1. ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri.
2. yön, yan, doğrultu.
3. yöre, yer.
4. istekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri.
5. bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.
6. bir şeyin belli bölümü, kısmı.
ahmet altan, yasemin çongar ve alev er'in öncülüğünde çıkacak olan yeni bir gazete. facebook'ta şimdiden gönüllü grupları bile oluşmaya başladı şekil a'da görüldüğü üzere.
http://www.facebook.com/...
ilk nüshası bakımından nihai bir kanıya varılmaması gereken gazete.lakin, cesur oldukları kesin.halen daha 301'in olduğu bir memlekette halil berktay'a köşe açmak kolay değildir.
özellikle köşe yazarları bakımından okunması çok zevkli bir gazete. ayrıca bugunkü gazetede kürtçe meselesiyle ilgili ertuğrul özkök ve bekir coşkun'a fena ayar vermişlerdir. ellerinden öpüyoruz.
zamanla aslında ne tarafta olduklarını anlayacağımız insanların gazetesi. alın elinize doya doya okuyun, beğenin, sinirlenin ama değerlendirin. magazini dışlayabilmesi için bir gazetenin 1 ytl'ye satılması gerektiğini de bizlere anlatan gazetedir. baldır-bacakların gözlerimize sokulmaması için demek ki böyle bir fiyatlama politikası gerekiyormuş. bu 1 ytl olayının asıl nedeninin siyasi bağımsızlık, reklam verenlerin baskısından uzak kalma vs. gibi sebeplerle açıklanmaya çalışılması ise tribünlere oynamak gibi geliyor bana. ben gazeteciyim ve de belirli bir zümrenin baskısına direnebilirim diyen kişi siyasilere de kafa tutar, yüklü tutarlar karşılığı reklamını yayınlatmak isteyen para babasına da kafa tutar.
ha bir de ahmet altan'ı bırakın çıksın bir gezsin, hoyratça salınan ağaçlara bakarken kendi kendine hoplayıp zıplayan kefale selam versin, boynu bükük sardunyanın hatrını sorsun, roman parçaları düşünsün ama kurucu genel yayın yönetmeni olduğu gazetede zorla bulunmakta olan sosyal sorumluluk sahibi duygu yüklü adam rolünden kendini sıyırsın...
ahmet altan, yasemin çongar, alper görmüş ve taner berksoy yeni çıkan taraf gazetesi'nin yayın ve yazar kadrosunda. bu isimlerin tamamı tsk ile şahsen sorunlu.. ahmet altan " atakürt " başlıklı yazısı, alper görmüş nokta dergisi olayı, yasemin çongar, washington'dan geçtiği haberler ve taner berksoy da ermeni tezleri yanlısı iddiaları sebebiyle meydana gelen kimi gelişmelerden tsk'yı sorumlu tutuyor ve dolayısı ile de bu kuruma peşin bir hükümle tavır ve tutum alıyor ... söyler misiniz böyle bir kadronun hazırlayacağı gazete, objektif olabilir ve inandırıcı bulunabilir mi ? nitekim gazete daha ilk sayısında bile tsk'ya bindirdi... gazetenin tek misyonu adeta militarizm maskesiyle tsk'yı dövmek.. düşünüyorum da yoksa taraf gazetesi, tsk ile kavga vermesi ve onun imajını aşındırması için birilerinin teşviki ve endirekt desteği ile mi çıkarılıyor ? kim bunlar diye sorarsanız, tsk ile kimin problemi varsa onlar.
en büyük hedef kitlesi olan-olması gereken üniversite öğrencilerini hiç düşünmeden 1 ytl gibi bir fiyattan satışa çıkarılması pek fena olmuş, dolayısıyla henüz sadece bir gün okuduğum gazetedir. sadece bir gün okumak yorum yapmak için yeterli olmasa da örneğin bir radikal'den doğan grubuna ait olmaması haricinde ne farkı olacağını oldukça merak etmekte, 1 liranın 40 kuruşuyla radikal, 60 kuruşuyla da simit alma taraftarıyım gün itibariyle.
gitgide üslubunu sevmeye başladığım gazete. kesinlikle komik bir üslupları var. dünkü gazetenin başsayfasından iki ana haberi ve manşetlerini aktarıyorum.
-emekli paşaların televizyonda sık sık konuşup görevdekileri eleştirmesi sebebiyle biliyorsunuz genelkurmay emeklilere orduevine girememe cezaları vermeye başlayacağını açıkladı. taraf'ın manşeti "eleştiren emekli subaya türbanlı muamelesi."
-milli sporcu süreyya ayhan gene dopingli çıktı. taraf gene anasayfadan önce süreyya ayhan'ın koşarken önden çekilmiş bir resmi, yanında haberin başlığı: "kaç süreyya, kaç"
dünkü gazetede bir de tekzip yayınlamışlar, bu kadar yeni bir gazetenin yanlış haber yapması kötü tabii, ama tekzibe bakınca açıkçası koptum ve bu nasıl tekzip dedim, ve gazeteye güvenim arttı açıkçası. çünkü açıkça ve aynen şu ifadelerle demişler ki: "yaptığımız haber yanlış ve gerçekdışıdır, şurdan aldığımız haberi yeterince kontrol etmeden yayınladık, evrensel standartlara uymadık, bu yüzden şu şu şu kişiler üzüldü, hepsinden çok özür dileriz." bunu da o kadar uzun ve içten yazmışlar ki.
ve bu gün akşam gazetesinden iletişim profesörü ali saydam bile şaşırmış, "böyle bir tekzipi ilk defa görüyorum hayatımda, kendi krizlerini fırsata çevirmişle, örnek bir tavır." diye yazıyor.
http://www.aksam.com.tr/... (haber reha muhtar'la ilgiliydi, yarın muhtar'ın vatan'daki köşesinden izleyeceğiz herhalde tepkisini)
ama 2. ve 3. sayfayı, katliam cinnet haberleri yerine dış politikaya ayıran, 20. sayfanın dibinde de "3. sayfa" adında bir köşe açıp, orada alakasız yazılar yayınlayarak kafa bulan bir gazetenin herkese hitap etmeyeceği zaten bellidir, ben beğenilmemesini buna yoruyorum. selçuk erdem'in karikatürlerini de annemler anlamıyor, ama bence çok iyi bir karikatürist. bu da biraz bunun gibi.
pazarları hariç (radikal-2'nin hatrına) radikale veda etmeme vesile olan gazete. kısa sürede gönlümü fethetmiş, satılık kalemlerin ve kalemşörlerin olmadığı, zamanla daha da oturacağına şüphe duymadığım, gazete gibi gazete.
radikalin piyasada ki varlığını epeycene bir sarsacak olan radikal, cumhuriyet, birgün gibi gazetelerden bayaa bir okuyucu çalacak olan gazetedir. amma velakin liberaldir. elden bir şey gelmez.
asker duşmanı, kendini liberal diye tanımlayan eski stalinistlerin "taraf"lı gazetesi.
liberalliği, asker düşmanlığına ve pkk taraftarlığına indergediler ya ona gülüyorum.
hey gidi adam smith, john locke, madison ve diğerleri.
herhalde liberalin kimse dendiğini görseler, bi taraflarıya gülerlerdi.
yazılanları, yorumları eleştirsemde zaman zaman, katılmasam da bazı yazarlarına, okumaktan zevk aldığım gerçekten bir şeyler anlatan gazete. yazarları inandıklarını inandıkları gibi anlattıkları için samimi bulduğum gazete. bakalım 1 ytl inatları daha ne kadar sürecek.
etyen mahçupyan'ın hem "at-araf" adlı köşesinde, adının da ima ettiği üzere, at yarışı yorumları yazdığı hem de "kıymık" adlı köşesinde günlük siyaset üzerine yazılar kaleme aldığı gazete. bu kadar ciddi, bu kadar entellektüel bir adamın bir gün kalkıp da altılı ganyan yorumları yapması insanı dumura uğratıyor haliyle. ilk baktığımda, ironi olduğundan şüpheleniyordum ancak ciddi ciddi at yarışı muhabbeti ve tahminleri yaptığını farkedince inanmak zorunda kaldım. gerçi at yarışı nedir ne değildir, hiçbir fikrim yok; ironi yapsa sezemeyeceğim seviyede bir alakasızlık bu.
bir de 20. sayfa yani son sayfanın alt tarafında "3. sayfa" başlıklı bir köşe var. klasik üçüncü sayfa haberciliğiyle dalga geçen, gerçek hadiselere dayanmayan bir bölüm olsa gerek.
bazenleri sadece logosuna bakıp düşüncelere daldığım gazete.misal, içindeki "araf" kısmı italik şekilde yazılmış, sanki o yere ait değilmiş de bir an önce gitmek istiyormuş gibi.ama olmuyor, gidemiyor.çünkü bir ucuyla en başta dim dik duran "t" ye bağlanmış ya da bağlanmak zorunda kalmış.kısacası öyle işte.sanki, hepimiz gibi...
bugünkü manşetiyle ciddi bir kitle üzerinde "bunlar bizim taraftan değil" illüzyonu yaratmış gazete. kimin hangi tarafta olduğu kişinin nereden baktığına göre değişiyor. rölativite falan?
ilk etaptaçok aykırı fikirleriyle insanları irite eden yazarların biraradalığında kurulmuş gazete. ilk bakıştaki bu "irite" olma eylemiyse insanların sıradanlaştırıldığı, fikirsizleştirildiği,sloganik toplum evresinin yan etkilerindendir.
aslında yazarları genellikle olması gereken çağdaş dünya fikirlerinden bahsetmektedirler. doğru insanlardır. özleri ile sözleri bir olanlardır. insanları "burada irtica var" diyerek kandırıp diğer taraftan "hilton arazilerini"" poaşları" götürmeyen insanlardır... iyi insanlardır... iyi gazetedir. doğruya taraf'tır. özgürlüğe taraf'tır. insanların inatla pkk yandaşlarıylarımış gibi göstermeleride sorgulamayan toplum kültürünün bir parçasıdır. alkışçı kültürden sorgulayan kültüre geçeceğiz umudunu kurduran gazetedir.
"127 insan öldürüldü" diye manşet atınca tepki almış gazete. nedir ki rahatsızlığımız? adamlar taraflarını mı belli ettiler? etsinler! ne var yani biri çıkıp 5000000 terörist öldürüldü dediğinde tarafını belli etmiyor mu? -ki ben böyle diyenlerdenim-
ertuğrul özkök fırdöndü oynayınca herkes tepki veriyor, kıyameti koparıyor, tu kaka ilan ediyor, yalan mı? peki bu adamlar ne yapmış? inanıklarını, düşündüklerini, savunduklarını manşetten vermişler. gizlemeden, içten pazarlıklı yazılar yazmadan.
temkinliyim savunduklarına, bazen de tepkiliyim ama adam inandığını yazıyor diye de tepki verilmesi ne kadar doğru?
içi ertuğrul özköklerle dolu bir gazete istiyorsanız, varsın benim gibi düşünsün de döne döne yazsın diyorsanız;