tarafından konuşulmaktadır. bunların yanısıra pontus rumcası (siyasi/sosyal nedenlerle bu isim pek tercih edilmez) ya da romenika tabir edilen lehçesi karadeniz bölgesi'nde yaygın olarak konuşulmaktadır. bu dili konuşanların tamamı sünni/müslümandır. birkaç örnek vermek istiyorum;
doftas -> merhaba
merbas -> nasılsın?
ime kalai, esi merbas? -> ben iyiyim, sen nasılsın?
kala ime -> ben de iyiyim
dingo kifanis -> kafanı kırarım
mermer gibi teninin üstünden, kemikleri görünür yüzünden, şekli soyut sanata malzeme olacak burnunun altındaki iki nefis biçimin uğrayıp gidemediği dudakların arasından çıkan sesler...
evet, bir yunanlı kızdan bahsettim.
enteresan şekilde ilerledikçe zorlaşmak yerine kolaylaşan, insanın bir çırpıda öğrenmek istediği yabancı dil, aşkım. ders çalışırken normalde 20 dakikadan sonra konsantrasyonu bozulup ara vermek zorunda olan şahsımı tam 3 saat kafamı kaldırtmadan ders çalıştırabilmiştir. hey yavrum hey. dersleri yunanca mı alsak ne yapsak bilemedim ki bak şimdi.*
bunun dışında, kendi kendine yunanca öğrenmek isteyenler için naçizane bir önerim olacak: türkçe-yunanca kaynak olarak sadece ve sadece yunanca - türkçe sözlük kullanın, ders kitabını yabancı dillerden seçin, çünkü piyasada yeteri kadar türkçe anlatımlı yunanca kitap yok, olanlar da bölük pörçük ve çok sıkıcı gördüğüm kadarıyla. ben yandım siz yanmayın, yazık paranıza. birkaç kitap tavsiyesi :
(bkz: kalimera) - bu aslında sınıfta öğrenmek için daha uygun bir kitap, fakat öğretmenler için olanını da aldığınızda işe yarıyor.
(bkz: griechisch aktiv) - şu anki kitabım, kendi kendine öğrenmek için daha uygun. cdleri falan da var.
(bkz: http://www.xanthi.ilsp.gr/...) - bu da güzel bir ingilizce websitesi
yaklaşık 1 ay önce misafirlerimizi efes'e gezmeye götürmüştük.herşey güzel hoş,yıllardır gezip görmüş okumuş olmanın verdiği rahatlıkla rehberlik yapıyorum kafileye.gezinin sonuna doğru eski bir lahitin önüne toplaşmış beş yunan'a rastladım.anladığım kadarıyla çok saçma bir hareket gibi geldi bana.annemin aileside sakız adasından muhacirlerdir izmir'e az da olsa yunancası vardır.fakat o çevirme işinin çok zor olucağnı söylediği.merakıma yenik düşüp yaklaştım arkadaşlara.çok merak ettiğimi gerçekten anladıklarını ve modern yunancaya çevirebildiklerini öğrenmek istediğimi söyledim.nitekim kafa kafaya verip beşi birden uğraştılar ama lahitide takır takır çevirdiler,önce yunancaya sonra bana ingilizceye.hepsine teker teker teşekkür ettim ve ayrıldım yanlarından.
izmir'e dönerken yolda kafamız karıştı.adamların okuyupta anladıkları lahit yaklaşık 5000 yıllık.yani lahitin yazıldığı tarihte bıraktürkleri hititlerin anadoluya göç etmesine daha 3000 yıl var.ister istemez bir saygı doğuyor bu durum karşısında.hangi medeniyetin şuan ki normal vatandaşı atalarının 5000 yıl önce yazdıklarını okuyup anlayabiliyor ki. ne germenler olsun ne iskandinavlar hiç biri antik yazılı metinlerini okuyamaz.bırak onları günümüzde klasik latince bilen birisi bile antik latince yazıtları okuyamaz.gel gelelim yunanca 8000 yıldır çok ufak değişikliklere mağruz kalmıştır,alfabe nerdeyse hiç değişmemiştir.lehçe açısından da yayıldığı coğrafya kıyaslanırsa çok fakir olan bir dildir.en uzak ve anlaşılmaz lehçekapadokia lehçesidir.ama bu lehçe hakkaride ki dağlarda yaşayan yunanlar tarafındanda konuşulur.evet ilk defa duyuyor olabilirsiniz ama indus vadisine kadar dağlar yunanca konuşan ve genetik olarak yunan yapısı taşıyan köylerle doludur.nitekim yunanca günümüz dünyasında en saf ve değişmemiş dillerden birisidir.
yunan alfabesi'nde, bizim türkçe'de kullandığımız "d" ve "b" harfleri yoktur. beta denilen harf vita türkçe'de v'nin okunduğu gibi okunur, delta denilen harf de ingilizce'de that kelimesindeki "th"yi nasıl okuyorsanız öyle okunur. d ve b harfleri, nt (ni ve taf) ve mp (mi ve pi) şeklinde verilir.
bu harflerin kullanım şekilleri aynıdır. eğer bu harfler cümle başında geçiyorsa d ve b, kelime ortasında kendinden önce sessiz bir harf varsa yine d ve b, kelime içinde iki kez tekrar ediyorsa * yine d ve b, kendisinden önce sesli bir harf varsa nd ve mb olarak okunur.
yunanca'da "ellinika" denir. halkın konuştuğu dil mealindeki "dimotiki" lehçesi, bugün yunanistan'da konuşulan resmi dilin temelini oluşturur. yalnızca bazı dini kurumlarca kullanılan "katharevusa" ve yunanistan'ın orta bölgesindeki birkaç bin kişinin konuştuğu "tsakonika" gibi lehçeleri de vardır.