yıllar sonra çocukluk arkadaşlarıyla görüşmek   

adana çık aradan

  1. garip ve buruk bir tadı vardır bu durumun. sandıktan çıkarılan naftalin kokan mektuplar gibi, epeyce eskide kalmış; bir zamanlar çok şey ifade ediyorken, şimdi hafiften değişmiş, kenarları buruşmuş, rengi solmuş bir arkadaşlıktır biraz. çoğu zaman -son görüşmenin eskiliğiyle doğru orantılı olarak- çok farklı dünyaların insanları olarak bulursunuz birbirinizi. birlikte gol atan kaleye oynadığınız, her pozisyona faul diye itiraz eden şişko sercan, uzun saçlı bol piercing'li bir metalci olmuştur; mahallenin en hızlı koşanı kepçe kulak sedat, saçını jöleyle kaplayıp gömleğinin beş düğmesini açarak gezmekte; ortada sıçan'ların gözde oyuncusu gökhan, bir şahin'e beş kişi doluşup son sesle ankaralı namık dinleyen gürûh içersinde yer almaktadır; akıllı uslu bilinen, mahalle kasabının kızı göknur çoktan gothic olmuştur.

    o an bakar insan etrafına; benim bunlarla ne işim var dercesine, ortak bir payda arar. sonra biri konuyu eskiden oynanılan saklambaçlara getirir, saklanmak için bir pikabın kasasına giren ve hareket eden pikapla beraber şehrin çingene mahallesine giden ayhan'ı hatırlatır. işte o an, herkesin güldüğü an, paydanın bulunduğu, çocukluk arkadaşlıklarının gücünün anlaşıldığı andır; insan üniversitede kuramaz böylesi arkadaşlıkları. işte o herkesin güldüğü an; yıllar sonra çocukluk arkadaşlarıyla görüşmenin hazzının alındığı andır; insanlar ne kadar değişirse değişsin, bir şeylerin hep baki kaldığının anlaşıldığı andır. güzeldir her şeyiyle..
    (otomatik kapı, 24.03.2006 00:44 ~ 00:50)


  2. (bkz: yazı tura)
    (haşmet asilkan, 24.03.2006 00:51)
  3. garip bir durumdur damakta kalan hoş bir tad gibidir küçükken yapılan yaramazlıklar paylaşılanlar herşey farklıdır insanın içi garip bir neşeyle dolar tüm sorunlar unutulur herkesin hayatı artık çok farklı olsada eski alışkanlıklar paylaşılan anlar geride kalsada hep aynı hatırlanılır
    (sorunsal, 31.07.2006 22:56)
  4. genellikle kendi bireysel geçmişime özlem duymam, çünkü çoğunlukla kaybetmemeye çalışıp, iki gününü bir etmek istemeyen bir insanım. bu başlığın bana verdiği derin his "insanlar nerden nereye gidiyor vay be"'dir.

    mahallemde en az 8 kişiydik. en az diyorum çünkü bizim bölgenin çocuklarının dışında diğerleri de bize gelirdi ne hikmetse.
    bir de çekirdek kadromuz vardı. efendim burada kesip bir ön bilgi vereyim. istanbul'da doğdum büyüdüm. anadolu yakası, küçükyalılıyım. ortam genellikle geniş ve yeşillikli bahçeli 2-3 katlı binalardan oluşuyor, aynı zamanda çevrede boş arsalar da mevcut. bahçeler arasında ve kimsenin uğramadığı arsalarda bir takım ilginç oluşumlar, duvarlar, labirentler bile var. tabi bu tee 1992-1999 aralığında geçerli olabilen bir durum. artık daha beton malesef.

    efendim sabahtan akşama kadar ve hatta gece de bir müddet (gece saklambacı gibi) köpek gibi oynardık desem bütün çocukluğumu özetler. her herzeyi yedik. artık düşünün, hepiniz çocuktunuz.

    onca adam ama o kadar dalmıştı ki bu sokakçılığa, bir gün işte başını çektiğim bu çocuk grubunun neredeyse tamamının (ben ve vedat adındaki arkadaşım hariç) geleceği sönük insanlar olacağını aklıma getiremezdim. bizim çekirdek kadrodan üçü liseden terk. ikisi zar zor bitirdi. ikisi paralı boktan bir yerlere gidiyor ama inşallah kafalarını çalıştırırlar da güzel şartlarda yaşarlar mutlu olurlar. inşallah hepsi. biri işte elektroniğe girdi meslek lisesine ordan şimdi iki yıllığı bitirip dikey geçişle itü elektroniğe geliyor devamı için, sınava girdi bakalım hayırlısı.

    şimdi eğitimi geçelim hadi, ama insan olmalı biri, insan. yoksa isterse okumasın bile, ama bilinçli, sorumluluk sahibi ve hassas olsun. yok işte malesef, allah ıslah etsin. o diğerleri hep karşıki bakkalda bekleyip kız kesiyorlar. arada bir şahine doluşup caddede yine kız kesiyorlar.

    hele hele o musti, şakasına köpek gibi kavga etmiştik, yerden yere vurmuştum onu da sokaktaki insanlar gerçek sanıp polise haber veriyordu az kalsın. inşaat için yere dökülmüş ve yağmur yiyip sertleşmiş yüksek kum tepesini rampa gibi kullanıp bisikletle hızla havadan kafasının üzerinden saçlarını tarayarak geçmiştim de nasıl kireç gibi olmuştu adam(yuh anasını satayım). o gün dememiş miydin sen bana ilerde hayta olmayacağım, kesin adam olacağım diye..
    (hell guardian, 31.07.2006 23:47 ~ 23:54)
  5. (bkz: yıllar sonra)
    (catch your dream, 07.01.2007 23:49 ~ 12.07.2007 23:02)
  6. "yıllar sonra rastladım çocukluk sevgilime, o aşina bakışlar içimi deldi yine" der üstad yıldırım gürses. her zaman mutluluk verici değildir yani.
    (excalibur, 07.01.2007 23:53)
  7. son zamanlarda facebook sayesinde kolaylaşmış olan hadisedir. ama arkadaşınız yanında o zamanlar doldurduğunuz saçma sapan anketi de getirse geçmişinizi sorgulamanızı da sağlar. hatta hayal ya da rüya sandığınız bir şeyin aslında bir anınız olduğunu bile söyleyebilir.işin en tuhaf tarafı da buluşmaya giderken sanki o çocuğun büyümüş haliyle değil de o çocukla buluşucakmışsınız gibi hissedersiniz.
    (bildiklerimbilmedikleriminyanındaokyanustabidamla, 29.11.2007 14:47)
  8. (bkz: eskiye rağbet olsaydı bit pazarına nur yağardı)
    (mademli bagnum, 29.11.2007 14:50 ~ 14:50)
  9. görüşülen çocukluk arkadaşı kızsa insanı genelde dumurlara uğratan durum. küçükken, ufacıkken bahsi geçen arkadaşınız size birşeyler ifade etmiyor olabilir; ancak mesela günümüzün gözde eski arkadaş bulma sitesi facebook sayesinde bulduğunuz arkadaşınızın profilini görünce aslında çok hoş, çok zarif bir bayan olduğunu farkedersiniz. hemen onla iletişime geçmeye çaılışır, mümkünse msn adresini alırsınız. sonrası tamamen konuşkanlık ve yetenekle alakalıdır.
    (eximtrak, 29.11.2007 19:10)
  10. aslında kendinizle de yüzleşmenizdir.uzun zamandır hatırlanamamış karelerin gitttikçe berraklaşması ve ardından kendinizi onun gözlerinden görebilmeniz.ilk tepkisine ,sizi süzmesine ve yüzündeki oluşan o ifadeye tanıklık etmeniz.hem yabancı hem de tanıdık biriyle tanışmışsınızdır.birkaç resmi cümlenin ardından ortak bir hatıra yakalanır ,örümcek ağlarının arasından çekip çıkarılır.o anı ,sanki dün yaşamış gibisinizdir.birbirinizin gözlerine bakarak yıllar sonra vardığınız noktayı sorgularsınız.küçükken kurduğunuz hayallerden yola çıkarak gerçekleşip gerçekleşmediklerini düşünürsünüz o anda.an gelince de veda eder ,en kısa zamanda tekrar görüşmeyi dilersiniz.kaderin sizi bir daha buluşturup buluşturmayacağı hakkında ise hiçbir fikriniz yoktur.içinizden "umarım" diyip kendi hayatınıza geri dönersiniz.
    (setheleh, 29.11.2007 19:48)
  11. (bkz: yıllar sonra çocukluk arkadaşlarıyla güreşmek)
    (sycrone one, 29.11.2007 19:58)
  12. facebook sayesinde şu sıralar çok kişinin içinde bulunduğu durum.her ne kadar çoğu kişi sadece internet üzerinden görüşse de buluşup yüz yüze görüşen,birbirlerine yeni hayatlarını anlatan,eski günlerden konuşan şanslı insanlar da vardır herhalde.
    (krem karamel, 29.11.2007 20:42)