vc andrews   

adana çık aradan

  1. sürekli ensest ilişkileri konu alır bütün romanlarını okumuştum ortaokul ve lise başlarında.hepsinde ortak bi kötü anneanne tam olarak kan bağı olmayan yarı kan bağı olan ve genelde sonu evlilikle sonuçlanan bi kız ve bir erkek vardır.hatta bazı romanlarında bu ensest ilişki ırsi olarak diğer kuşaklarca da devam ettirilir.v.c. andrews'e bu romanları yazarken kendi yaşadıklarından esinlenip esinlenmediğini sorduklarında ise sessiz kalması kafalarda soru işareti bırakıyo.he bi de bu ensest ilişkiye giren kızlar ya boğa ya akrep burcu olayı.
    şuan okumamak için pek çok nedenim olan bir yazardır kendisi.belki de farklılaşamadığından ve kendini aşamadığından tabi bnm kitaplarda farklı arayışlara girmemin de etkisi var.
    (jineps, 16.09.2005 21:34)
  2. ''çatı'' dizisinin yazarı.çocukluğunda geçirdiği bir trafik kazasında sakat kalmış sonra kendini hep birbirinin aynı olan kitapları yazmaya vermiş.edebi değeri düşük kitaplardır bunlar.ama genelde ilk gençlikte çok tercih edilirler.özellikle ortaokulda hemen her kızın elinde görülebilecek kitaplardır.insana pek birşey katmayan ama yine de okunması makbül olan kitaplardır.okuma alışkanlığı kazandırır..
    (miçemez, 17.04.2006 21:48)
  3. "çatı" serisiyle oldukça tanınan bir yazardır. bu seri, "çatı", "çatıdaki rüzgar", "gazap tohumları" ve "çatıdaki dikenler" olarak bilinir ve çatıdaki dikenler'in son kitap olduğu düşünülür. ancak seri'nin belki de en önemli karakteri, anneanne'nin hayatı "gölgeli bahçe" isimli bir başka kitapta anlatılır. akıllarda kalan bir çok soru işaretini giderir. diğer kitapların aksine bulunması biraz daha zordur. bu kitabın bir devam kitabı olduğundan söz edilmez. en son okunmasını tavsiye etmem, zira zaman aşımı sebebiyle ilk kitapta okunanları hatırlamakta zorluk çekilebilir. tavsiyem; ilk kitaptan sonra okunmasıdır. bu roman daha sonra orjinal adıyla "flowers in the attic" olarak beyazperdeye de uyarlanmıştır.
    (why georgia, 01.08.2007 23:15)
  4. her türlü ayrıntıya giren ve sürükleyici kitaplarıyla tanınmış yazar.rainy'i ve devamında gelen şimşek,gökkuşağı kitaplarını okumayan liseli kız sayısı azdır.özellikle cinsel bölümlere işaret konur ki diğer kızlara da hemen o sayfayı bulup okutabilsinler...
    (maşuk, 03.08.2007 14:51)
  5. kütüphanede delice seri kitap arayışlarım sonucunda tanıştım vc andrews ile. çatı, çatıdaki rüzgar, gazap tohumları ve çatıdaki dikenlerle dollanger ailesi serisini kappattım. cristopher'ın ölümüyle yıkılmıştım. belki de bu yüzden öç yuvası ve çatıdaki fısıltılar kitaplarıyla okumaya devam etmeye karar verdim. ama ne yazık ki çatı serisini bozmayan konu güzel kız, harkulade yakışıklı yakın akraba, 16 nadiren 14 yaşında öğrenilen karanlık aile sırları "yeter bırakın kızın peşini" nidalarıyla son bulan vc andrews maceramdır.
    (seerturtle, 25.08.2007 01:01 ~ 28.08.2007 23:12)
  6. çok pis hatun turnusolüdür.

    *bu nasıl bir anlatım bozukuğudur.çok pis bi insanım.
    (styks, 01.11.2007 18:16 ~ 24.01.2008 16:29)
  7. sürükleyici ve psikomanyak romanlar yazan, 4 günde 4 kitaplık çatı serisini bana bitirtmiş kadındır kendisi. fazla okunduğunda insanı katatonik şizofren yahut sinir hastası yapabilir.
    (anise, 01.11.2007 18:20)
  8. akrabalık ilişkileri oyle bir karışmıştırkı zaman zamna ne siz ne de yazar kimin kiminle ne tür bir ilişkisi olduğunu ayırt edemez. uzun zaman kardesi sandığı kişi an olup karşısına sevgilisi olarak çıkabilmektedir gri gözlü buyuk anne bunları catıda saklar zengin ile fakir iç içe ama birbirinden cok uzaktadır ama her kitabın sonunda da iyi kazanır. miras hep iyi kıza kalır keza her kitapta olumde vardır.elestirilecek cok yanı vardır ama surukleyıcıdır bır solukta okunur.
    (incognitoo, 23.12.2007 00:50)
  9. bu kitaplardan pembe diziler yapsalar diye düşündürten kitap yazarı.rain adlı kitabından sonra haves edip çatı serisini almıştım da pişman olmuştum.hatta utanmıştım biri görüverir saçma şeyler okuduğumu anlar diye.çatı, çatıdaki çığlık, çatıdaki nefes, çatıdaki fısıltılar yok çatıdaki dakikada 333 kere tıslayan yılan...
    (pirasa sac, 18.06.2008 20:19)
  10. düpedüz sapık bir kadındır. bariz bir şekilde görülür ki ergenlik yıllarında abisine platonik olarak aşıktır. ha belki de platonik değildir, ama abisiyle kavuşamamıştır, kitaplarında abiyle kız kardeş kavuşur çünkü.

    sadece birkaç romanını okuduğumu belirtmeliyim. "ulan bana mı çattı bu kadının ensest konulu romanları" diye düşünürken, bütün romanlarında abi-kızkardeş aşkının yüceliğinden ve sihrinden bahsedip duruyormuş. "çatı" serisinin ilk kitabındaki cinsel sahneleri hala unutamıyorum, aklıma geldikçe afaganlar basıyor.

    bahsi geçen kitaptan spoiler

    esas kızın babası ölür ve esas kızın annesi, 4 çocuğunu da alarak babasının saray yavrusuna doğru yola çıkar. esas kızın büyükanne ve babası, çocukları, yani esas kızı ve kardeşlerini istememektedir, esas kızın annesi de, kendi anne ve babasına karşı gelemeyerek, çocuklarını malikanenin çatı katına tıkar.

    çatı katında kısa bir zaman kalacağını sanan 4 kardeş, (aralarında esas kız da var) bu çatı katında yıllarını geçirirler. iki küçük kardeş büyümez kısa kalır, ama esas kız elbette lokum gibidir, keza abisi de aşmış bir yakışıklıdır, çatı katında bunlar neredeyse işi pişirirler. ergen cinselliklerini bir güzel birbirlerinde keşfederler. yok yani çatı katında yatamazlar, yatma sahnesi sonra, çatıda sadece birbirlerine bakıp yutkunurlar. kız "günah işliyorum yareppim" diye saçmalar durur. bu arada anne çocuklarını çoktan unutmuş avrupayı gezmekte, ara sıra çocuklarını ziyaret etmektedir. çocuklar da perperişan çatı katında kimi zaman aç, kimi zaman tok, yaşayıp giderler.

    sonra çatı katından kaçıp bir doktorun evine yerleşirler. esas kız doktora anında verir. abisi kıskançlıktan kudurur filan. serinin sonunda abisi kız kardeşini "çocuklarımız olmak zorunda değil, biz birbirimize aşığız" diye ikna ediyordur. ha bu arada kız, annesinin sevgilisiyle filan da yatar, çatı katında geçirdiği yılların intikamını trajikomik bir şekilde alır.

    bahsi geçen kitaptan spoiler

    yıllar geçti de bu kadına karşı olan iğrenmem geçmedi. bir kitap daha var aklımda kısaca geçeyim de varın siz görün:

    dawn isimli esas kızımız fakir ve esmer bir ailenin sarışın tek kızıdır. ailede herkes uzun boyludur, elbette abisi de, ama kızımız kısa, dolgun ve sarışındır. 14 yaşında hala öz abisi sandığı üvey abisi ile aynı kanepede yatmak zorundadır çünkü başka kanepeleri yoktur, ama sevgi vardır. aynı kanpede yatarken bunlar etkilenir tabi birbirlerinden ama bir şey olmaz.

    kız öz ailesini bulur bir şekilde, büyük anne bunun ağzına eder, öz kız kardeşi şişman ve sarışındır bunu kıskanır, öz abisi buna tecavüze yeltenir derken, esas kızımız dawn, bir zamanlar öz abisi sandığı fakir ailenin oğluna aşık olur, sevişeceklerken abisi "önce duvarlarımı yıkmalıyım" filan der. nasıl bittiğini hatırlamıyorum. elimden fırlatmış da olabilirim kitabı.

    sonra bu kadına birkaç şans daha verdim, birkaç kitabına göz attım. olamaz böyle bir şey. abi, baba, baba gibi olan dayı, amca, dünyada sevişilecek başka bir erkek yok esas kız için. bu kadının kitaplarının, lise ve ortaokul seviyesindeki gençlere okutulduğuna inanamıyorum. bu kitaplar düpedüz yetişkin fetişistler için.

    tamam, kurguları güzel, bir kitapta esas kız olan genç ve güzel hatun, diğer kitapta büyükanne, başka bir kitapta anne filan. esas kız, esas kızın kızı, torunu şeklinde gidiyor sanırım. güzel bir kurgu, takdir ediyorum.

    ha belki de çok zekidir bu vc andrews, sıradan aşk kitaplarının kendini tekrar ettiğinin farkındadır, bu şekilde bulandırıyordur hikayeleri. zekice.
    (tatalu, 16.08.2008 19:56 ~ 20:00)