uzun zamandır kahrımı çekmeyi kendine hobi edinmiş*,ne yaparsam yapayım beni dostluğundan mahrum etmeyeceğinden emin olduğum can,canım...
ayrıca beşinci nesil yazar olmuş
hoşgelmiş...
en diplerde kalmak için yanıp tutuştuğum zamanlarda arkamdan dibe dalıp tekrar yükselmemin en doğrusu olduğunu bana taaa oralarda anlatacak kadar yürekli dostum.
yazılarını keyifle takip ettiklerimden bir de *
çaylaklığa düşmesini şaşkınlıkla karşıladığım dostum. yokluğu, benim adıma sözlüğün keyfini kaçıracağı kesin olan yazaralardan biri ayrıca,umarım en kısa zamanda burda olur gene.
izmir stüdyolarından ankara sokaklarına dönmemle birlikte, bıraktığım yerde bulamadım kendisini. pek bir melül mahzunum bu sebebten. tez zamanda bitsin şu çaylaklıkda, ütopya'lardan uzak mekanlara atalım kendimizi!
çaylaklıktan yazarlığa (tekrar) yükselme sevincini ağır bir grip ve yutkunamayan bir boğaz ile tam anlamıyla yaşayamayan, 39 derece ateş ile hala buralarda gezinen, amma velakin yokluğun özleminin de ne demek olduğunu anlayan 5. nesil yazardır.
edit: ayrıca kanka listesine kendisini ekleyen bir arkadaşımızdır. zira msn listesinde de kendisi eklidir. narsizm'in doruklarında gezmekte, bir o kadar da karlı zirveli dağlarına pike yapmaktadır. (bende diyorum tevekkeli her yazdığıma bir cvp gelmiş, sevgi pınarında çıkıyo, heyecanlanıyorum, bunda bir iş var. velhasıl kendi kendini bile heyecanlara gark edebilecek bir kişidir bu efendim.)
bahar ankara'da da güzeldir vol.3 son fasıl zirvesinde tanıştığım muhteşem üçlüden sonuncusudur.
"işte adamım ya!"dedirtecek cinsten bir yazardır kendisi.
ironi gücü yüksektir kendisinin apaçık ortada bu.
onunla da tanıştığıma gerçekten çok memnun oldum. iyi ki tanışmışız be. kısa sürede sanatının doruk noktasına sahip olması boşuna değilmiş. hakediyor kendisi...
işlerinin yoğunluğu nedeniyle hesabını kitlemiş cancan. dönse de eğlensek biraz dedirten ayrıca. işinde kolaylıklar dileyip geri dönüşünü beklediğimiz, gerçekte de sanalda da en yakın dostlardan.
sözlük hesabını kitleyip gittiğinden mütevellit, nick altına her uğrayışımda kapıda kaldığım ulvi yazar. ilim irfan insanı olmasının yanı sıra, gözümün bebeğidir, şudur budur*.
kolon(yağlı) güreş buddy'm olur kendisi. hani güreşildiğinden ya da bayır aşağı bir takım atraksiyonlara girildiğinden değil bittabi, maksat hoşluk olsun, gönüller kabarsın, sevgi saçak dolanılsın. welcome on board, bu bağlamda.
elinde kolonya(ğ) şişesiyle "bak dökerim bak" diye tehditler savuran genç adam, zaman zaman "ne diyon kadın erinin yiğidinin yanında?" nidalarıyla oturulan mekanı çınlatan, an gelip "ben küçük bi kediyim" adlı bestemizi tıngırdatan, hemen akabinde diyalektik bağlamda postmodern şehir hayatının insan bilincine etkileri konulu paragraflarla konuşan ve sabahın altısında "karl popper vs. john locke: does god exist?" başlıklı tartışmayla birbirinize girebileceğiniz (yani benden bahsediyorum, gerisi yalan dolan), nev-i şahsına münhasır olmakla beraber dünyanın en anlayışlı ve en açık fikirli adamı, dost, sevgili, hayatı anlamlı kılan en önemli unsur.
okeyde rakip olunmaması gereken şahsiyet, zira yanınızda oturuyorsa okey atıyor ancak intikamı da acı oluyor. tabuda da eşiniz olmasın mümkünse, biz kazanacaz diye boş vaatlerle kandırıyor. sabahın dördünde sarhoş kafayla pilates yapmışlığı vardır, evet. hoşgelmiş aramıza. her zaman başımın üstünde yeri var.
an itibarıyla sırf üzülmesin, nikaltına yazan yazar sayısı 24 yani benimkinden bir fazla olsun diye nikaltına yazdığım yazardır.* eskiden de kızmazdım ben bu kişiye, şimdilerde de kızmıyorum ki bu pek tabii ki iyi bir şeydir.*
tatilci bir güzel insanın* şehre intikalini müteakip; buluşalım ve şen olalım diyorum; işte bütün sözlük şahit.
edit: giri azalması sonucu söz konusu sayı 22 olmuş. hiçbi esprisi kalmamış komedi şaheseri girimin. olsun, tarihe düşülmüş bir nottur bu, dursun.*
zaman zaman dalgalı seyreden sularda kendi yaptığı salla kahramanca çarpışan yazar. dökülen kan, kaybolan zaman, harcanan emek gibi kavramları hayatından eksik etmemesi nedeniyle kendimi tıbbi malzemeci gibi hissettiğim olmuyor değilse de, kimselere ihtiyaç duymadan ayakta durabileceğini çoktan kanıtlamış kişi.