kur'an-ı kerim'in türkçesi elbette okunmalıdır; ama kuran'ı arap alfabesiyle değil de latin alfabesiyle yazar ve okumaya kalkarsanız saçmalarsınız. arap alfabesindeki her sesin, latin alfabesinde tam karşılığı yok.
tanım: arap alfabesindeki seslerin latin alfabesinde tam karşılığı olmamasından mütevellit çok yerinde bir tespit.
linkte yazılı olan şeyi bir okuyun önce. anlamsız ve alakasız şeyler yazıyorsunuz, sonra ben itü sözlüğün iq seviyesi düşük deyince suçlu ben oluyorum.
kişisel bir görüş olmaktan ileri gidemeyecek olan yorum.
ozaman ben de görüşümü söylemek isterim bu herkese açık bilgi platformunda.
okunur.. bal gibi de okunur. bunu neye dayanarak söylüyorum. şöyle ki türkçe okumak günah mıdır? değildir. ozaman hiç bir sorun kalmıyor benim açımdan. ister türkçe okurum ister ingilizce. yeterki anlamı saptırılmış olmasın.
hee anlam olarak bi eksiklik olacaksa, tabiki orjinal olanı okumak daha yararlı olacaktır.
bir anlamda hak verdiğim konudur. çeviri işi çok sakat bir meseledir. yorumlama ise ondan çok daha fazla sakat bir konudur. bir cümleye birçok yorum yapılabilir. ancak, eğer arapça biliyorsanız, cümleye kendi mantığınızla, kendi idrakinizle çıkarımlar yaparsınız. böyle yaptığınızda yaptığınız çıkarımın günahı da sizin boynunuza olur. ama şöyle sakat bir durum daha var. kuran 6-7. yy'larda indirilmiş. o zamanki arapça ile şimdiki ile arada büyük bir fark olmalı. türkçe'nin bu süre içerisindeki değişimini göz önüne aldığımızda arapça'nın da bir o kadar farklılaştığını göz önünde bulundurursak iş daha da zorlaşır, içinden çıkılmaz bir hal alır. her insan arapçanın o yüzyıllardaki halini oturup nasıl öğrenecek? sonuçta her halükarde türkçe kuran okunabilir, fakat açıklamalarıyla, yorumlarıyla, güvenilir kaynaklarla, hurafelerle değil..
bu iddiayı ortaya atan şahıs biraz mantık sorunu yaşamaktadır. (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8459290.asp?gid=229&sz=2809)
birincisi, kendisi daha türkçe'yi bile çözebilmiş değildir. bunu cümlelerine bolca karıştırdığı arapça kelimelerden anlayabiliriz. dini konuda konuşan kişilerin bir kamyon arapça kelime kullanması farz mı, sünnet mi acaba? buna da cevap versin.
ikincisi, ""kur'ân'ın mânâsı nasıl allah'tan gelmişse, lâfzı ve yazılışı da ilâhîdir. "kur'ân" dendiği zaman hem onun arapça olarak okunan lâfzı ve kelimeleri hem anlaşılan mânâsı akla gelir ve gerçekte de öyledir. bu iki noktayı birbirinden ayırmak, farklı değerlendirmek mümkün olmaz. kur'ân ancak kendi dili üzerine okunabileceği için, sadece o dilin kendi harfleriyle yazılır, o harflerle doğru olarak okunur."" demiş... allah sadece araplar müslüman olsun diye mi gönderi kuran'ı? bu mantıktan bu sonuç çıkar....
...bir an düşündüm de, biz nasıl hala bunları tartışıyoruz? "bir an" düşünmeseydim upuzun bir yazı yazacaktım ama ben salak mıyım ki bu cahil sohbetine katılayım? kuran okumanın, ibadetin dili olmayacağını bilmeyen insanlara neden laf anlatmaya çalışayım? yüzyıllardır kendi cahillikleriyle kedilerini katledenlere akıl mı vereceğim? ne haliniz varsa görün!! aman be!!!
üzerinde küçük bir takım düzeltmelerle daha doğru ifade edilebilecek önerme.başlığa şöyle bir baktığımızda muallakta kalan noktalar olduğu görülüyor. mehmed paksu nun yazmış olduğu metni açıp okuduğunda aslında doğru söylediği çok rahat bir şekilde anlaşılıyor.yazar latin harfleriyle yazılmış kuran ı kerim okunmaz demiş. ve örnekleri de vermiş. her dilin kendine has boğaz yapısı vardır.arap harlerinin boğazdan çıkış noktasıyla türk alfabesinin,fars alfabesinin vb. herhangi bir dil ile muhakkak farklılıklar eksiklikler fazlalıklar gösterir.kuran ı kerim de arapça olarak indirildiği için arapça olarak okunması gerekir.mesela latin harfleriyle halaka kelimesi yazdığımız zaman bu arapça da iki manaya gelmektedir.birincisi yarattı manasına ikinci olarak da traş etti manasına.
k kerimin birçok yerinde bu şu şekilde geçer."halakallahu" allah yarattı manasına.ama latin alfabesinin arapçayı tam manasıyla ifade edemediğinden yukarıda bahsetmiştim.yani latin alfabesiyle yazılan bu cümlenin manası allah yarattı manasına değil de allah traş etti manasına da gelebilir. sonuç olarak paksu gayet doğru bir tesbitte bulunmuştur. bazı yorumlarda manasının anlaşılmaması ile serzenişlerde bulunmuşlar ama bu yazıda k kerimin türkçe meali okunmaz diye herhangi bir ibare yok.ayrıca islam dinini az çok bilen bir kimse de mealini okumayın demez.
çok basit. kuran-ı kerim in ilk cümlesinden. "ikra" ayetinden. yani türkçe ye göre "oku". arapça ya göre, "oku, anla, düşün."
ilk bakışta, konulan "okunmaz" yargısının kaynağı budur aslında. çevirmen pragmatist olmadığı takdirde, islam dahil tanrının dünyaya gönderdiği bütün dinlerin ana kaynağı olan hoşgörü, sevgi ve yardımlaşma duygusu göz önüne alınarak çevirilen bütün dini kitaplar insanlığı doğruya sevkedecektir.
elbette ki kuran türkçe okunduğunda insanlar daha çok şey anlayacaktır. eğer insanlar bilgi sahibi olursa, koltuk sahipleri elbet köşeye sıkışacaktır... stratejik olarak doğru teknik olarak yanlış bir önerme.
türkçe kuran okunmaz derken adam latin alfabesiyle yazılan kuran okunmaz diyor, harfler birbirini karşılamıyor diyor.
mesela;
"sübhane kella hümme...."
diye yazarsan ve böyle okur, ezberlersen yanlış olabilir diyor. onun için orjinalinden okunması gerektiğini söylüyor; ama bazı kafası karışık bünyeler veyahut da ilgili siteye girip de haberi okuma gereği bile duymayan kişiler hemen tepki vermişler nedense. yok efendim okuduğumuzu anlamamız gerekir diyorlar. ulan el insaf ben şimdi "sübhane kella hümme" diye yazınca anlıyon da bunu arapça yazınca mı ne demek istediğini anlamıyorsun?
ooff offf itü sözlüğün zeka seviyesi gerçekten düşükmüş ya, hadi ben kaçtım.
edit: anlatılmak isteneni cortexinize zorla yazamam ki, kafanıza vura vura da anlatamam. o yüzden siz eksilemeye devam edin. aferin, iq seviyeniz böylece yükseliyor.
okunursa düzeni bozulacakların yüzeysel şekilde savunduğu önermedir.okumak için arapça öğrenmek zorunda değildir kimse.türkçe okudum ve şu anda bazı örümcek beyinli soytarıların ne kadar da haince insanları kandırdığını gördüm.hayatta her kelimenin her dilde karşılığı vardır şeklinde basit ve mantıklı bir tespitle de gayet güzel çürütülebilen zırvadır aynı zamanda.
''aslında o kadar da evrensel değil diyorsun yani'' diye cevap verilecek önerme. george bush'u da ingilizce dinleyelim o zaman, belki demokrasi filan derken yanlış anlıyoruz adamcağızı.
evet türkçe okunursa pandora'nın kutusunu açacaktır bu halk için, belki de ondan çekiniliyor.
zökeriya feyaz hocadan nasihatler: "hz muhammedin türk soyundan geldiğinin iddia edilmesinden sonra aksi ispatlanana kadar türkçe mealinden başkasını okumak caiz değildir"* (bkz: hz muhammed in türk çıkması)
yani ne demek istenildiği pek anlaşılmayan cümle.türkçe mealini mi okumayalım yoksa böyle latin harfleri ile yazılan arapça kuranımı okumayalım o pek anlaşılmıyor bu cümleden.eğer kastedilen türkçe mealini okumamak ise bunu diyen bok yemiştir , anlayamadığımız bişeyi niye okuyalım.yoksa hacda, cuma hutbesinde, hoca efendi kadınların adet görmesi ile ilgili konuşurken hoca çok içli okuyor canım diye arapların şaşkın bakışları arasında salya sümük ağlayan türk kafilesindeki salaklara dönebiliriz.yok eğer anlatılmak istenen latin harfleri ile yazılan arapça kuran ise : söyledik ya kardeşim anlamadığımız şeyi niye okuyalım...
başlıktan dolayı yanlış anlaşılmalara yol açmış hadise. şöyle ki; arapça bilen biri, arapça okumayı bilen biri demiyorum dikkat edilsin, kuranı arapça okumalıdır fakat sadece türkçe biliyorsa vatandaş, arapça okumayı bilse dahi, kuranı türkçe okumalıdır. yani ahali, kuranı alıp türkçe karakterlere çevirip hiç anlamadığınız bir dil olan arapça olarak okumaya çalışmanızın mantığı nedir. siz ne okuduğunuzu anlamadıktan sonra ne okuduğunuzun ne önemi vardır. deyin hele bana.
peki kıymetli hoca efendilerinin peşinden gidenlerin bilhassa önem verdiği izahat.halbuki benimle allah arasında kimse yok.yollamış bana demiş oku.bende okudum.bu önermeyi getiren pek kıymetli mehmet paksu hoca efendi hazretleri kızacak ama her koyun kendi bacağından.
cemal kutaydan : "1.dünya savaşına istanbul'dan katılan türk askerlerini uğurlama töreninde arapça ilahiler okuyan araplar tutulmuştu. tabi askerlerimiz o vicdani duygularla araplar ilahi okudukça, ağlamaktaydılar. ama nerden bilsinler bu arapların deve etinden yahninin nasıl yapılacağı tarifini çığırdıklarını!?!" bu da böle bi olay işte sayın ekranları başında bizi izleyen seyirciler.