|
|
- biraz şanstır..biraz allahın sevdiği kulu olmaktır..biraz da beddua almaktır helal edilmediyse..
- (bkz: aramaya inanmak)
- mutluluk veren küçük şeylerdendir. bulunan paranın miktarı aslında mutluluğun boyutunu etkiler.
- insanın kendisini suç işlemiş gibi hissetmesine sebeb olur.garip bir heycan ve şaşkınlık sarar bedeni.
yerde bir cüzdan bulunur, küçük bir cüzdandır. içinde hiçbir kimlik ,telefon numarası , sahibine ait hiçbir bilgi yoktur.şu bildiğiniz minik para cüzdanıdır,ama içinde ciddi miktarda para vardır.
ilk önce alınmaya cesaret edilemez , sanki içinden canavar çıkacakmış gibi yolun ortasından durulup bakılır, ele alınır arkadaşa bakılır, tekrar yere atılır , tam o esnada tesadüf eseri yoldan geçen yaşlı üstü başı eski, çaresiz ve yardıma muhtaç bir teyze geçer yanımızdan ve bizden yardım ister.elde tutulan cüzdana bakılır, arkadaşa bakılır.cüzdan teyzeye verilir. vicdan müthiş rahatlar. teyzenin huzur verici,güzel dilekleriyle olay mahalinden ayrılınır.
- ramazanda sabaha karşı davulcuyla aynı sokaktan geçildiğinde olabiliritesi yükselen eylem..
(bkz: ben yaptım oldu)
- (bkz: yere bakarak gezen insan modeli)
- büyük miktarda bulduğumda parayı almadığım hadise.
hayatım boyunca 2 kez büyük miktarda para buldum ve ikisinde de almadım. birini ilkokula giderken komşunun kızıyla birlikte bulmuştuk. ortak kararımız sonucu kim kaybettiyse gelir alır diye duvarın üzerine koymuştuk. 30-40 bin tl civarındaydı. okul dönüşü yerinde yeller esiyordu tabi.
ikincisini de 2 sene önce işten eve gelirken işlek sayılacak bir sokakta kolay görünebilecek yerde buldum. 50 ytl lik bir banknot. onu da almadım. eve gelir gelmez kardeşime söyledim. yerine güzelce tarif ettim. o gitti aldı. o da şaşırdı nasıl görmemişler bunu diye. o alırken de 10 metre önünden birileri gidiyormuş onlar da görmemişler. kardeşimin kısmetiymiş demekki.
parayı niye almıyorsun diye soran olursa bir açıklama: bazen yerden bozuk bulursam alıyorum. beni zengin de etmez fakir de. ama o 50 ytl yi alsaydım eminim fazlasıyla çıkacaktı benden. tecrübeyle sabittir.
- (bkz: ben buldum benim oldu)
- batıllığa göre sağdan yürümek bulma şansını arttıyormuş.
- arkadaşlıkların bozulmasına sebebiyet verebilen durumdur. ankara aşağı ayrancı da bir park vardır, metalci gençler olarak bir çok arkadaşımızın evinin yakın olması sebebi ile parkı mesken bellemiş ve bilimum teyze ve amcaların nefret odağı haline gelmiştik.
yaz okulu zamanı iki arkadaş oturmuş demlenirken çalılıkların dibinde bir tane çanta gördük, bildiğiniz büyük kadın çantası. ne iştir bu yaklaşımı ile çantaya yaklaştık ve çantanın yeni olduğunu fark ettik, yani atılmış bir şeye benzemiyordu. çantanın içini açtık ve içinin dolar ve mark dolu olduğunu gördük. ayrıca tipik kadın eşyalaar ve birde cüzdan vardı. cüzdanı alıp kimliğe bakmak kimin aklına geldi bilmiyorum sonuç itibari ile kimin çantası olduğunu anlamıştık. ikimiz bu kadını nerden buluruz derken üçüncü kişimiz olaya girdi.
naber gençler modeli ve olan bitenin aktarımından sonra son gelen kişi bu parayı madem buldunuz kırışalım çantayı atalım kenara bitsin gitsin gibi yaklaştı ki ilk bulan iki kişi olarak lafını bu opsiyonun lafını bile etmemiştik. en az yarım saat süren tartışmalardan sonra iki kişi baskın çıktık ve elimizde kadının kimliği, kimliği bulduk ne iştir ayağı ile, karşıdaki bakkala gidip kadını tanıyıp tanımadığını sorduk sonuç itibari ile bir kaç kapıcıya da danışarak kadını bulduk. bu arada üçüncümüz yırtınma seviyesini aşmış direk saldırıya geçmişti, ne mal adamsınızlar, salaksınız olmlar, sizin ta diye devam eden giydirmeler ile devam ediyorduk.
kadının oturduğu apartmana girince daire numarasına bile bakmaya gerek kalmadan bulabildik çünkü bir sürü kadının resmen ağıt yaktığı bir yer haline gelmişti ev. üç metalci genç, biri mohikan kaşının üstünde dövmeli, biri beline kadar saçlı piercingli, biri skin evin kapısına gelince tüm teyzeler ağıtı bırakıp, azrail geldi fikri ile duaya başlamışlardı. alınan bilgi ile hanım teyzemizin ve eşinin yeni emekli oldukları ve emekli ikramiyelerini teyzenin çantasında içinde bulunduğumuz evi satın almak için eve getirildiğini ve taksiden indikten sonra çantanın düşürüldüğü ortaya çıktı. çantayı aramaya çıkan teyze ve amcaların bizim olduğumuz yere tiplerimiz dolayısı ile gelmek istememeleri de ayrı bir hikaye konusudur. sonuç itibari ile teyzemiz parasını aldı ve iki yaz boyunca, rahmetli olana kadar, biramızı çerezimizi ve her türlü tatlı tuzlu kurabiye ihtiyacımızı karşıladı. üçüncü olarak hikayeye giren arkadaşımız bir daha bizimle konuşmadığı gibi bulunulan ortamlardan da uzaklaştı. o dönemlerde parkta teyze ve amcaların içinde oturan ciddi metal head tipleri görenlerde sanırım oldukça hayrete düştüler.
parayı almadık ne oldu çok mu hayır işledik bilmem, ama şu anda hesapta iki yüz lira hata yapıp faturayı yüksek kesince başıma gelenlere bakıyorum da iyiki arkadaşı kaybetmişiz diyorum.
- (bkz: yerde para bulmak)
- yerden para bulmak. 5 lira daha ekleyip kontör almak. kontör şifresini bir anlık gafletle kaşıkla kazıma denemesi. şifrenin silinmesi. olanın senin 5 lirana olması.
yerden para mı buldun. hiç bakma bile. hızını biraz daha arttır ve kaç ordan.
- (bkz: eski pantolonun cebinde para bulmak)
- alınır da cebe atılırsa yüksek ihtimalle sıçılan durumdur.. "eğer yerden;sağdan,soldan para bulduysan ve cebe attıysan senden misliyle çıkar" inancı her ne kadar batıl inanç gibi gözükse de başıma gelenlerden sonra ben batıllığına falan inanıyorum arkadaş.. bu belki de "kendini gerçekleştiren kehanet" ama bugün yerde 100 ytl bulsam s.kseler almam bundan eminim.. uzatmadan olaya geliyim..
yıllardan 2002'dir efendim; okuldan eve gidecekken durakta 20 milyon lira yerde öylece yatmış bana bakmaktadır.. içimden "ya etrafta kimse yok atsam cebe nolcak ki!! öğrenciyiz oğlum,nolcak alıyım..diğer bir yandan da ya belki çok daha muhtaç birine denk gelicek bırak o parayı..ters tarafından çıkar derler hayrını göremezsin, alma" felan dedim kendi kendime.. dedim ama tahmin edeceğiniz üzere aldım,aklıma da ara ara gelmedi değil,sanki 20 milyon lira birinin cebinden para çalmış gibi hissettim..
her neyse 1 ay sonra okul kapandı, üniversite 2.sınıf olmuşum o yaz,bir neşe bir neşe..tatile gitmişim gitmeden de, bugün küfrederek ödediğim 3 aylık öğrenim kredisini çekmişim.. takriben 120 milyon lira diye hatırlıyorum.. kendi biriktirdiğim paramla beraber 300 milyonum cepte, o zaman süper para tabi benim için.. tatildeki ilk günümdü, dayılar teyzeler beraberce tatile gitmiştik ama annemler yoktu kardeş çocuklarından... ilk gün olduğu için ben de üzerime ağırlık aldım ve yapılan ilk alışverişte durun dedim koca dayıya teyzeye ben vericem hepsinin parasını bizbizeyiz..yok olmaz dedilerse de ben misafirim sizde, benden olsun bu seferlik bık bık konuştum kasada çok bilmiş gibi.. biraz da artistik yaptım; çekinmeden söylemem gerek şimdi.. 3-5 kez de üsteledim.. dayım da eh oğlum iyi bari ama paran var mı veriyim sana yoksa falan dedi; var dayı var diyorum zengin piçi gibi, ama öğrenciyim tabi yıl içindeki züğürtlüğümü kendim iyi biliyorum.. ukala bir şekilde sağ elimi göt cebime attığımdaysa bir de baktım ki eyvah cüzdanım yok,tüm ceplerime bakıyorum yok.. tabii ya arabada düşürmüşümdür diye koşturuyorum bakıyorum yine yok.. cüzdanın yerinde yeller esmektedir.. hevesle gittiğim ve iki hafta kalacağım yerde daha ilk günden tıstımbilik kalakaldım.. 300 milyon çok paraydı bir öğrenci için o zaman ama parayı geçtim; giden ehliyet,nüfus cüzdanı,banka kartları ve öğrenci kimliğine mi yanayım.. artık ağlayacak duruma gelmişken bir de paçoz gibi mağazanın kasasında onca poşetle beni izleyen bakışlarla yerin dibine ışık hızıyla geçmeme mi? gidilen yerde polis karakolu olmadığından fellik fellik jandarma karakolu arayıp; tutanak tutturup,gazeteye kayıp ilanı vermeme mi?
yok arkadaş para mı bulucam bundan sonra s.kseler almam.. hatta öyle bir kaçarım ki ordan topuklarım enseme vurur..
- para yerden bulunmaz, yerde bulunur.
|