|
|
- çok aradım ama buna yakın bi şey bulamadım. yani bir şeyler var tabi ama tam karşılık vermiyor anlatmak istediğim şeye. o yüzden ben de yeni bir konu açmak zorunda kaldım. ahahahhahaah…. ahahhahaha…salak mısınız lan siz ne araması ne konusu? işim gücüm yok bunlarla mı uğraşacağım? koskoca kayser sozer şu var mı yok mu diye arayacak öyle mi? hadi lan terbiyesizlik yapmayın. sittirmiyin belanızı bana gece gece. pardon ya özür dilerim. neyse key key i sola yatırıp testislerimi birbirime değdirmeden oturarak rahat rahat açtım ben bu konuyu. bakmadım bile ne yazdığıma. belki yanlıştır. belki aynısı bile vardır. hatta belki başka sözlükte bile açılmıştır. beni ilgilendirmez. ben konumu açarım gerisiyle başkaları alakadar olur. ayyyyyy fena oldum içim daraldı yahu… her şeyde benden beklenmez ki…
şu sıralar çok mesaj alıyorum sevgilisi olan hatunları kaldırma konusunda. gün geçmiyor ki topal bir it,”kayser abi çok mağdur durumdayım nolur yardım et” diye dirseklerimi emmeye kalkmasın. okey. size istediğini veriyorum. ara ara bahsettiğim şeyleri tek bir başlık altında toplayarak sevgilisi olan kızı nasıl kendinize bağlayabileceğinizi net bir şekilde ortaya koyuyorum.
-ilişkisinin ömrü ne kadar uzunsa onu kaldırmanız o kadar kolay… çok bir şey yapmanıza da gerek yok. etrafında olun yeter. aynı sınıf, aynı dershane, aynı mahalle, kısacası her gün karşılaşabileceğiniz ortak bir mekan varsa olayın yarısına geldiniz demek.
-daha sevgiliniz olmadığı için coolsunuz onun yanında. sikinizde değil. espriler, rahat tavırlar, ara ara ona sarmalar, kısacası güç yayıyorsunuz etrafa, tıpkı bir zamanlar aşık olduğu çocuğun 3-5 sene önceki hali gibi.
-ne demiştim size? “çok bir şey yapmanıza gerek yok”. çünkü beklemesini bilenin her şey ayağına gelir. bu sözü çok daha önce balzac söylemiş. beni ilgilendirmez ama. ben de söyledim. sonuçta kolay bir söz. herkes düşünebilir. böyle aforizma türünde sözleri başkası söylediği diye sahiplenemiyorsunuz ya deli oluyorum. ulan herif benden önce doğmuş da söylemişse ben aynı şeyi düşünüyor olamaz mıyım? “zaman en iyi ilaçtır” mesela, hadi ya bravo valla, nasıl geldi aklına, yahu bunun aksini iddia eden olur mu zaten ya da düşünmeyen? yani böyle herkesin düşünüp de söyleyebileceği sözleri birileri sırf erken söyledi diye sahiplenmesin. heee ne ne bileyim benim nick altımda yazdığım “bir daha, yalnız sana bağlı olmayan şeyleri ciddiye alma. aşk, dostluk, ün gibi” türünde sözler olur tamam, eyvallah. yaaa nerden geldik lan bu konuya. harbi salaksınız siz ya. hatun kaldırmayı öğretirken nerelere soktunuz beni. neyse devam ediyorum..
- tek yapmanız gereken şey “beklemek”. sevgilisi hakkında konuşmamak. eski ilişkisi hakkında asla konuşmamak. o konuya girmeyin lan işte. sürekli sizi çekiyorsa ya da girmemeniz şüphe doğuracak bir an yaşanıyorsa, ilişkisi ve sevgilisi hakkında kötü konuşmayın. aksine size anlattığı konularda çaktırmadan, doğal görünerek o dallamaya hak verin.
-asla ama asla onu sevdiğinizi, daha doğrusu ona muhtaç olduğunu belli etmeyin. zaten ettiğiniz an derhal harcanırsınız. yersiniz götünüze tekmeyi. sizi açılmaya teşvik edecektir. gaz verecektir. “hadi gel… seninim… “mesajı verecektir. asla bu oyuna gelip ona “seni çok seviyorum… ayrılırsan arkandayım… hatta ayrıl ondan artık ben varım yanında” desteğini dolaylı ya da dolaysız vermeyin. itliğin manası yok. eğer böyle bir şey yaparsanız, yani sizin ona deliler gibi aşık olduğunuzu emin olursa, uzun süreli ilişkisinin aradığı tazelik siz olursunuz. aşklarının kurbanı olursunuz. kendi kendine, “evet zor bir dönem geçirmiştim. umut’tan ayrılacağımı düşünüyordum. ama bu yanlışmış canım benim. bak bana deliler gibi aşık biri var ama ben gerçekten seni seviyormuşum. bunu anladım”. demesine yol açarsınız. sonuçta sevgilisi olan bir kızı kaybetmek istiyorsanız direkt böyle bir şey yapın. sizle asla birlikte olmayacağının garantisini verebilirim.
-bu demek değil ki ona kaba davranın, taşak geçin, takmayın… bu da yanlış… aradaki dengeyi iyi tutturmanız gerek. sarkastik olacaksınız. daha doğrusu bu olunacak bir şey değil. eğer yapınız böyleyse hiç zorluk çekmezsiniz. yani “onun ne kadar tatlı olduğunu, onunla olmaktan zevk aldığınızı”, v.s işte ne söylüyorsanız ya da gösteriyorsanız hepsi taşak mı değil mi cool bir havada olmalı. ama yine de sizin ondan çok hoşlandığınızı düşünmeli. bunun zararı yok. siz bunu uzun ve romantik sözlerle, ağır bir havada söylemedikten sonra…
devam edecek... daha yeni başladım...
- (bkz: sen devam et ben geliyorum)
- (bkz: armudun da sapı var ama koparıp yiyorsun)
- bir hatunu tavlamak için bu giriyi okuyacak, hatta kayser sözer'in olan bu giriyi okuyacak kadar umutsuz birinin asla kullanamayacağı kurallardır...
hacı sen baştan kaybediyosun zaten, ne kuralı ne altını ?
- -evet, denge önemli…. dolayısıyla ipleri onun eline vereceksiniz. çok ağlak, aptal aşık olursanız onu tamamen kaybedeceğinizi söylemiştim ya, fazla ukalalık, terslik de aleyhinize çalışır. çünkü sorun yaşadığı ibiş zaten şu an öyle. kız onun kaprislerini, çok sevdiğinden dolayı yaşadığı ego sorunlarının yarattığı siniri çekiyor zaten. manyak tavırlarını. kıskançlığını. eee sizden de aynı yaklaşımı, abuk subuk tripleri görürse ne uğraşsın lan… gider eski sevgilisininkini çözer. hazırı var ortada. dolayısıyla ne kıza vazgeçilmez olduğunu hissettirin ne de vazgeçilir… arada bi yerde kalın. kafasını hoş bir şekilde karıştırın.
- o aramadan, sormadan, mesaj atmadan ona mesaj atmayın. ama aradığında, mesaj attığında çok güzel karşılıklar verin. “çok özledim yahu seni” falan filan bile olabilir. fakat dediğim gibi o aramadan sakın aramayın. hassas biri olduğunuz izlenimi verir bu. mutlaka şakayla karışık ya da direkt soracaktır, “yaa hep ben arıyorum biraz da sen ara bu nasıl arkadaşlık” filan diye, gülücük koyarak tabi…. bi anda ciddi moda dönün. saşırtın. sürekli laylaylom olmaz. ağır ağbiliğinizi de görsün. ona şuna benzer bi şey deyin. “ya canım şimde nerdesin ne durumdasın bilmiyorum. hani mesaj atıp rahatsız etmek istemem. belki müsait değilsindir. hem zor bi dönemdesin ve ben herhangi bi şekilde olumsuz olarak seni etkilemek istemiyorum. hani böyle sorunlu çiftlerin etrafında dolanan akbabalar olur ya, onlar gibi olmak istemiyorum” bık bık işte. tam bi oğlan gibi. güvenini kazanın.
-şunu asla unutmayın: onun sevgilinizle sizin aranızda pek fark yok. erkeklerin hepsi aşağı yukarı aynıdır. kadınların olduğu gibi. tek farkınız sizin şu anda sevgilisi olmayan, daha doğrusu birini sevmekten dolayı kişiliğini kaybetmeyen sıradan bir erkek oluşunuz. huzurlu. kafası rahat. o da 5 sene önce sizin gibiydi. aynınız. birini sevdi, aşık oldu, baktı kızın egosu baskın, günden güne bitirdi kendini, şimdi de uzatmaları oynuyor. yani kız onun 5-6 sene önceki halini görüyor sizde. fazlasını değil.
-kendinizi ve onu sevgilisiyle barışacakmış moduna hazırlayın. siz her ne kadar doğru hamleleri yapsanız da her zaman eski sevgilisine dönme ihtimali vardır çünkü. bi ters hareketinize, arabadaki ufak bi soğukluğa, kısacık anlara bağladır bu. en çok elde ettiğinizi düşündüğünüz zamanda bile gerçekleşebilir. dolayısıyla kızı da kendinizi de bu şartlara hazırlayın. açıkçası dönerse sizin için çok daha iyi olur. sizi özleyecektir. mağdur durumuna düşeceksiniz ayrıca. ve mutlaka bir kez daha ayrılacaktır ondan. üstelik bu seferki temelli ve kesin… o yüzden de tam koptu derken bi kere daha dönmeleri daha iyi olur.
- önce şerefini sat, sonra ananı da al gel.
gerisini yolda anlatırız.
- en önemli kurallardan biri bunları uygulamaya çalışırken ona asla aşık olmayın. neymiş, ona kesinlikle aşık olmayın. ne dedim lan ben… ona aşık olmayın… bu sizi tamamen bitirir… ki aşık olma ihtimaliniz de epey yüksek yani. neyse bu konuya geçiyorum. zayıflık bizim konumuz değil şu an. güçlü taraftayız.
-beklemek sizin en büyük silahınız. zorlamamak. pressure uygulamamak. karşıdaki ibiş mutlaka hata yapacaktır. siz de olsanız aynı yerde siz de yaparsınız çünkü. hata ne olur peki? uzun süreli ilişki yaşadığınız kadının sizi ilelebet terk etmesini istiyorsanız ayrılığınızda ona geri dönmesi için yalvarın. hemen hemen her erkek yapar bunu. mazeretleri de aynıdır, “yaa her ayrıldığımızda o aradı. büyük fedakarlıklar yaptı. bu sefer ben arayım da barışalım. özür dileyim” böyle düşünür erkeklerin hepsi. hatta kendisi ilk defa arayacağı, barışma teklif edeceği için bunun gerçekleşeceğini kesin zanneder. ama ne yazık ki bu asla olmaz. kadınlar erkeklere benzemez çünkü. niçe başkanın bi sözü vardı ya, erkeklerin yüreği serttir de kadınların yüreğinin özü katıdır mı ne sikimse işte, kadın bi kez ayrılmayı kafasına koyduğunda ayrılır. ve onun ayrılığını hızlandırmak, kendinizi tamamen bitirmek istiyorsanız da tek yapmanız gereken şey ayaklarına kapanmak. kalmış son kırıntınızı da tüketirsiniz. şunu öğrenin artık bebişlerim, biz, yani erkekler, ne kadar ayrılmak istersek isteyelim karşımızdaki kızın ağladığını, bizi sevdiğini söylediğini, yalvardığını gördüğümüz zaman hemen yumuşarız. hiçbir ayrılık yoktur ki kadın istemeden gerçekleşsin. siz öyle zannedersin ancak, ben terk ettim diye, halbuki terk etmenize o izin vermiştir. peki kadının karşısında aynı hareketi bir erkek yaparsa ne olur? ağlayıp sızlayıp yalvarırsa… ölür. ya bukowski’nin bi sözü vardı jesi olsa bilirdi bak şimdi,” bi kadın sizi lağım çukurunda görse öylece üzerinize tükürür gider” türünde bir şeydi. bu değil tabi. çok daha güzeli. neyse kadın aciz erkeğe dayanamaz. büsbütün soğur. dolayısıyla sizi o halde gördüğünde kısa vadede, ki bu kısa vade bi hafta filan olur anca size dönse bile, bu dönüş sizi sonsuza dek terk etmenin işaretidir. zira kadınlardaki en çabuk tükenen sevgi acımayla gelen sevgi. acıdıkları erkeğe asla aşık olamazlar.
-yani diyorum ki bu oğlanımız kıza mutlaka benzer bir biçimde davranacak. yani o siz mi o mu diye tereddütler içinde kıvranırken kendi kendini bitiren hamleye yapacak. yine anahtar kelimeyi görüyorsunuz: “beklemek”
devam ederdim ama sıkıldım... anlık nöbetler halinde geliyor ve geçiyor..."yazmasaydım hoplatacaktım..."
- sevgilisi olan hatunu tavlamaya çalışan bir kadınsa patlayacak olan teoricikdir.
- (bkz: meriç olmak)
- '' ismim kayser.. kayser sozer '' demekle, başlanabilecek kurallar bütünü..
zaten yazılabilecek her şeyi, üstad, büyük yazar, şair, gizli heteroseksuel, mükemmel insan yazmıştır, bize ne düşer ?
- ortalıkta sürü ile boşta hatun gezerken, diğer erkeği ezmenin vereceği duyguyu tatmayı amaçlayan, başka işi gücü olmayan, 20-25 yaş arasında olup da kendini ispat edecek başka alan bulamamış, hasta ruhlu elemanların takip etmesi gereken yöntemler. ne sikim olcak yani şimdi sen sevgilisi olan hatunu elde ettin, yaraam ondan sonra başkası da senin elinden alacak başka karıyı, aynı duruma sen düşücen, tek akıllı karizmatik ( öyle olduğu da şüpheli de mesela yani ) erkek sen misin, karı zaten kaşar olmasa sen büzüğü de yırtsan 1 sik yapamazsın, tecrübe ile sabittir.
(bkz: boş işler müdürü)(kabus, 26.09.2008 11:52 ~ 11:54)
- "iki saattir konuşuyoruz, bir kere ibne demedik." - oscar wilde
- kesinlikle kayser sozere sorulması gereken kurallardır. ki sıkılana dek anlatmıştır kendisi. ayrıca unutulmaması gereken, kadın sevgilisi olsun olmasın bu kuralların aynen uygulanması gerektiğidir. kadın sevgisi olan bir varlıktır. sevgilisi olmasa da bir sevgi vardır ortada herzaman. çoğu zaman eskilere olan bir sevgidir. bu kurallarla sevgiyi üzerinize çekersiniz. bu kuralları uygulamak onları kaldırmak değil, onları çaresiz sevgilerden kurtarmaktır.
- darbelere dayanıklı olmak.
en basit taktik. kıza tatlı bir şekilde ve kızın ondan hoşlandığınızı anlayamayacağı; ancak erkeğin de sizden aşırı kıllanacağı dozda kur yapın. erkek godoş değilse kesin sizinle agresif bir tarzda konuşmaya çalışacaktır. alttan almayın; ama kıza yazdığınızı açık da etmeyin. kızın önünde kavga edin, kavgadan kaçmaya çalışan loser öğrenci gibi dayak yiyin (abartmadan, kızlar hilkat garibelerinden hoşlanmaz). kız erkek arkadaşıyla "çocuğu boşuna niye dövdün ki" konulu bir kavga edecektir. ayrıca dayak yiyene de "gel yaralarını sarayım" tarzı bir şefkat gösterecektir. bu kızla sevgilisinin ayrılmasına ve doğru hamleler sonucu kızla çıkmaya başlamanıza yol açacaktır.
queen gambit gibidir; doğru uyguladığınızda savunması yoktur.
not: bu yöntem eski tip onurlu erkeklere göre değildir; onlar hoşlandığı kızın karşısında dayak yemez, yemeyi sindiremez. onlar kızın sevgilisini düelloya davet edip öldürebilir.(scorpeo, 26.09.2008 14:22 ~ 14:23)
- 1.çok şerefsiz olmak.
2.dünyada ona kız kalmamış erkeğin ezikliğini en derinlerde yaşamak
3.dayak yemekten korkmayan bir bünyeye sahip olmak.
4.cami duvarına her zaman bu kadar yakın durmamak.zira kızı tavlamak için ömrünüz yetmeyebilir.
- baştan aşağı şerefsizlik olmakla beraber şöyledir;
- önce elemanla (sevgiliyle) kanka olunur.
- kankalığı sağlayan ortak noktalar hatuna deşifre edilmez. hatun merak eder durur.
- bilakis kankalık düşmanı zıtlıklar ifşa edilir.
- hatun, sevgilisinin özellikleriyle taban tabana zıt bir sevgili kankası görmelidir. bu durum onu rahatsız etmelidir. sizden içten içe neret etmelidir. bu nefret, hatuna kurulan tuzaktır.
- hatun sizi, sevgilisinin etrafındaki bir zararlı olarak görmelidir.
- hatun günün birinde basit bir sebepten elemanla bozuşur. sorunu elemanın bütün karakterine geneller. geçici bir süre için kız, elemanın bir şerefsiz olduğunu düşünür. ona benzeyen herkes de şerefsiz olur.
- siz, o şerefsize (sevgiliye) zıt, ama her nasılsa kanka bir kişisiniz. kız, kankalıkdan dolayı size yaklaşıp elemanı sorar. nefretten dolayı da sizden korunmaya çalışır.
- o anda kankayı gıyabında korurcasına arayı bulma gayreti gösterilir. bu vefalı hareketiniz kızın size karşı içgüdüsel nefretini sorgulamasına hatta ondan utanç duymasına sebep olur.
- eleman (sözde kanka) hakkında yüzeysel, derinliksiz, anlık iyi ve komik şeylerden bahsedilir. kızın kalbi, kankaya karşı onarılmaya çalışılıyormuş gibi yapılır.
- aslında kızın aklında, elemanın yüzeyselliği ve kankanın (yani sizin) "kötü günde arkadaşın arkasını toplama" erdemi zehirli koza gibi örülür.
- "kankanın kötü gün dostu" yönünüzü keşfeden hatun da aslında kötü gündedir. ve dosta ihtiyacı vardır (ne tesadüf??)
- kapağı kapatılıp iki gün kısık ateşte kendi kendine pişmeye bırakılır.
- üçüncü gün kız, sözde kankadan ayrılır.
- dördüncü gün kız, size koşar. hemen kucak açılmaz. sözde kankaya sadakat ayağı çekilir.
- beşinci gün kıza, arkadaşımın aşkıydın söyleyemezdim ayağı çekilir.
- atıncı gün ayak yapılmaz.
- ilk altın kural süzme bir piç olmaktır. ya da o. çocuğu. zira böyle bir hadiseye girişmek için bazı duygulardan uzak olmak gerekir..
zira sevgilisi olan birisine yavşamak "ben ibnenin tekiyim" demekle eşdeğer bir harekettir.
- bravo lan! var ya süper insanlarsınız. sizden korkulur. gün geçmiyor ki siz sözlük yazarlarının yeni keşiflerine, bilimsel makalelerine rastlamayalım. kendinizi aşıyorsunuz cidden. yalnız, sevgilisi olan hatunu tavlamanın altın kuralları kesmedi beni hacılar. ''evli bir kadını yatağa atmanın altın kuralları'', ''sevgilinin taş kardeşini hoplatmanın incelikleri''... bunun gibi başucu eserlerini de yayınlarsanız çok memnun olacağım. çünkü ben de tam olarak, ''en adi orospu çocuğu olmanın püf noktaları'' konusunda kendimi geliştirmeye çalışıyordum. eminim benim gibi niceleri vardır bu www ortamlarında. bi el atın be! amme hizmetidir. sevabı büyüktür.
- içinde pek çok incelikler barındıran kurallar bütünüdür. sabit bir sayısı yoktur, kişiden kişiye değişir.
aha sayıyorum sonra yok ben okuyamadım filan olmasın, anlamam, basarım tokadı.
1.önce bu bacımızla arkadaş olunmalıdır. bu ilk ve en önemli kural zira arkadaş olmadığın sevgilisi olan hatunu tavlamanın altın kuralları henüz elime ulaşmadı. ulaşan varsa paylaşsın reputasyonu artsın.
2.sürekli kısa ilişkilerden bahsederek hem ne kadar kuul olduğunuzu gösterir hemi de kızın bilinçaltına carpediem felsefesini yerleştirirsiniz.
2a. kız manipülasyona yatkın bir arkadaşsa 3. kurala geçin.
2b. değilse uğraşmayın a.q, ayıptır ulan.
3. doğru anı bekleyin. çok yavşamayın, hayatı ondan daha iyi bildiğinize dair bir intiba bırakmaya çalışın, bu tabi yetenek ve zaman gerektiren bir durum. bilmiyorsanız hiç bulaşmayın.
4.bu kızın muhakkak sevgilisiyle yaşadığı problemler olacaktır. bu dönemde hep yanında olun ve bir erkek gözüyle ona tavsiyeler verin. misal: aramıyorsa kesin başka birisi vardır, bi süre sonra elektrik bitiyor artık yani vs. vs.
5.bu kötümser ve karamsar tavsiyelerin etkisini en yoğun yaşadığı anı bekleyin ve ona iyi geleceği vaadiyle yemeğe, bara filan çıkarın.
5a. bara gidip hala tavlayamadıysanız hödüksünüz, vazgeçin.
5b. kız alkol kullanmıyorsa süreç çetin olacaktır. sevgilisinden ayrılana değin arkadaş ayağını sürdürün ve teselliyi sizin kollarınızda bulmasını sağlayın.
6. yuh a.q bu kadar olaydan sonra hala olmadıysa bi aynaya bakın filan ne biliyim, hadi dağılın şimdi.(rojhot, 04.10.2008 18:28 ~ 18:30)
- (bkz: kanka ayağı göt ayağı)
|