|
|
- beni hüzünlendiren, yalnızlığımı hatırlatan antep fıstığı.
dış görünüşü nedeniyle dışlanmış.ühühü.
tamam, kendime geldim. herkesin elinde birer kere bulunmuş, ama aynı hızla tekrar tabağa dönen antep fıstığıdır. aslında dişle biraz uğraşılsa açılabilir. ama kabuğu dişlerin arasına girer falan. iğrenç yani. bu yüzden hep sona kalır. sonra da çöpe gider bu fıstık.
şeye benziyor bu bence. hani 50 yaşında bakireler olur ya. evet, aynen öyle. bikaç sevgilisi olmuştur. ama tekrar tabağa döner ucu kapalı şekilde. sonra biri daha gelir, o da tabağa bırakır.sonunda aynen iade işte.
çok hüzünlendim ya. halbuki ne umutlarla başlamıştım bu yazıya. of.
- fındık kıracağıyla girişip içindeki hassas meyveyi parçalayan kişiye kin tutmaz, stockholm sendromu hesabı.
tek tabancadır, delikanlı çocuktur.
- (bkz: çağrışım)
bana fatih altaylı'nın çerez tabağı teoremi serisinden çerez tabağı teoremi 2 yi çağrıştırır.
çerez tabağı teoremi-1
galatasaray lisesi'nden bir arkadaşım hâlâ evlenemedi.
geçenlerde "yeter artık. evlen de çoluk çocuk sahibi ol" dedim.
aşağıdaki teoriyi aktardı:
bir kuruyemiş tabağı kalabalık bir grubun önüne geldiği zaman sırasıyla
önce antepfıstıkları, ardından bademler, sonra fındıklar gider. en sona
beyaz ve sarı leblebiler kalır.
eğer belli bir yaşa kadar evlenmemişsen de durum farklı olmaz. ya kalan
leblebiler ve ayçekirdekleri ile idare edersin, ya da olur a bir fıstık
bulurum diye tabağı karıştırır durursun..
(bir hafta sonraki aynı köşede çıkan yazı)
çerez tabağı - 2
geçen hafta bir türlü evlenemeyen bir arkadaşımın, ileri yaşta evlenmekle,
çerez tabağı arasındaki benzerliği anlatan görüşlerini aktarmıştım.
bu yazı üzerine, bazı okurlarımdan eklemeler geldi.
ben tabakta en sona kalanların sarı ve beyaz leblebiler olduğunu yazmıştım.
mektep arkadaşım merih tüzün şöyle yazmış:
"sevgili fatih, aynı tabakta ucu açılmamış kabuklu şam fıstıkları da kalır.
herkes bir eller, bakar ama kimse açmaya cesaret edemez, tabağa geri
bırakır. onlara ulaşmak cesaret ister. dişine güveneceksin kıracaksın ki,
içinde gizlediği lezzete ulaşabilesin. ama risklidir, dişini kırabilirsin."
merih haklı..
şairin dediği gibi: "daha ne güzellikler vardı derinlerde. bazen korktuk..
bazen gücümüz yetmedi."
fatih altaylı(poppy, 10.01.2008 02:58 ~ 11.01.2008 22:49)
|