uzaylı argümanı 

adana çık aradan

  1. komünizmin neden gerçekleşemeyeceğine dair olan mercedes argümanını tartışırken ortaya koyduğum bir argüman. kısaca komünizmin insanlığın geleceği ve refahı için en iyi yol olmadığını iddia eden bir argümandır. uzak gelecekte dünyayı işgal etmek için yola koyulmuş yayılmacı ve sömürgeci uzaylıların varlığına dayanır. böyle uzaylılar yoktur, diyemezsiniz. o hâlde onlar geldiği zaman karşı koymaya ve savaşmaya hazır bir durumda olmalıyız. bu da ancak toplumun refahı pahasına üretilecek, yoğun iş gücü ve sermaye isteyen bir savaş endüstrisi ve bu endüstrinin üreteceği, uzaylılar gelmediği sürece işlevsiz duracak silahlar sayesinde olur. bu ise komünizmde kolay kolay gerçekleşemez.

    o hâlde eğer yayılmacı uzaylılarla işbirliği içinde değilseniz komünizme karşı çıkmanız gerekir.
    (recai pengül, 21.07.2008 13:02 ~ 13:15)


  2. uzaylı dediğimiz şeyler, eğer astronomik değerdeki mesafeleri kat edebilecek kadar bizden ileri düzeyde teknoloji sahibi ise, muhtemelen barışçıl ırklar olacaktır.bu düzeyde teknolojiye sahip olup kendilerini yok etmemeleri, nedenler arasında gösterilebilir.

    bunun tam tersi olduğunu düşünürsek , yani süper teknoloji sahibi istilacı uzaylılar olduğunu varsayarsak, o zaman savunma yapabilmek için üreteceğimiz silahların onlarınkilerle boy ölçüşemeyeceğini de bilmemiz gerekir.

    bu bağlamda katılamayacağım bir argümandır.
    (zaknafein, 21.07.2008 13:12)
  3. "eğer uzaylılar bize geldiklerinde onların insafına kaldıysak nerede kaldı insanlık onurumuz!?" diye devam ettirilebilecek argümandır. onların insafına kalmak bize yetmez, o hâlde uzaylıları deliklerinde biz bulmalıyız. bu da savaş endüstrisinin yanı sıra bir da uzay endüstrisi kurmamız anlamına gelir ki bu da yine neden komünizmin gerçekleşmemesi gerektiğine dahir daha da güçlendirici bir nokta olur.

    ya bizdensiniz ya uzaylılardan!
    (recai pengül, 21.07.2008 13:19)
  4. (bkz: erich von daniken)
    (ahmak ı hayal, 21.07.2008 13:23)
  5. komünizme, anarşizme, genel olarak sınıfsız toplum öngören bütün sistemlere karşı geliştirilmiş en tutarlı argüman. biraz vakit ayırıp da star wars, star trek gibi klasikleri izlemiş olan herkes sınıfsız, antimilitarist, antikapitalist ve pasifist yapıların uzaylı istilası, asimilasyon ve ölüm ışını karşısında son derece kırılgan olduklarını, dış yardım olmaksızın varlıklarını sürdüremediklerini bilecektir. naboo istilasını, alderaan'ın yok edilmesini, federasyon yıldız filosu ile borg arasında gerçekleşen savaşları hatırlayalım. evrende vulcanlılar veya jedi şövalyeleri gibi sorun çözücü dış güçlerin varlığına güveniyorsak başka mesele, aksi halde komünizm ve benzeri sistemler bir an önce rafa kalkmalıdır.

    not: "borg da sınıfsız toplum" diyecekler için ön uyarı. bir arı kovanı ne kadar sınıfsızsa borg da o kadar sınıfsızdır.
    (tembel, 21.07.2008 13:27)
  6. bu argümanı çürütmenin bir yolu komünist ütopyanın ancak evrendeki tüm zeki varlıklar komünizme aynı zamanlarda geçerse olacağını savunmak olabilir. romulanların devrimi gerçekleştirebileceğine inanırım ama borg benzeri bir türe bunu nasıl anlatırız onu bilemiyorum.

    (bkz: borg)
    (recai pengül, 21.07.2008 13:44 ~ 13:47)
  7. fantastik bilim kurgu filmlerinden esinlenilerek örnekler verilmemesi gereken argüman.bu filmlerin hemen hemen hepsinde kurgu kahramanlar ve minyonlar etrafında döndürülüp , galaksi populasyonu çok nadir ayrıntılarıyla gösterilmiş veya bilimsel açıdan incelenebilecek düzeyde ayrıntılı anlatılmıştır.aynı zamanda bu filmler mevcut düzen içinde yaşayan insanlar izlediklerinde beğenmelerini ve para getirmelerini sağlayacak şekilde donatılmıştır bu da önemli.

    yine unutulan önemli bir nokta var.mevcut teknoloji ile bile toplu imha silahları üretip türünün sonunu şu dakikada getirebilecek bir insanoğlundan bahsediyorsak , galaksiler arası seyahat etmeyi mümkün kılacak bir teknolojye sahip olunduğunda neler olabileceğini hayal etmek yalnızca yeterli olacaktır.sonucunda aklından "istila","yıkım" ve "savaş" kelimelerini tamamiyle çıkarmış bir masum uzaylıya gerçekten herşeyi yok ettiği ve elinde bir şey kalmadığı için "taş" atıp püskürtmeye çalışan insanoğlu ortaya çıkacaktır.

    atılganı inşa etmeden önce evvela hayvani isteklerimizden kurtulalım.
    (zaknafein, 21.07.2008 13:45)
  8. komünizmin tarihiyle ilgili birşeyler (ama ciddi şeyler, bilimkurgu filmleri ya da romanları değil) okumuş olan herkes iyi bilecektir ki komünizmde bu tür argümanların hiçbirisine prim tanınmaz ve bunları da ancak iki şekilde değerlendirmek mümkündür; ya sıcak bir yaz gününün getirdikleri ya da komünizmden çok daha ütopik bir düzleme isabet eden fikirsel yansımalar. biraz vakit ayırıp sovyet tarihçilerine -örneğin e. carr'ın kitabı- kulak verilirse kızılordunun da, politbüronun da ne denli ciddi şeyler oldukları ve "gerçek"ten var oldukları-yani bir argümanın soyutluğunu aşacak biçimde- anlaşılabilecektir.

    komünizmin fikri tabanının yokedilmesi marks'ın tezlerinin değillenmesiyle mümkündür , kıymeti kendinden menkul argümanlar ancak sözlük sathında etki gösterebilir şüphesiz ki. çok mu ciddi oldu acaba? bence hayır çünkü komünizm ciddi birşeydir zaten. onun eleştirisi de savunusu da birtakım kabul görmüş tezlere dayanmak durumundadır. ayrıca maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisine uyar mı bilmem ama bırakınız mercedes'i , şampuanın bile kullanılmadığı-lüks olduğu- bir sistemdir bahsi geçen.

    sürrealizmi severim bende ama sadece filmlerde ya da kitaplarda.
    (joussaince, 21.07.2008 13:52 ~ 13:53)
  9. bir düşmanın saldıracağı korkusuyla ya da iç isyanları önleme amacıyla işler durumda kalabalık bir ordunun beslendiği bir sistem benim anarko komünizmden anladığım şey değildir. diğer herkesin elinden geldiği kadar ürettiği ve paylaştığı bir sistemde tek uzmanlığı uzaylı öldürmek olan askerler sınıfsal ayrımcılığın tanımı gibidir bence (uzaylı öldürmek uzmanlık gerektirir, bir askerin tarlada çalışırken bu yetenekleri elde edeceğini ummuyoruz herhâlde).

    bir hastalığa çare bulması beklenen bilim adamlarının hidrojen bombasının daha ucuz üretimi ya da mars'ı kolonize etmenin yolları üzerine çalıştığı bir sistem benim anarko komünizmden anladığım şey değildir.

    sıcak yaz günlerinin getirdiği ve aslında kendi hayatımızın bir yansıması olarak tasarlandığını iddia edebileceğim bilim kurgu eserlerinden esinlenen bu gerçek üstücü uzaylı argümanım elbette komünizmi çürütme iddiasında değil. eğlencelik bir şey bu. ama bir işlevi olabilir yine de. bu alanlar hakkında yeteri kadar okuma yapmadığımı itiraf etmeliyim, tutarsız olduğum noktaların gösterilmesini kendimi geliştirme babında olumlu eleştiri olarak kabul edeceğimi baştan ilan ederim.
    (recai pengül, 21.07.2008 14:00 ~ 14:03)
  10. bu argüman sınıfsız bir toplum karşıtı argüman olamaz. olsa olsa bunun tam tersi anlamına hizmet edebilir.

    eğer, bir gün mutlaka, “uzaylılar gelecek, anamızı sikecek!” öngörüsüne inanırsak, dünya halkı olarak tek yapmamız gereken birlikte hareket etmektir. tüm siyasetimizi ve üretim politikamızı bu öngörü üzerine inşa etmeliyiz. tek bir devlet haline gelmiş, yani devletsizleşmiş bir dünyada, bilim insanları olası bir uzaylı istilasına karşı yapmamız gerekenleri tasarlayacak, yaşamımızı devam ettirecek yan üretimleri de – gıda, sağlık, vs.- planlayacak ve bu andan sonra her birey yalnızca bu ulvi amaç için hizmet edecektir.

    bu sayede herkes tek bir amaç için hareket ettiğinden, sınıf ve para ortadan kalkacaktır. ama bu aşamada kalkıp bilim insanları “biz tasarlıyoruz, o halde biz mercedese bineceğiz, size de lada yaptık.” derlerse, hep beraber gider bineriz tepelerine. ama bilim insanı bunlar sonuçta. okumuş çocuklar. böyle bir tavır sergileyeceklerini zannetmiyorum..

    her şey bitti. istilaya hazırız. oturduk bekliyoruz. kimse gelmedi mi? o zaman da alırız spacecraftlarımızı, kordon a rakı içmeye gideriz. nedir yani? en son bundan da sıkıldıysak, teknolojiyi ilerlettik nasılsa, gider uzayda yaşayan gudik canlılar bulur, sıkarız ümüklerini.

    bundan elli yıl sonra, uzaylılara taşla, sopayla karşı koymak istemiyorsak, uzaylı argümanını bir an önce yürürlüğe koymakta fayda var. yoksa her şey için çok geç olacak.
    (ahmak ı hayal, 21.07.2008 14:13)
  11. uzaylıların kendilerini imha etmeden, süpernova kurbanı olmadan veya post-yaşamsal bir makina hayatına kendilerini bağlamadan önce, genişlemeci dürtülerini canlı tutup galaksinin taa burasına kadar gelebileceği varsayımı var ki eğer komünizmin pratik imkansızlığından söz ediyorsak böyle bir pratik imkansızlığı da göz önünde bulundurmak gerek herhalde. komünizm belki de bir zaman yok olacağı varsayılan genişlemeci organik kültürün düşünsel yok oluşunun ilk somut adımı sayılabilir. seti programından neden bir sonuç çıkmaz bunu bir düşünmek gerekir her şeyden önce. fermi paradoksu diye bir şey varsa belki de bu yaşamın varolduğu her yerde aminoasit ->bir tür omurgalı hümanoid -> zeka -> kültür ve en nihayetinde kültürün sonu döngüsünün işlediğinin bir kanıtı olabilir. kimyanın “keşfedilmesi” ve yok oluş arasında kalan bu dar zahiri sure, organik varlığın diğer organik varlıkları arayıp bulmasına yetmiyor belki. 100 200 yıllık bu sure olasılıkları çok küçültüyor olabilir.

    http://www.faughnan.com/...

    veya belki en başından içinde bulunduğumuz simülasyona deneysel amaçla uzaylılar gibi faktörler eklenmedi. bir simülasyon içinde varolduğumuzu olası gören oxforddan phd li insanlar da mevcut

    http://www.simulation-argument.com/...

    ne bileyim. her halükarda sınıfsız toplum idealini çürütmüyor. diyelim böyle bir istila oldu. kendimizi savunmamız şart mı. büyük olasılıkla bir noktadan sonra böyle bir zorunluluk hissetmeyecek kimse. o yüzden uzun vadeli düşünürsek herhangi bir potansiyel tehdit algısıyla ekonomik eşitlik fikrini çürütmek zordur kanaatimce.

    edit: komünizmin gerekliliğinin altını çizen *organize olup hababam ruhunu canlandırma zorunluluğu* da senaryo falan olur maksimum. buraya zebellah gibi geldikleri vakit zaten kader üstünde söz sahibi olan mutlaka onlar olur. gelmeden önce önlem alalım gibi bir şey de çok mantıklı değil. milyonlarca yıldır gelmeyen adam tam benim progresif modernist fikirlerim yeşerince mi istilaya kalkışacak. çöldeki bedeviden beter bir olasılık.

    uygarlık bütün enerjisini mobilizasyona harcasa bile ne derece hızlanır bu işler o da çok şüpheli. nihayetinde bütün düzen iyi kötü bir laissez faire mantığı üzerine kurulu çok şükür. ben götümü yayıp limonatamı içiyorum. kaynaklarını uzaylılara karşı savunmaya ayıracak pozitif dışsallık yaratmaya hevesli birileri varsa hakkını helal etsin. beş kuruş vermem ama
    (büyükşehir belediyesi, 21.07.2008 16:29 ~ 19:02)
  12. güzel arguman sevdim kendisi ama şunu unutmuş olmalılar sscs yanı rusya 1960 yılında marsa uzay mekiği yollamıştır ve dağılına kadar dünyanın en güçlü ülkesi olmuştur yani anlatmak istediğim şudurki adamlar abd nin daha marsa dün atığı uzay gemisinin teknolojisine 50 yıl önce sahipti abd nın hayranlıkla izlediği füzelere ve teknolojiye sahipti ve bu rusya komunisti yani yarın bir gün uzaylılar gelise emin olun komünizmlerde teknoloji daha çok gelişiyor.
    (gvz, 21.07.2008 16:35 ~ 16:36)
  13. (bkz: robert nozick'in kıl örneklerinden bir demet)
    (earendill, 21.07.2008 17:55)
  14. uzaylılar yok ki? olsalar da gelemezler. çok saçma.

    yine de bu saçmalığı anlamazlıktan gelip tartışmaya katılayım. recai pengül'ün anarkokomünizm terimiyle ifade ettiği şeyin aslında mülksüzler kitabında bahsedilen türden bir anarşi olduğunu anladım özel konuşmalarımızdan. elimizde, pengül'ün kendi deyimiyle, "taş atmasını bilmeyen bir milyon pasifist hımbıl" var. sorunun zorluğu da buradan geliyor: bu pasifist hımbıllar bir tehlike karşısında yönetim hiyerarşisine sahip olmadan nasıl birleşirler?

    bu hipotez altında cevap açık: birleşemezler; ezilir giderler. ama zaten le guin'in iddiası yıkılmaz bir anarşi değil, sürekli yeniden doğan bir anarşiydi. dolayısıyla bir hımbıl (bir anarşist) zaten kaderinin bilincinde olmalı ve yine de şunu umut etmeli: uzaylılar bizi kendilerine köle etseler bile bir gün anarşi yeniden doğacak. uzaylılar ve insanlar olarak üretim kaynakları özgür bırakıp, huzur içinde hımbıllık edeceğiz! argümanın zekice kısmı, bunu bir uzaylıyla beraber yaptığını hayal etmenin, bir yunanla yaptığını hayal etmekten daha zor olmasında yatıyor.
    (ali kamber, 22.07.2008 12:08 ~ 12:15)