telefon   

adana çık aradan

  1. alexander graham bell tarafından icat edilen,zamanla gelişerek tüm dünyaya yayılan ve en sonunda tellerden kurtularak uydular aracılığıyla iletişim imkanı sunan çok faydalı bir araç.
    (makteo, 24.03.2004 19:03)
  2. telli ve telsiz olarak ikiye ayrılır. ayrıca avuç içi kadar olanları da vardır. (bkz. handy) (bkz. cep)
    (invisibleruh, 24.03.2004 21:09)
  3. insanlık tarihinin en tehlikeli icatlarından birisi.insanlar arasındaki iletişim kopukluğun en büyük nedeni;aynı zamanda en önemli iletişim aracı,iki ucu keskin bıçak misali.tek kelime ile korkunç.
    (abandini, 01.04.2004 16:54)
  4. cızırdadığında acayip uyuz olduğum, yararlı gereç.
    (marla singer, 24.05.2004 00:30)
  5. olmazsa olmaz. az ya da çok kullanımı,çoğu tartışmaların nedenidir.*
    (smyrna, 12.08.2004 17:12 ~ 17:13)
  6. (bkz: http://www.komikaze.net/...)
    (camel, 23.11.2005 04:59)
  7. (bkz: tele on)
    (easy company, 23.11.2005 05:09)
  8. icad edildiği tarih modern iletişimin miladı olarak kabul edilen,iskoçyalı bilim adamı graham bell'in icat ettiği varsayılan konuşgaç.onu her açtığımızda ezbere ağzımızdan çıkan alo alışkanlığının, graham bell'in sevgilisi olduğu iddia edilen allessandra lolita oswaldo adlı bir bayanın isminin baş harflerinden kaynaklandığı söylenir.hikaye şöyle başlar:genç graham telefonu ilk icad ettiğinde(burda bakır bi tel ve konuşmak için tasarlanmış metal bir aparatdan söz ediyoruz gibi geliyo)ilk hattı atölyesinden sevgilisinin bulunduğu yan odaya çekmiş.her defasında telefonu açıyor ve karşısındakinin sevgilisi olduğunu bilerek alle lol os diyormuş.cicim aylarının sona ermesiyle zaman içinde konuşmalar sertleşmiş ve genç graham telefonu alo diye açar olmuş.sonunda olan olmuş ve tarih sahnesinde şu ana kadar karşımıza zeki,gururlu ve romantik bir figür olarak çıkan genç graham sevgilisinden ayrılmış.>iki yıl önce/new york:sesin bakır tel ve elektrik yardımıyla iletilebildiğini farkeden italyan mucit antonio meucci uzun deneme yanılmaların sonunda sesi iletebilen bir aygıt geliştirmiş ve teletrofono adını verdiği buluşuna maddi destek aramak için yollara düşmüş.ancak şanssızlık oradada peşini bırakmamış,hangi kapıyı çalsa kapı yüzüne kapanır olmuş.günlerden bir gün seyahat ettiği buharlı gemide kaza geçirmiş ve feci şekilde yanmış.karısıda parasızlıktan evdeki tüm eşyeları satmış tabi kocasının konuşan telgraf olarak tanımladığı teletrofonosunuda.>iki yıl sonra >antonio altı dolara satılan teletrofonosunu geliştirip patentini almak için çalışmalar yaptığı sıralarda graham bell elinde telefon olarak adlandırdığı icadıyla çıkıp adını tarihe altın harflerle yazdırmış.antonio amcada sefil bir şekilde ölüp gitmiş.bu bilgiler ışığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
    a-graham bell telefonu icad etmiştir,meucci de italyanların icadıdır.
    b-etek giyen adamdan mucit olmaz meuccinin karısıda amma yapmış ha.
    c-biz mesajımızı atıp telefonumuzu pili bitmeden şarj etmeye bakmalıyız kimin icad ettiğinin önemi olmamalı falan yani
    d-tarihdir,söylenenlere inanmak nesilden nesile aktarmak lazım gelir.
    *tartışmalara son noktayı;bir zamanlar graham bell abimizi telefonun mucidi ilan etmiş ve türklerin ermenilere soykırım uyguladığının,amerikan ve türkiye yönetimi tarafından kabul edilmesi gerektiğini savunan amerikan temsilciler meclisi koymuş ve antonio meucciye iade-i itibar etmiştir.
    (smuredfath, 19.12.2005 23:42 ~ 23:51)
  9. (bkz: teletrofono)
    (solti, 01.02.2007 16:56)
  10. alexander graham bell tarafından icat edilen, gelmiş geçmiş en yararlı iletişim araçlarından birisidir.
    (badangel, 17.04.2007 17:23)
  11. birleştirirken uzaklaştırandır. gözler'den yoksun olduğundan ağza geleni söyletendir.
    kıran, kırdırandır bazen.
    vardır ama iyi ki..
    (dirtypain, 19.05.2007 04:23)
  12. an itibariyle tekerlekten sonraki en şahane icat olduğunu düşündüğüm cihaz. zira başka hiçbir şey telefonun çalışı kadar mutlu edemezdi beni şu anda.
    şu an istisna desem de mesela, telefonun çalışıyla hepimizin modu, günü değişiyor sıkça. tam da o anda düşündüğünüz biri sizi aradığında, şaşırıyor, gündelik hayat teorileri üretmeye başlıyorsunuz misal. ya da ne bileyim, arayan kişiden bi başkası hakkında bişi duyup, o bişi duyduğunuz kişi hakkında fikirleriniz değişebiliyor o kişiden habersiz. gece yarısı çalan telefonlardan korkma gibi bi durum var mesela çoğumuzda.(ama bu korkulan ev telefonu olur hep, cep telefonundan sevgili arar ne de olsa.) ya da arayan sevgiliyse, her şekilde bi mutlu olma haline bürünüyorsunuz. bu kadar şey söylerkenki çabam, hadiseyi telefonun ietişimde bir çığır olmaktan daha çok şey olduğuna getirmekti. oldu da sanırım.*
    (andromeda, 12.09.2007 02:43 ~ 02:57)
  13. bebek gibi bir aparat. ne zaman ses çıkaracağı kestirilemiyor malesef, bu konuda tek fark kapatma tuşu olması.
    (portakalda vitamin, 12.09.2007 02:47)
  14. bir sapık* kitlesine alet olan ilk teknolojik icatlardan.
    (thor, 12.09.2007 03:02)
  15. grup vitamin in üşüttük adlı albümünde yer alan bir şarkı.sözleri şuna yakın bir şey.

    helloorr ıhhahhahhha *

    çok sinir olurum vallahi billahi
    telefonla aram hiç iyi değil
    ne zaman işim var zart diye telefon
    inanın dayanılır gibi değil

    dün sabah yine uyurken çaldı
    ne uyku kaldı ne huzur kaldı
    arayan uzaktan eski bir dostmuş
    gayet uzun bi mevzuya daldı

    "tamam" diyorum bu mevzu bitmez
    bi insana bu kadar da eziyet edilmez
    telesekreter telesekretmez
    konuşur konuşur susmak bilmez

    adana çık aradan bi sen eksiktin
    telefonda geçer oldu ömrüm
    eşler dostlar falan filan
    sen de gel adana arayın ulan
    telefon sesi duyunca dellenirim
    sabah sabah arayana küfür ederim
    ben bu telefonu icad edenin
    üç kuruşluk keyfimin içine ettiler

    sabahın bir köründe çalmaya başladı
    iki saat içinde on kişi aradı
    dangalağın birtanesi yanlış düşürdü
    üç kuruşluk keyfimin içine ettiler

    hellooor nıha yihahahah ha
    gene beenim beenn *

    gece yarısı zarr diye telefon.
    "kim o?" ses yok telefon sapığım
    "o ahizeyi al" diyorum
    içli dışlı bir küfür ediyorum

    kezban'ın evine döndü ulan ev
    telefon susmak bilmiyor.
    ahize kulağıma girdi nerdeyse
    arayanlar bunu bilmiyor

    "yeter" artık insaf edin
    biraz da başkasına telefon edin
    her günaradığınız yetmedi
    bu nası jetonmuş bitmedi

    bıktım artık da en sonunda
    kestim telefon tellerini
    eşler dostlar falan filan
    sıkıysa şimdi de arayın ulan

    telefon sesi duyunca dellenirim
    sabah sabah arayana küfür ederim
    ben bu telefonu icad edenin
    üç kuruşluk keyfimin içine ettiler.

    sabahın bir köründe çalmaya başladı
    iki saat içinde on kişi aradı
    dangalağın birtanesi yanlış düşürdü
    üç kuruşluk keyfimin içine ettiler

    http://www.youtube.com/...
    (sdf824, 30.09.2007 13:40 ~ 02.02.2008 16:29)
  16. yüreğimize gömdüğümüz anıları depreştirme aracıdır telefon.

    mesafelere sığınırdık eskiden. unutmak daha bir kolaydı sanki o zamanlar. acının onca anlamından biri sızmaya başladığında bedenimize, kaçacak yerimiz olurdu. ama artık yok.

    hani bir ses ver yeter derler ya.. telefon işte bu noktada işin içine giriyor. kimi zaman uzaktaki yarimizin uzaklığını anlatır, kimi zaman yanımızdakinin aslında çok uzaklarda olduğunu suratımıza vurur.

    bir metre uzağımda konuşurken sevdiğim kadın telefonda, ya da telefon kablosuyla bağlandığı internette mesajlaşırken, önce kendimi ezerim. sıkıcılığımın başka bir ispatıdır, yanımdakinin başkasıyla olması... telefon birleştirici olurken kimi zaman da ayırıcı olabiliyor. hani bir ah et, yeter derler ya... işte o ahın gelme aracı oldu telefon... yüzsüzlüğün en çok arttığı durumlarda kullanılır oldu. bir dakika sonra ordayım yalanlarının, başkasnın elini tutarken seni çok özledim demenin yolu oldu ingiliz malı kablolar...

    yaratılmış sanal dünyada var olmanın bir koşulu olarak, insanlara sanal yaşamın kapısı oldu telefon. ilişki aslında hiç var olmamış, destanlarda görülen bir duyguya dönüştü. iletişim seslerin, simgelerin, piksellerin ordan buraya gitmesi; karşılıklı duygu yoğunluğu, bir kaç smiley ile bir kaç şeklin ekranda tezahür etmesi artık. belki bu nedenle insanlar artık çok daha rahat "seni seviyorum" diyebiliyor, sonra da bundan vazgeçebiliyorlar. bir adım sonra tekrar dönebiliyorlar. başka bir profille karşılaşınca bir daha unutabiliyorlar.

    hayatımızdaki aşk, sevgi dahil her şeyin kaçınılamaz bir uçuculuğa bürünmelere sebeptir telefon. "anladım", "anlıyorum" sözcüklerinin yüzeyselleşmesi; içteki derin acıların, coşkuların balonlaşması sürecinin kökenidir telefon.

    not: bunların çoğu internet için geçerli denilebilir, ama dedim ya kanımca köken telefondur.
    (tariktuna, 29.02.2008 02:18)
  17. insan bazen tiksinir bundan..
    ararsın ararsın açmaz ya karşındaki, elinde tuttuğun telefonu atasın gelir camdan aşağı, olmadı duvara falan!
    (dirtypain, 28.05.2008 02:15)
  18. oktay rifat'ın ethel rosenberg ve julius rosenberg'e ithaf ettiği güzel şiirinin adıdır.

    gözlerin var ya çekik kara kara
    önce gözlerindi en güzel ışık
    beyaz dişlerindi bacakların omuzun
    damalı örtüde bir kâse çorba gibi
    buğulu bir lezzetti karıkocalık
    şimdi bir çınar yeşeriyor içimde
    bir şarkı söyleniyor uzun uzun
    hürriyetin rüzgârlı bayrağı oldu
    bize yeten aydınlığı sevdamızın

    aman dayanamazsam ne etmeli
    bütün pencereler üstlerine açık
    kimler soyar çocukları kimler örter
    biri on bir yaşında öteki küçük
    ya anne diye bağırırsa uykusunda
    belki korkmuş belki de susamıştır
    geceleri su içmeye alışık
    çorap öyle mi giydirilir don öyle mi bağlanır
    gömleği bir tuhaf sarkıyor arkasında

    çocuklara bakma dayanırım
    gide gide çoğaldım halkım ben artık
    dağ taş kalabalık kalabalık
    satar mıyım onları onlar da çocuklarım
    ben kadınım çocuklarımla varım
    telefon nafile açmam seni
    söylemez dillerim yarınla bağlı
    tutmaz parmaklarım kocamdan belli
    telefon benim ki de analık

    çocuklara bakma dayanırım
    sevgiydim önce bir çeşit incelik
    şimdi işe yarıyorum kaba saba
    tuzlu bir deniz kokusu havada
    benimle başladı bu müthiş tazelik
    benimle yaklaştı güzel günler
    o günlerin eşiğinde beni hatırlayın
    hatırlayın onların vahşetini
    her telefon çalışta kesik kesik
    (ayyasprens, 28.08.2008 21:45)