cuma günü, okul töreninde:
müdür: bazı erkeklerin saçlarını zibidi zibidi kestirdiğini; kızların da kaşlarını aldığını görüyoruz..pazartesi günü herkes eski haliyle gelecek!!
boş bir derstir.bu boş derste nöbetçi edebiyat hocası sınıfa gelir tabi sınıfta bir curcuna bir hengame kopup gitmektedir.nöbetçi öğretmen sert mizaçlı biri olduğu için sınıfa girdiği an bir anda ses kesilir hengame biter
n.ö:dersiniz boş mu gençler?
öğ:boş hocam...
bu sırada edebiyat hocası olan nöbetçi öğretmen ''ulama'' konusuyla ilgili bir kaç örnek gösterir ve sınıftan çıkar.ancak ortada büyük bir problem vardır,nöbetçi öğretmenin kullandığı ispirtolu tahta kalemi silinmemektedir tahtayı silmek için silgiyi ıslatan öğrencinin son gayreti tahtayı temizlemekten öte daha beter pisletmiştir bu sırada gürültüyü duyan müdür içeri girer
-napıyorsunuz burda ? bu kalemle hangi şebek,hangi yüzsüz,hangi soytarı yazdı böyle?
+edebiyat hocamız yazdı
müdür ağzını avuç içiyle kapayıp suratı kızarmış vaziyette sınıfı terkeder.
müdür (bkz: mehmet çolakoğlu) , cuma günü tören esnasında susun tarzı uyarılar yapmaktadır. ve bir anda şu bomba sözleri sarf eder:
müdür: arkadaki kravatlıııııııııııııııı, sana söylüyorum!
öğrenciler:!?!?!.. muahhahah ( okulda herkesin kravat taktığını söylememe gerek var mı bilmiyorum*)
"yavrum kızım gelirsem saçını başını yolarım"
bir tanesi ise
-"aytul bey ve ibrahim hanım(beden egitimi ogretmenlerime boyle hitap etti 500 kisinin onunde) sizlerin tum spor sorunlarıyla ilgilenecektır" demisti..
okulun önünde toplanılan zamanlardan biri.
müdür veli cengiz: ....bu hususta sınıf başkanları fahrettin bey(müdür yardımcısı) ile ilişkiye girsinler...!!!!
arkadan sesler-- serkan(sınıf başkanı) hadi yaşadın gene!!
gudu bi keresinde istiklal marşına geç kalan öğrencilere:
-hadi oğlum hadi evladım tempoo... koşun koşun terbiyesizler utanmıyomusunuz burda sekizyüzbin kişi sizi bekliyor!!!
kadıköy anadolu lisesinde cuma öğleden sonra;
- çocuklar törenden kaçan arkadaşlarınız var. bu bir suçtur. bugün törenden kaçan yarın askerden kaçar öbür gün vatanını satar!!!
öğrenci güruhu söz karşısında dumur olmuştur. gülse mi ağlasa mı bilmez gözlerle müdürü izlemektedir..
izmir/ karşıyaka lisesinde p.tesi günü tören vakti;
- görüyorum aranızda bazı erkekler kafalarına parlak parlak ojeler sürüp geliyorlar. burası okul mu disko mu?
- hocam?
- efendim yavrum?
- saçlarımız mı eğitim görüyor beynimiz mi anlayamadık da?
- eee şeyyy, dağılın lan şebekler sizi.
yer: antalya anadolu lisesi şahıs: efsane niyazi hocaları
zaman: antalyada kazakların artık giyilmediği bahar ayları.
dip not: her kes gömleklidir.
olay: istiklal marşı esnasında kıkırdayan, konusan çocukları gözüne kestiren müdür istiklal marşı sonrası mikrofonu eline alıp bağırmaya başlar!!
- hey!!! sen, sen, beyaz gömlekli olan!!!! hemen buraya gel!!!
+oğlum nasıl öss durumlarınız şimdi sınava az kadlı
- iyi sayılır hocam kendi yağımızda kavruluyoruz işte
+ sen mesela kaç net yapıyosun sayısaldan ?
- 75-80 civarı hocam
+ çok az oğlum ne yaptın sene başından beri yükseltmeniz lazım
- yok hocam daha sınava çok var
+ oğlum şener sayısaldan 95 yapıyorumuş
- olmaz hocam öyle şey
diğer arkadaş : altına soru mu yazıyomuş hocam ?
+ nası olmaz oğlum babası geldi konuştuk geçen gün koskoca adam yalanmı söylüyoruz
tuvaletin deliğine kutu kola atıldığını gören müdür yardımcımız, o esnada tuvalette olan arkadaşımın yakasına yapışarak şöyle der :
"ulan bunu yapan adamı bulacaksın. (bağırarak) ben nereye işicem nereye sıçıcam ulan diye hesap soracakasın!"
okul müdürlerinin genelinde "otoriter olma kompleksi" vardır.öğrencilere söz dinletemediği ya da gelişen olayları kontrol edemediği zamanlarda bu kompleksine yenik düşer ve oldukça anlamsız laflar eder.bunlardan birine örnek:
(müdür sorar)
-kim yaptı bu işi çabuk söyleyin...
(öğrenciler arkadaşlarını ele vermemek için birşey söylemez.müdür bunun farkına varır ve başlar saçmalamaya)
-tamam siz konuşmayın ben biliyorum onların kimler olduğu,o kendini bilmez saygısızlar da biliyor kendilerini...
(sonuç: öğrencilere okul müdürünü "ne salak laflar ederdi di mi ya?"dedirtecek ,uzun süre unutulmayacak bi anı kalır.
tuzla lisesi müdür yardımcısı:hangi şerefsiz patlattı kalorüfer borusunu söyleyin ağzınıza sıçacam yapanın. ( bi de kadın bu ) uzaklaşırken dudaklar hala oynamaktadır, orospu çocukları falan dediği anlaşılıyordu...
bu laflar bazen kafa göz yaran laflardır. ciğeri beş para etmeyen zat-ı muhteremlerin "müdür" sıfatıyla öğrencilerin başına dikildiği bir eğitim sisteminde çokça duyulur.
örneğin bugün of'ta bulunan bir lisede, müdür olacak bir dingil çocuklara hitap etmekte:
"eveeeeet... havalar ısındıı. gevşemeye başladınız. dersleri savsaklıyorsunuzz. burası okuuulll. ona göre gelinnn... haysiyetli olmak lazımdırr... ama ben sizin haysiyetinize sıçayııım!!! yok ki!!!"
öğrencisine gerizekalı, salak, aptal diye hitap eden kişi -öğretmen demeye dilim varmıyor- eğitimci falan değildir. bu kişinin yapacağı iş olsa olsa kabzımallıktır.
yer :mersin 4.anadolu lisesi
argadaşlar, önümüzdeki salı günü ogulumuza tokhktur gelecektir, habarınız ola.bu arada, bakıyorum da yerlerde her türlü pislik var, benim öğrencim çiköeöletasının kabuğunu yere atmamalı!!
müdür-oğlum üstünüzü başınızı dağınık görmek istemiyorum.ben nasıl ki müdürler arasında en şık giyinen seçildiysem * sizi de öyle görmek isterim.ben bu okulda okuduğum zaman diyordum, bu okula müdür olacağım diye.
felsefeci- evet evet diyordu,
müdür-bakın 38 yaşında müdür oldum..(bütün sınıf kaskatı, patlamamak için zor duruyor.aradan gülüşmeler geliyor.)
müdür-ne gülüyorsun çocuğum!..
(bkz: pertevniyal lisesi) *