sevgiliye akbil basmak   

adana çık aradan

  1. onunla bir otobüs durağında karşılaşmıştık. ben onu kesiyordum gözlerimin ucuyla. o da kalbimi kesiyordu saçlarının ucuyla. derken otobüs geldi. meğer aynı hatta biniyormuşuz. gelen otobüs bir ikarus 280 idi. yıllanmış bir motor sesiyle ama gençleşmiş duruşuyla bana "hadi genç, kaçırma o kızı" dedi. evet bu bir işaret olmalıydı. bir hamle yaparak sıranın önüne geçtim ve "buyru hanfendi, buradan basın" diyerek akbilimi ona uzattım. "mersi" dedi sadece. düpedüz bir "mersi". kabul etmemişti teklifimi. kendi akbilini çıkarıp "dibiip" dedi. ben de arkasından bastım burnuna akbilimi. "dülülüüü" dedim. kalakaldı öylece. şoför "pason var mı" dedi. "iyi de kızın burnuna bastım" efendim dedim. "olsun, pasonu göster" dedi. pasom yoktu. sen git aptallık et, normal akbille "dülülüüü" efekti yap. malım ben ya. "o zaman tekrar bas" dedi şoför. kızın burnuna ikinci bir kez daha basacaktım ki kız elini koydu "yapma" dedi, güldü. ben de güldüm. şoför de güldü. bütün otobüs gülüyorduk. ta ki kapı eşiğindeki yaşlı adam "yürüsüne mına koduğumun çocuğu" diyene kadar. hatunla otobüsün en arkasına kadar gitmiştik. orta demire tutunduk. otobüs çukurlara girip çıktıkça kızın göğüsleri oynuyordu ama ben bakmıyordum. valla bakmadım ya!! camdan yansıyan görüntüden şaaptım. bir kaç konuşma çabasından sonra tanıştık. evlerimiz bir durak mesafeymiş. sevindim.

    sonra bir gün tekrar buluştuk kadıköy'deki otobüs durağında. akşama kadar o otobüs senin, bu otobüs benim gezdik istanbul'u. bir körüklü otobüsün demirine adımızı kazıdık. bir başka ikarus 280'in arka cam demirinde kollarımızı dolaya dolaya kavuşturduk ellerimizi. ve bir mercedes o 345 in arka tekerlek üstü-karşılıklı koltuğunda karşı karşıya oturduk önce. otobüs ani fren yapınca üzerime düştü hatun. gülüştük, sarıldık. geleceği düşündük. kim bilir gelecekte nasıl otobüsler gelecekti istanbul'a. dedim ki,

    + hadi seni haftaya metrobüse götüreyim.
    - ciddi misin
    + evet çok ciddiyim.
    - aşkım benim.

    bir akbil bastım hayatım değişti.
    (ugokhan, 15.02.2008 17:24 ~ 18:38)
  2. dıdıt dıdıt..
    -ay noluyor necati ya, niye kafama basıyorsun şu metal şeyi
    +aşkım yetersiz diyor.. senin bu kafayla aşkımıza devam edemeyiz..
    (mor kedi, 15.02.2008 17:35)
  3. (bkz: fuckbil)
    (hplovecraft, 15.02.2008 17:41)
  4. içinde bulunan enerjiyi karşı tarafa canlı performans olarak aktarmaktır.
    (pawing flower, 15.02.2008 17:46)
  5. 1 saat içinde ikinci bir sevgiliye basılırsa %50 indirimlidir.
    (ugokhan, 15.02.2008 18:31)
  6. otobüs durağı..

    - bildiğin gibi hilmi, erkek egemen toplumda, kadınlar üzerinde baskı uygulandığı gibi, bu baskıyı bir biçimde kendi egosu üzerinden prime dönüştüren erkekler türüyor.

    - otobüs geldi.

    - kadınların, ev kadını olması ve çalışıp para kazandığı gerçeğini tam olarak hazmedememe sebebiyle, bu tip yaklaşımlar kaçınılmaz -dililit- oluyor. hesabı erkeğin ödemesi vb. gibi -dilililit-.... bastın mı bana da ?

    - he. bastım. gel.

    - tamam.
    (alik, 15.02.2008 18:53 ~ 18:54)