|
|
- görünürde kimse olmadığında kendiliğinden ortaya çıkan(genellikle çocuklarda görülür) ve gerçekte hiç bir tehlike olmadığı halde insanın tehlikedeymiş gibi hissetmesine neden olan bi histir..karanlık korkusuna bi çok yönden benzer..
insanlar dışında sürü halinde yaşayan diğer canlılarda da görülür (örn: civciv , koyun..falan filan)
- sevdiklerini bırakıp gitmek zorunda olduğun iğrenç şehirde her gece hissettiğin kötü duygu.
(çilek, 30.10.2004 21:26)
- 15 milyonluk şehirde bile yaşanabilen durum.
- insanlar yalnız düşünür, yalnız rüya görür, yalnız sever ve birçok şeyi yalnız yapar felsefesinden yola çıkarak aslında gerçeklerden korkmanın alt başlığı olabilecek başlık
(ahpab, 08.07.2005 15:07)
- (bkz: by myself but not alone) *
(bkz: alone not lonely) * *
- korkusu değil birebir kendisi sorundur. insanın korktuğunun başına gelmesi olayı en hızlı bu durumda cereyan eder. şakkadanak bulur seni. daha melankolik şeyler de yazardım ben size ey sözlük sempatizanları, lakin işimin başındayım * ve beni melankoliye sürükleyecek winamp'ıma ulaşamıyorum.
- varoluştan gelen, kimi zaman koca kalabalıklarda bile ortaya çıkan korku. belki de koca kalabalıklar daha çok körükler yalnızlığı,varlığın da bir bildiği vardır, değil mi??
- bilgisayar başında tek başına oturduğun anlarda her ne kadar bilgisayar başında olmaktan zevk alsanda telefonunun gün boyunca çalmamış olması evden çıkmadan günboyu koridorlarda ve odalarda gezmenle birlikte kafana dank eden his.
insanlar sevmedikçe ve sevilmedikçe yalnız kalırlar. etrafında onlarca arkadaşın da olsa sıcak bir dost sohbeti eksikse yalnız hisseder insan kendini. yalnızlık sıkıcıdır ve ürkütür insanı. bu korkuya alışmak ise yalnızlığın kendisinden daha kötüdür.bu korku insanı bir melankoliye sürükler ve depresif hale gelen insan etrafındaki kişileri kendisinden uzaklaştırır yakınında bir dost sesi duyamaz olur ve yalnızlığın kendisiyle baş başa kalır.
- eskiden korkardım yalnızlıktan
korkmam artık sen varsın * dedirtecek birinin gelmesiyle sona erecek korku
- derinlerinde varolduğunu bilsen de değiştiremeyeceğini düşündüğün kalp atışıdır. birgün yalnız kaldığında korkacak birşey kalmadığını ve o kadar da kötü olmadığını anlarsın.* ve aslında ne kadar kendini özlediğini, ne kadar kendine muhtaç olduğunu... kalbin ve hayatın ritmi düzelmiştir artık.
- her insanın belli dönemlerde hissedebileceği duygu. çoğu zaman insanlar kendilerini bir sürünün içinde bile yalnız hissedebilir. kimi zaman bir olay, kimi zaman bir şarkı, kimi zamansa yaşadığımız olaylar her insanda olduğu gibi içimizde bastırılmış olan yalnızlık korkusunu tetikler. yalnızlık korkusu kalıcı olursa korkutucu bir boyuta ulaşabilir ama çoğunun geçici bir durum olduğu gözlerden kaçmaz.
- hayatta hep birinin desteğini yanında görmeye kötü alışmış ve kendi başına bir birey olamayan, buna cesareti olmayan kişilerin korkusudur..
insanlar yine insanlar için vardır, güvensizlikmiş, korkaklıkmış, desteğe kötü alışmakmış bunlarla alakası yok diyenlere selam ederim, haklılardır; ama aman da yalnız kalıcam naparım sonra diye de sınırları zorlamamak lazım, zira o kadar dünyanın sonu değildir yalnız kalmak, iyi biledir bazen..
- onur akın'ın "nereye ey güzel insanlar" albümünde ki "mızıkacı çocuk"* şarkısında geçen hayrettin horoz'a ait ara şiirde pek güzel tarif edilir:
korkusu kalmış içimizde terkedilmiş çocukların
yitik yüzlü fotoğraflar duruyor siyah-beyaz
kırık bir vazo masanın ortasında
yıkık dökük odada
susuz ve çiçeksiz
tasını tarağını toplayıp gidiyor gökyüzü tepemizden
korkusunu bırakıyor içimize,
karanlığını.
yalnızlık gibi bir şey düşüveriyor yüreğimizden
korkusu kalıyor içimizde,
susuzluğu.
ne vakit insan kalırsa korkusuyla bir başına,
ve yalnızlığı bir çığ gibi büyüyorsa
sabahları erken kalkmalı daima
traş olmalı,
saçını ve sakalını taramalı
ve en güzel giysilerle çıkmalı sokağa
ki gün doğmuyorsa bir daha
ve inancın kefesi bundan yanaysa
ve artık ölümse korkunun soğuk adı
düşüvermişse yüreğimize
yapacak hiçbir şey kalmamıştır.
mutluluk adına...
- eğer kafana uyan kimse yoksa etrafında milyonların içinde bile yanlızlık korkusu yaşarsınız...
- senelerce zindanda yaşayıp, hala karanlıkta yaşamaktan korkmak gibidir yalnızlık korkusu. çünkü insan zaten yalnızdır...
denizde yaşayan bir canlı nasıl korkmuyorsa suda yaşamaktan insanda korkmamalı yalnızlıktan. çünkü bir zaman bir yerlerde yalnız bırakılmaya, aslında hep varolan yalnızlığının farkına varmaya mahkumdur. öyleyse, hep çırpınıp, bir o kayaya bir bu ağaca tutunup yaşamaktansa, denizin içinde koyvermeli kendini sonsuz yalnızlığına. gün gelir tutunduğun ağaç seni taşımaz, güvendiğin kayalar yükünü çekemez olur. kalakalırsın koca bir denizin ortasında. o zaman ahh edersin "alışmak lazımmış bu lanet yalnızlığa"
korkmamalı insan yalnızlıktan. ruhu hastalanır sonra... adına panik atak der kimileri, kimileri de der ki taşikardi. kalpte ritm bozukluğuymuş tercümesi. insan cesaret edebilmeli yaşamaya yalnızlığın soğuk kollarında, gerçekten kalbi doğru ritm tuttursun istiyorsa...
- bir özgür çevik şarkısı. sözleri şöyledir:
korkaklık yakışmıyor sana,
kaybedecek neyin kaldı daha?
cesaret bir ölü erdem
sarılmaya çalıştığın hala...
sesleri bastırmıyor insanların;
içimdeki suskunluğu...
kelimeler yetersiz anladım;
anlatmaya düştüğüm boşluğun..
ordasın içimde;
bir yudum içince, duyuyorum seni...
yalnızlık korkusu;
teninin kokusundan, tanıyorum seni...
arkasında saklandığın hayatlar;
varlığına yabancılar artık...
bir zamanlar yükseldiğin kanatlar;
yüklerini taşıyamaz artık...
|