suna pekuysal   

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. yeşilçam filmlerinde evin meraklı ve iyi kalpli genç hizmetçisini oynayan,lüküs hayatta da unutulmaz bir performansı vardır. en son süper babada şevval samın büyükannesini canlandırıyordu.
    (ascella, 16.08.2004 16:07)
  2. ntv'nin 2006'ya girerken ünlü simalarla yaptığı ufak ankette "gelecek için ne beklentiniz var?" sorusuna iki büklüm haliyle "ee allah bir kaç yıl daha sağlıklı ömür versin, daha ne istiyim evladım." cevabı vererek süzüm süzüm ağlatan, gönüllerde taht kurmuş mükemmel sanatçı.
    yakın zamanda oynadığı her iki filmde de (inşaat ve hırsız var) huysuz ve ortalığı karıştıran yaşlı teyze rolü öyle gerçekçi öyle başarılı ki suna pekuysal'ın belki ufacık bedenini değil ama oyunculuk karakterinin dimdik ayakta olduğunun göstergesidir.
    (lazarushadow, 07.01.2006 22:10)
  3. "yeter anne" dizisinde her şeye burnunu sokan, işine gelmeyeni duymayan, anlamayan, yaşlı anne rolünü mükemmel derecede oynamış; eli öpülesi tiyarto sanatçısı.
    (atreju, 11.06.2007 13:57)
  4. gerçek ismi suna belener olan, 1933 istanbul doğumlu oyuncu. yaptığı işlerin kabarıklığını görünce bile heyecanlandıran büyük usta

    geçmiş zaman olur ki
    çapkın
    teberik şanssız
    avrupa yakası
    hırsız var
    inşaat
    yeter anne
    ekmek teknesi
    evimiz olacak mı?
    yasemince
    bizim takım
    yaz evi inci
    süper baba
    yasak aşk
    damga sümbül
    biz doğarken gülmüşüz
    merdoğlu ömer bey
    ben milyoner değilim
    piyangocu kız
    yetimlerin türküsü
    kanun adamı
    geçim otobüsü
    mahallenin gülleri
    neşemizi bulalım
    çare sende allahım
    can kurban
    gözüm gibi sevdim
    deliler koğuşu
    tatlı çarşamba
    ben bir garip keloğlanım
    yaşar ne yaşar ne yaşamaz
    erkek dediğin böyle olur
    düşmanlarım çatlasın
    kaynanam kudurdu
    iki süngü arasında
    keloğlan'la can kız
    sarı öküz parası
    bir varmış bir yokmuş
    hüdaverdi-pırtık
    şehzade sinbad kaf dağında
    keloğlan
    ayşecik bahar çiçeği
    hayat sevince güzel
    ayıpettin şemsettin
    çılgın yenge
    hasret
    kadifeden kesesi
    kanunsuz yaşayanlar
    keloğlan aramızda
    tophaneli murat
    yalnız değiliz madam
    kezban roma'da
    iç güveysi
    ham meyva
    allı yemeni
    küçük hanımın şoförü
    esmerin tadı sarışının adı
    sazlı damın kahpesi
    ayşecik yuvanın bekçileri
    sevdalı gelin
    kınalı keklik ire
    atlı karınca dönüyor
    kadın değil, baş belası
    katip / üsküdar'a giderken
    incili çavuş
    hapishane gelini
    kanlı nigar
    trafik belma
    nemli gözler
    sen benimsin
    yıkılan gurur
    üç sevdalı kız
    çalıkuşu
    akşam güneşi
    fabrikanın şoförü
    fırtına beşler
    kıskanç kadın
    iki karpuz bir koltuğa sığmaz
    yalancının mumu
    dört deli bir aptal
    kızgın delikanlı
    yalnız değiliz
    yiğitler yatağı
    kadın berberi
    afilli delikanlılar
    cici can
    erkek fatma evleniyor
    adanalı tayfur
    bulunmaz uşak
    aşk tomurcukları
    aşka vakit yok
    yedi kocalı hürmüz
    ilk göz ağrısı
    kötü tohum
    yalnızlar için
    bir gecelik gelin
    damat beyefendi
    çam sakızı
    neşemizi bulalım
    küçük hanımın kısmeti
    hayat bazen tatlıdır
    küçük hanım avrupa'da
    akasyalar açarken
    şeytan bunun neresinde
    derbeder / kırık aşk
    bir bahar akşamı
    cilalı ibo zoraki baba
    unutamadığım kadın
    otobüs yolcuları
    zavallı necdet
    yedi günlük aşk
    minnoş
    aşk rüzgarı
    mahallenin sevgilisi
    garipler sokağı
    sevdalı gelin
    samanyolu
    allı yemeni
    yaprak dökümü
    katibim
    halıcı kız
    can yoldaşı
    (depresif, 11.06.2007 14:13)
  5. büyük tiyatro sanatçısı, cumhuriyet kadını.

    bir bir düşüyor yapraklar daha güz gelmeden, kalça kırığından insan ölür mü be hayat...

    1998 senesinde istanbul şehir tiyatrolarından ayrılmadan önce zihni göktay ile birlikte sergiledikleri lüküs hayat performanslarını seyrettiğimde, bunlara birşey olmasın bunlar gibisi yok bir daha dediğim sanatçı.

    bana ne gerek sütlü börek
    (garrincha, 22.07.2008 11:26 ~ 11:50)
  6. büyük değer...kaybettikk... tüm yakınlarının ve türkiye'nin başı sağolsun...

    http://www.milliyet.com.tr/...
    (dörtyapraklıyoncanındördüncüyaprağı, 22.07.2008 11:39)
  7. ardında bıraktıklarıyla hep yaşayayacağına inandığım olağanüstü insandı.
    ''neylersin ki ölüm, herkesin başında''
    (özlemce, 22.07.2008 11:47)
  8. hastalanıp hastaneye düştüğünü bile bilmiyordum.heralde ölüm kadar reyting yapmıyor bütün bunlar.halbuki nekadar da severdim suna pekuysal'ı.hastalandığını zamanında yazmayan bütün gazeteler şimdi ölümünü yazıyor.*çok üzüldüm,gerçekten çok acı.bu hareketlerle böyle bir sanatçıyı haketmediğimiz gözler önüne tekrar serilmiş oldu.yazık.
    (barfbag, 22.07.2008 11:56)
  9. evinde düşerek kalçasını kırdığı için hastaneye kaldırılmıştı. ilk duyduğumda neyse ki ağır bir hastalık değil, ev kazası demiştim kendi kendime. ama maalesef düşündüğüm gibi olmadı, çıkamadı hastaneden suna ablamız. artık lüküs hayat daha da fakirleşmiş olarak devam edecek yoluna.

    allahtan kendisine rahmet, ülkemize başşağlığı...
    (diazepam, 22.07.2008 12:00)
  10. allah rahmet eylesin.
    (genius kusagami, 22.07.2008 12:03)
  11. an itibariyle vefat ettiğini öğrendiğim değerli oyuncu.


    asıl adı suna belener olan suna pekuysal, 24 ekim 1933 yılında istanbul'da doğdu. pekuysal, istanbul belediye konservatuvarı şan ve bale bölümü'nde öğrenim görürken, 1949 yılında istanbul şehir tiyatrosu'nun çocuk bölümünde kadri ögelman'ın "artist aranıyor" adlı oyunuyla ilk kez sahneye çıktı. aradan üç yıl geçtikten sonra, 1952 yılında, istanbul şehir tiyatrosu dram bölümü kadrosuna geçti. 1964 yılında tiyatro sanatçısı ergun köknar ile evlendi. 1973 doğumlu sait ali isimli bir oğlu olan sanatçı, tiyatronun yanı sıra televizyon ve sinema filmlerinde de rol aldı.

    1984 yılında istanbul şehir tiyatrosu'nda sahnelenmeye başlanan, ekrem reşit rey’in 1933 yılında kaleme aldığı, cemal reşit rey’in bestelerini yaptığı ve haldun dormen’in sahneye koyduğu "lüküs hayat" operetindeki rolünü zihni göktay ile birlikte 14 yıl süreyle aralıksız oynadı. ”büyük bir başarı kazanan ve yediden yetmişe her yaştan seyirciye nostalji yaşatan ”lüküs hayat”ın ardından emekli olan sanatçı, şehir tiyatroları’nda joseph kesselring’in yazdığı ve çetin ipekkaya’nın yönettiği ”ahududu” adlı oyunda konuk sanatçı olarak rol aldı.

    adı her zaman türk tiyatrosunun en iyileri arasında anılan sanatçı, 1979 yalında fakir baykurt'un uyarlaması olan "tırpan" daki rolüyle 1980 avni dilligil ve ulvi uraz ödüllerini, "lüküs hayat"taki rolüyle de 1986 sanat kurumu ve 1987 ismail dümbüllü ödüllerini kazandı.

    birçok televizyon reklam ve dizilerinde, müzikallerde sanatçılık başarısını gösteren pekuysal, 54 yıl şehir tiyatroları’nda görev yaptıktan sonra, 24 ekim 1998 yılında şehir tiyatroları’ndan emekli oldu. yarım asırdan fazla süredir devam eden sanat yaşamı boyunca 250’den fazla oyunda, 100’e yakın da sinema filminde rol aldı. halen dizilerde ve tiyatroda rol almaktadır.

    ”sanatçının emeklisi olmaz” ve ”sahnede ölmek istiyorum!” sözleriyle tiyatroya ve sanata olan sevgisini belirten sanatçı, halen dizilerde ve tiyatro oyunlarında rol almaktadır.

    www.kimkimdir.gen.tr
    (nicknicktir, 22.07.2008 12:03)
  12. an itibariyle vefat ettiğini öğrendiğim türk sinema ve tiyatro tarihinin en değerli oyuncularından birisi. içimden bi şeyler kopardı bu haber ve sanırım kopan şeyler geri gelmeyecek. donuk ve de hissizim şu anda. üzüntüm çok fazla bir tek onu biliyorum. allah rahmet eylesin abla. mekanın cennet olsun.
    (bedevix, 22.07.2008 12:20)
  13. eksiliyoruz birer birer.. gidişleriyle.. ve dolmayacak boşluklar bırakıyorlar içimizde..
    (volshebnik, 22.07.2008 12:32)
  14. çocukluktan sevdiğim trt'de lüküs hayatını ve başka dizilerini filmlerini seyrettiğim, hatta tiyatro oyunlarını da gördüğüm büyük oyuncu. böyle yaşlı insanların düşüp bir yerlerini kırmaları tesadüf değildir. aslında o yaşta kemik düştükleri için değil ayaktayken çıtlar ve kırılır, çünkü yaşlı kemikler artık iflas eder, kişi bunun üzerine dengesini kaybeder düşer. ama tabii darbe almadan kırıldığı için bunu anlamaz ve her nasılsa dengemi kaybettim bir an, düştüm kırıldı der. geçen hastaneye kaldırıldığı yazdığında da okuyup üzülmüştüm, acaba diye. hak vaki oldu, mekanı cennet olsun.
    (earendill, 22.07.2008 12:35)
  15. çok yaşlı ve halsiz olduğu halde oyunculuğundaki full performansı beni her zaman hayrete düşürmüştü. bu kadındaki enerjinin onda biri bende olsa diyecek kadar bezmiş hayatlar yaşıyorken bir de ölüm haberinin gelmesi... başımız sağolsun.
    (cherryblossomgirl, 22.07.2008 12:36)
  16. sanıyorum ki en son röportajını savaş ay'a vermişti pekuysal. sıcaklardan olsa gerek zor nefes alıyordu ama iyiydi - en azından doktoru öyle söylüyordu -
    bir ölüye aşık olmak* farklı bir duygu diyordu artık kavuştular işte. ikisi de rahat uyusun.
    (alter egoma yenik düştüm, 22.07.2008 12:50 ~ 12:50)
  17. türkiye'nin en şeker, en tatlı oyuncusuydu. adile naşit'ten sonra tesellimizdi. allah rahmet eylesin.
    (atreju, 22.07.2008 13:21)
  18. sol frame de yazılmış 13 giriyi görünce ölmemiştir canım diye düşündüğüm, ölümü konduramadığım, lüküs hayatta kendisini canlı izleme şansını yakaladığım tiyatrocu.

    allah rahmet eylesin.
    (neva, 22.07.2008 13:31)
  19. en tanınan ankilozan spondilit hastalarından biri, sanıyorum bu rahatsızlık sebebiyle kalça kırığı vefatına neden olmuş olabilir. iki büklüm ama enerji dolu bir hayat.
    (kurutulmus kelebek, 22.07.2008 13:33)
  20. tanımam etmem ama bilirim! hemen hemen hepimiz gibi. gerçeğe giden yola girmiş bugün, sözlük sayesinde öğrendim.

    bencilliğim yine tavan yaptı. yenemiyorum içimdekini. bir insan gitti bu boyuttan geride sadece bedenini bırakarak ve ben sadece onu görememiş olmaktan, sahnede canlı izleyememiş olmaktan rahatsızım daha çok. elbette gidişine de üzüldüm ama içimde bunları hissetmek, asıl gerçeğin bu olduğunu bilmek ölümünden daha çok rahatsızlık veriyor ve bu da bir kez daha bencilliğimi tesciliyor.

    bana içimdeki "ben"in sandığımdan daha da güçlü olduğunu hatırlatan sanatçıdır suna pekuysal. ve gittiği gün bana aslında bildiğimi sandığım içimdeki "ben"in gerçekte ne kadar tehlikeli olduğunu öğreten kişidir.

    allah rahmet eylesin, ruhu şad olsun, tanrılar çiçeklerle karşılasınlar, en parlak ışıkla dönsün dünyaya ve en güzel çiçeklerde vücut bulsun tekrar...
    (tazmanya canavarı, 22.07.2008 13:34 ~ 13:39)
  21. kalbi ameliyatı kaldırmış ama sonrasını kaldıramamış allah rahmet eylesin
    (plankton, 22.07.2008 14:14)
  22. ne şanslıyım ki sahnede kanlı canlı seyredebildiğim bir tiyatrocu, büyük oyuncu oldu. derin bir hüzün verdi bu kayıp, hani hep aynı şarkı geliyor insanın aklına bu tarz durumlarda sanki.

    bu yaz güneş biraz daha eksik
    el ele verin azaldık
    yine o tanıdık serinlik
    işimiz çok zor...

    neşesinden payımızı alamıyorduk eskisi kadar sık son zamanlarda, mecburiyetler, belki başka şeyler, onu uzak tutuyordu bizden. ama kendisi neşeliydi eminim, üzüldüm, çok çok üzüldüm hem de.
    son sözü de metin altıok'a bırakalım o yüzden.

    "ah kavaklar, acı düştü peşime..."
    (bimekan, 22.07.2008 14:18)
  23. çok büyük tiyatro sanatçısı. her daim rolünü eksiksiz yerine getiren usta. söylenecek fazla birşey yok. allah rahmet eylesin.
    (syntaxerror, 22.07.2008 14:49)
  24. sait ali 'nin de bütün sevenlerinin de başı sağolsun. bu lafın ne anlamı var ya da ne işe yarar bilmiyorum.
    (kabaramazsınkelfatma, 22.07.2008 15:25)
  25. canlı performansına tanık olduğumda, izleyenlerin hepsinden genç göründüğünü hatırlıyorum, oysa ki nüfus kağıdında yazan yaşı yarım asır kadar fazlaydı bizden. nüfus kağıdında yazana inat sanatçıların en önde koşanlarındandı küçük büyük ve yaşlı herkesin suna ablası. yüzündeki hınzır çocuksu gülümsemesiyle yarım asırlık fark kapanır, borçlu duruma düşürürdü yaşlarımızı... lüküs hayatı televizyondan izleyebildik bizler, ve yine de tiyatro sahnesinde izler gibiydik kendisini canlı canlı.. şişli'de bir apartmanı yoktu ama, sevgi lüksü içinde bir hayat sürdü.. sevmeyeninin hiç olmadığını hissettiğim nadir insanlardandı(r) ve öyle kalacaktır. zira kahkahasını unutmak kesinlikle mümkün değildir...
    (isparoz, 22.07.2008 16:17)
 sayfa  / 2