sufizm   

adana çık aradan

  1. tasavvuf.
    yaradılan'a yapılan yolculuğun ilmi.
    sufizm'in özünde (canlı cansız her şeyi yaratanın allah olduğu bilinci var olduğundan) tüm yaratınları sevmek vardır.
    yaradılanı severim yaradandan ötürü sözü de buradan gelmektedir.
    (gülümsün, 18.03.2006 11:53 ~ 11:54)


  2. insan doğasına ilişkin incil ve tevrattan biraz daha farklı görüşlere sahiptir sufizm.daha doğrusu sufi öğretisi...şöyle ki sufilerin inancına göre;

    tanrının zerafeti ve önderliği insanı arındırır ve kutsar

    sufilere göre insan bir ruh(nefs) ve bedenden oluşur.aslında sufistlere göre herşeyin bir nefsi vardır(kayalar,eşekler,tanrı).fakat bu nefs her şeye göre farklılıklar göstermektedir.sorun şuradadır:insanın nefsinin tanrının nefsinden nasıl farklılıkları vardır?

    bir eşekle bir insanın nefsi arasında farklılaklar olduğu düşünülür mesela.şöyle ki sufiler der ki eğer bir eşeğin kulağına kuran okursanız o eşek eşeklikten dönmez.ama bir insanın kulağına kuran okumak belki onu kötülüklerden vazgeçirebilir.

    eğer dikkatli bakılırsa islami yazılarda nefsin bilinemeyişi üzerinde sıkça durulur.

    herkesin nefsi kendine özgüdür.dünyada birbirinin aynısı olan hiçbir şey yoktur.

    sufilere göre bizler adem babamızla aynı karaktere sahibiz işte bu bizi tanrıdan ayıran özelliktir
    (fakespeare, 15.01.2007 21:25 ~ 06.05.2008 18:22)
  3. sufizm, yaradan'a yapılan yolculuğun ilmidir.

    kabul edilen çözümlemeye göre suf'dan, yünden gelir. şeyh hasan basri şöyle demiştir: "bedir ashabıdan kırk kişi gördüm, hepsi yün giymişlerdi." bu, sufi, tasavvefe-yüne büründü demektir.

    islam'ın yolunu dille ve kitaptan öğrenmeye tasdik edenlerinkinden farklıdır. kadim yola, mutlak hakikat'in doğrudan yaşandığı asıl yola girmektir sufizm.

    cüneyt dedi: "sufi toprak gibidir, üzerine gübre serpilir ama içinden güller biter." yine dedik ki: "sufi masumu da mücrimi de besleyen toprak, herşeyi örten sema, herşeyi yıkayan yağmur gibidir."

    sufi evrenseldir. evrenin hakikat'in berrak bir tecellisine yer açabilmek için nefsinin izlerini azaltmış, yoketmiştir. kozmosu sarıp sarmalamış, silip öteye geçmiştir. sufi "allah" demiştir, kavrayıncıya kadar. bütün erkek ve kadınlar dünyada çocuklar gibi oyundadırlar. sufi'nin görevi başlangıçtaki sonu farketmek, sondaki başlangıcı kabul etmek, vahdete ulaşmaktır. zahirdeki zıtlıkları aynı kabulle karşılandığında, an "hal" olduğunda ve kalp doluda kabul ettiğinde yün hırkaya bürülü kişi aynı zamanda şeref hırkasını giymiş ve kemale ermiştir ..
    (olmega, 09.03.2007 21:07)
  4. bir yaşam tarzı aynı zamanda hayata farklı bir bakiştır.
    (zamane cadı, 31.05.2008 01:21)