|
|
- sözlük yazarlarının çoğu okumuş, kültürlü, zeki insanlar. şimdi bunlar normal bir insanın göremeyeceği ayrıntıyı matematiksel bir zekayla çözümleyip türlü tespitler yapıyorlar. aslında insanların meslek sırlarını ifşa etmekle beraber, bu insanların yaptıkları işlerin gizemini bozuyorlar. basitleştiriyorlar, tılsımını kaçırıyorlar. yapılan iş ilginç olmaktan çıkıyor.
(bkz: ahmet çakar tarzı giri girmek)
(bkz: amerikan tarzı konuşan insanlar)
(bkz: demet akalın tarzı şarkı yazma rehberi)
(bkz: ertem şener tarzı giri girmek)
(bkz: giriyi gülse birsel tarzı bitirmek)
(bkz: hıncal uluç tarzı giri)
(bkz: ibrahim tatlıses tarzı klip çekme rehberi)
(bkz: ismail yk tarzı şarkı yazma rehberi)
(bkz: nil karaibrahimgil tarzı şarkı yazma rehberi)
(bkz: tolstoy tarzı hikaye yazma rehberi)
(bkz: tuna kiremitçi tarzı giri girmek)
(bkz: umut sarıkaya tarzı giriler)
(bkz: yavuz donat tarzı yazı yazma rehberi)
(bkz: yılmaz özdil tarzı yazı yazma rehberi)
(bkz: yiğit özgür tarzı giriler)
(bkz: nazım hikmet tarzında şiir yazmak)
artık herhangi bir sözlük yazarının da nazım hikmet tarzı şiir yazdığını görüyorum. gel de nazım hikmet okumaktan zevk al şimdi. veya yiğit özgür'ün hemen hemen aynısı başarılı giri örnekleri okuyorum, gülüyorum. ve yiğit özgür de bir şey değilmiş demek diyorum. köşe yazarları da öyle... yılmaz özdil, hıncal uluç, ertem şener ve daha diğerleri; aynı adamların tarzında yazılmış onlarca giri var. demek ki bunlar da bir şey değilmiş diyorum.
sonra yönetmenlerin teknikleri bile sakız oluyor sözlükte. tarantino'ya sünnet kasedi çektirmek gibi... bakıyorsunuz başlığa; yönetmenlerin teknikleri aynen var. hakeza, masturbasyon yaparken evebeyne yakalanma anında bir giri vardı şimdi hatırlamıyorum. tüm yönetmenlerin sırları, teknikleri aynen ortada.
bakıyorum, bizler büyük çocuklarız ve oyuncaklarımız da büyük. sistemle, ünlülerle, teknikleri, tarzlarıyla zekamızı kullanarak oynuyoruz. yeni neslin oyuncağı da bu galiba...
|