belki ilginizi çeker
  1. · bitanem
  2. · şimdi onlar düşünsün
  3. · gergin bekleyiş
gündem
  1. · itü sözlük yazarlarından şiirler
  2. · galatasaray
  3. · izmirli altıncı nesiller buluşuyor sevişiyor
  4. · onur öymen
  5. · her şey iyi giderken ayrılalım diyen sevgili
  6. · okan bayülgen
  7. · yeşim salkım
  8. · minder
  9. · seri sarı kart çıkaran hakem

sevgili olunmadan önceki üç dakika  

 sayfa  / 2
  1. ömre bedel dakikalardır.

    sigara mavi, duman beyaz. karşında, gözlerine bakıyorsun. “önemli bir konu” konuşmak için çağırdın. adrenalin beyninden kaslarına, kaslarından tenine, teninden terine, terinden ellerine, ellerinden pantolonuna bulaşıyor. terliyorsun. sigara beyaz, duman mavi. çay söylüyorsun, zehir zıkkım oldu çay, boğazından geçerken. kalbin ramazan davulcusuna nazire ediyor. düm düm teke tek düm teke tek!

    “eee, ne konuşacaksın?”

    ellerin titremeye başlıyor. kem küm derken kemler küm olmuyor, tıkanıyorsun. seni sevdiğini biliyorsun. bilmesen de inanıyorsun en azından. inanç kurtarır mı? bilmiyorsun. sigara siyah, duman kırmızı. gözlerin kararıyor, tebessümün yüzüne yapışmış, derin gerilmiş, tenin kurumuş, çay soğumuş, ayakların buz gibi. eyvah, vakit geldi! hâlbuki dün gece, evet evet dün gece, hani aynanın karşısında saatlerce prova yaptığın dün gece, hani söyleyeceğin tüm kelimeleri bir bir ezberlediğin dün gece ne kadar kolaydı her şey. of! insan aynalarla ne rahat konuşuyor oysa ki. ayna ayna söyle bana, ben şimdi ne diyeyim bu kıza? “ne demeli şimdi bir çiğdemin toprağı yırtışını seyredişim” toprak gibi yırtılıyor için. eyvah, vakit geldi!

    “hadi ama, beni buraya susmak için çağırmadın değil mi?”

    hayır! ben seninle konuşmak için çağırdım. en azından seninle susmak için çağırdım. yok, şimdi bir kere konuşup, sonra hep susmak için çağırdım. sigara söndü, duman uçtu. vakit geldi. tüm aynalar kolay lokma idi. şimdi zor zaman.

    “biliyorsun, uzun zamandır birlikte iyi vakit geçiriyoruz.”

    kahretsin, ne boktan bir başlangıç! herkesle iyi vakit geçirilebilir. arkadaşlarıyla da, dostlarıyla da! başka bir şey demeliydin. başka bir şey, hiç söylenmemiş bir şey, hiç duyulmamış bir şey. hiç söylenmemiş bir kelime kaldı mı yeryüzünde? hiç kurulmamış bir cümle kaldı mı? sanmam. başka bir şey demeliydin.

    “evet. gerçekten seninle güzel vakit geçiriyorum. bunun için çağırmadın ama beni, biliyorum.”

    eyvah! neyi biliyorsun? bilme, biliyorsan da bilmezden gel. korkutma beni! eyvah, tebessüm etmiyor! kızdı. biliyorum kızacak. biliyorum, şimdi o meşhur “hayır, sen benim arkadaşımsın ve seninle öyle vakit geçirmek istiyorum” geyiğine dalacak. hayır! bana bunu yapmaya hakkın yok. hayır diyeceksen de tebessüm ederek de! hayır deme, deme, deme!

    “evet, bunun için çağırmadım. söze nasıl başlayacağımı bilmiyorum. aslında biliyorum, hatta biliyor musun, dün gece bu anın provasını yaptım defalarca.”

    “ne yani, kendimi bir tiyatro sahnesi gibi mi hissetmeliyim? neyin provası hem bu?”

    neden söyledin bunu, aptal! aptalsın sen, aptal! o kafatasının içinde bir mercimek tanesi taşıyorsun! aptal! dalga geçecek seninle. söyleme, şimdi sus ve bir daha hiçbir şey söyleme. hatta kalk git şimdi. telefon! allah’ın cezası telefon! çal hadi! en gereksiz anda çalan telefon, engerek yılanı gibi beklersin şimdi değil mi? ne diyeceğim.

    “… söyleyeceksen söyle artık. akşama kadar senin iç konuşmanı bekleyemem.”

    “iç konuşmamı? nasıl yani?”

    “o kadar içinden konuşuyorsun ki, buradan bile duyuluyor.”

    “seni seviyorum … anlıyor musun? başka bir şey demeyeceğim. sana aşık oldum ve bundan utanmıyorum.”

    “biliyorum, aptal! ben de seni seviyorum. anlaman için daha ne yapmalıydım!”

    seviyor mu? beni mi? nasıl? ama, ama… söyledim, söyledim ve beni sevdi. beni seviyor! işte beni gecelerdir uykuyla kan davalısı eden o! işte günlerdir her tebessümünde içimdeki tüm yağların cızır bızır ettiği o! işte gözleri, işte elleri! o, şimdi benim sevgilim! o, seviyor, beni!

    söyledim. bitti. bu üç dakika bir ömre bedeldi.
    (birtakım şeyler öyledir, 01.11.2009 21:43)
  2. erkeğe yüklenmiş en ağır yüktür. zaten ilişki boyuncada bunun acısını gizli gizli çıkarır. bkz: eny'den freudcu yaklaşımlar.
    (eny, 01.11.2009 22:00)
  3. öpüşmeye başlamadan biraz öncesine tekabül ediyor.
    (bete noire, 01.11.2009 22:03)
  4. - kalkalım mı?
    + erken daha.
    - geç olur burdan iki vesait bizim ev.
    + ben bırakırım.
    - yok olmaz sonra buraya döneceksin bir daha ne gerek var.
    + istiyorum ama ben bunu.
    - mahçup oluyorum.
    + bence de mahçup olmalısın.
    - nasıl?

    kız bozulmuştur adam sorusunu cevaplamadan gider hesabı öder, gelir, yerine oturur.

    + hadi giy kabanını.
    - neden mahçup olmalıyım?
    + şimdi burdan kalkıp sokağın sonuna kadar elimi tutmadan yürüyceksin, bir tür işkence bu yaptığından utanmalısın.
    - niye el ele yürümeyelim, sen elimi tutarsan ellerim ısınır ki hem
    + hem elini tutsam hiç bırakmam ki ben.

    kız ellerini adamın avuçlarını bırakır.

    - bırakma o zaman.
    (odalık, 01.11.2009 22:04 ~ 02.11.2009 09:33)
  5. hiçbir şeyin normal olmadığı ama her şeyin en güzel olduğu dakikalardır.
    (ilişik yaşam formu, 01.11.2009 22:05)
  6. - yarına çatı maketim var ya off ( mekandan kalmam gerek, ama hiç kalkmak istemiyorum öyle dursam baksam yeşil gözlerine)
    + çatı dediğin nedir ya bi üçgen değil mi hepi topu.( mühendis kafası)
    - çiz madem o kadar kolaysa.( kağıda bir çatı şekli çizilir, uzatılır)
    çizmeye başlar;

    + bak bu evin çatısı, bu da evin kendisi, bu bahçesi, bu da evin önündeki sahil. bunlar da evin sahipleri (elele tutuşmuş bir kız bir erkek çizer) bunlar biz olalım mi ne dersin?
    _... (kız iptal)

    eller kenetlenir,
    +hadi kalkalım bitanem
    (fenomen, 01.11.2009 22:17 ~ 22:17)
  7. hava yağmurludur ve bir tane şemsiye vardır. iki kişi yürümektedir. erkek oldukça sinirli görünmektedir. şemsiyeyi nefretle tutar. ''nasıl tutuyorsun şemsiyeyi, der kız, ıslanıyorum'' beceriksizim ne yapayım, şemsiye tutmak da bile beceriksizim, der erkek. biraz daha yüyürler.
    '' nasıl bi mesajdı, dün akşamki o, der kız. sana hayatında başarılar gibi bi şey yazmışın.'' öyle bi şey işte der erkek, ne önemi var hem, sinirli hali hala devam etmektedir. ''yani der kız, beni hayatında görmek istemiyosun'.' erkek durur, şaşkındır. hayatımdamıydın ki? ver şu şemsiyeyi der kız, seni beceriksiz! ayrıca budala, hayatındayım ve hayatımda olmanı istiyorum.
    (stagger lee, 01.11.2009 22:23)
  8. babayı almadan önceki üç dakika (reddedilmeden önceki üç dakika)'dan sonu dışında farklı olmayan üç dakikadır. ömründen ömür götürür insanın, o üç dakika üç sene gibi gelir, bir türlü geçmek bilmez, vücutta adrenalin tavan yapar, sıkıntı basar, kalp atışları hızlanır, yüz kızarır, el ayak birbirine dolaşır, saçmalamanın sınırları zorlanır. sonunda o 3 dakika boyunca ıkınılan an gelir, beklenen teklif yapılır, o anda da tüm sıkıntılar son bulur, insanın üstüne bi anda bi hafiflik çöker, şimdi onlar düşünsün'dür artık.
    (elchupacabra7, 01.11.2009 22:25)
  9. çoktan sevgili olunmuştur da taraflar kendi duygularından emin olduğu kadar karşı tarafın duygularından emin değildir.
    (tükenmezkalemsilgisi, 01.11.2009 22:28)
  10. acı çekmek için geri sayım başladı

    180 179 ...

    ..90 89 88

    +önce mutlu olacaksın
    -hadii saay

    80 79 78 77

    +sonra kuşkuların olacak
    -lütfen saymaya devam et
    +peki

    69-68

    +istersen vazgeç bak çok acı çekeceksin sonunda
    -ben her şeyi hallederim

    63 62 61 60 ....

    ...30 29 28

    -dostum emin misin bak? geri sayıyorum ama
    +neden böyle şeyler soruyorsun?
    -insan sonunda kendine kalıyor
    +bunlar yalan, mutlu olmamı istemiyorsun
    -peki sen kaşındın

    3 2 1 0....

    ve soru işaretiyle harmanlı mutlu başlangıçlı, acı sonlu bir filme daha hoşgeldin...

    keşke beni böyle uyaran birileri olsa her seferinde...

    (bkz: sevmeye korkmak)
    (emir cool u, 01.11.2009 22:29 ~ 22:40)
  11. dudaklar kurur halbuki sıradaki ekşın bunun tam tersini gerektirmektedir, koku alma duyusu keskinleşir, daha sonra çekim alanı aktif hale gelir adeta iki mıknatısı belli bir uzaklıkta ayrı tutuyormuşsun gibi sonra ilişkilerinle ilgili kötü şeyler flashback yapmaya başlar o flashbacklere karşıdaki karakter eklenip flashforwardlar oluşturulur ''ama ben aşık olamıyom bak, çabuk sıkılıyorum bi de sonra üzücem seni, hem iltifat felan da edemem hiç'' sonra cop diye bi ses çıkar bi bakmışsın yapışmışsınız birbirinize kendi kendine dersin 'herneyse'...
    (bkz: öpülüyorum)
    (theme, 01.11.2009 22:37)
  12. aynen yaşanmıştır:
    -niye bana öyle bakıyorsun?
    -bakmıyorum...
    -bakıyorsun gözün şaşı oluyo hatta???
    - ben seni o kadar uzun zamandır bekliyorum ki, şimdi bu yanımda oturan sen misin diye inanamamış olabilirim belki...
    - ha..ondan yani..
    - evet...ben sana yıllardan beri aşığım ama öyle ilginç bir kadınsın ki bunu anlatana kadar anam ağladı, dikkatini çekecem diye seni kahvaltıya çağırmaktan ve sürekli olarak krep yapmaktan kollarım koptu şerefsizim.
    -haa..şerefsizim diyon yani..
    - allah belanı versin, seni seviyorum...elini tutabilir miyim?
    -hmmm, tamam o zaman..tutabilirsin...
    sonuç: bu diyalog yaşandıktan tam 2 yıl sonra nikah masasına oturulmuştur.
    (abdurrahmanshowtv, 01.11.2009 22:39)
  13. (bkz: pırpırlı dakikalar)
    (avalon, 01.11.2009 22:39)
  14. "-ya bırak şimdi barbaros bulvarı'nı."

    ithafen...
    (mandalinaya parmağımı soktum parmağım şişti, 02.11.2009 16:04)
  15. - ben sevgilimin eli elimdeyken parmaklarını okşarım severim sabit tutamam hiç parmaklarımı.
    - nası’ yani?
    sağ el kızın sol elinin tutar, baş parmak, işaret parmağı sol elin parmaklarını sever, sever, sever.
    - böyle bi’ takıntım var işte.
    - ilginç hakkaten.
    - güzel de hem. ( gülümsemeler, gülüşmeler )


    ankara haziran 2000 kuğulu park
    (fular, 02.11.2009 16:10)
  16. 21:15 için sözleşilmiştir.
    tam 21:15 'de mekana gelmiştir kız.
    adam üst asma katta beklemektedir çaktırmadan.
    -gel
    der sadece.
    biraz kız çıkar biraz adam iner.ortada buluşurlar.yukarı çıkmaya devam ederler.üst avluda sergilenmekte olan birşeylere işaret eder adam.bakınır kız saf saf.
    sonra gözgöze gelirler.
    -aa öpüşmedik
    der adam.yanağına uzanır kızın.bu selamlaşma tadındaki öpüşmeden kızın ruju kalmıştır adamın yanağında.
    -aa dur
    der kız.
    eliyle usulca silerken ruj izini tekrar gözgöze gelirler.
    kız adamın gözündeki arzuyu okur.sanki yalvarmakta olan arzuyu.adam elini kızın omzuna atar.kız hafifçe beline dokunur adamın.titreşmektedir bedenleri.
    içeri geçerler.adam elindeki cd'leri dizerken anlatır bir taraftan:
    -bak işte böyle yapacaksın,hazırlayacaksın bunları bana.
    hazırlamıştır kendisi o esnada.
    -hadi gel
    der.
    birlikte karanlık koridordo yürümeye başlarlar.adam tekrar elini omzuna atar kızın.kız sarılır.hayır,kız iyice sokulur,sokulur.
    dururlar koridorun ortasında.adam bu kez sarılır vargücüyle.az sonra öpücüklere,kokusuna,tutkusuna boğacaktır kızı.

    alt kattan belli belirsiz duyulan müzikler eşliğinde.
    (aydinlikta, 03.11.2009 12:12 ~ 12:14)
  17. sevgili olunduktan sonraki üç dakikaya nazaran mesafe daha fazladır. epey fazla.
    (twiggy ramirez, 03.11.2009 12:14)
  18. aşırı heyecanlı geçen ve muhtemelen hatırlanamayan dakikalardır.
    (corqerbota, 03.11.2009 12:15)
  19. 2003 istanbul tepebaşı italyan kültür
    en üst kattaki sınıf 3. kur. ders pazar sabahı 11’ de, sabaha karşı eve gelip yatmışım. köpek gibi sigara içmemden mütevellit merdivenleri çıkarken ruhumu teslim edecek seviyeye gelmişim. nefes nefese sınıfa giriyorum, tekli sandalyede öylece oturuyor, hep aynı masumiyet, hep aynı güzellik… yanındaki sandalye boş. sanki isteyerek değil de spontane yanına oturuyormuşum gibi gidiyorum , içimdeki şerefsiz kıs kıs gülüyor, bense az önce dünya yanmaya başlamış ve umursamıyormuşum gibiyim.
    - hmmf hmmf off geç kaldım diye koşturdum öldüm ya.
    - acele etmeseydin yavaş çıksaydın keşke var daha dersin başlamasına.
    - ne bileyim işte kalbim yerinden çıkacak gibi baksana.

    sol elimle sol elini tutuyorum, sanki 4 karatlık bi' pırlanta var elimde - markiz kesim - öyle dikkatli tutuyorum elini. kalbime götürüyorum küt küt atıyor, atıyor ama merdivenleri hızlı çıktım diye değil. elini kalbimin üstüne koyuyorum, bırakıyorum, çekmiyor, çekemiyor o da...
    (fular, 03.11.2009 12:22)
  20. büyük ihtimalle kıymeti daha sonra anlaşılacak üç dakikadır.
    (morcivert, 03.11.2009 12:26)
  21. sevgili olunduktan sonra konuşulması hoş dakikalardır. ilişkinin en değerli temel taşıdır.
    (lengineer, 03.11.2009 12:56)
  22. bazen heyecandan hatırlanamayan dakikalardır.
    (kira, 03.11.2009 13:15)
  23. öpüşüleceği anlaşıldıysa ağızdaki tükürükleri yutmaya çalışmakla geçer; fakat bu beyhude bir çabadır çünkü heyecanlı olduğunuz için siz ne kadar yutsanız da ağzınızın içinde sürekli salya salgılanır.

    bu iğrenç ayrıntı bile olayın romantikliğini bozmaz tabii.
    (göğem, 03.11.2009 13:36)
  24. dünyanın en ağır çekimli 3 dakikasıdır.
    (zinkafnun, 04.11.2009 00:49)
  25. - aç ağzını yum gözünü
    + aaaaa...

    (hayvan mıyım neyim... ?)
    (böbelere bolon, 04.11.2009 00:50 ~ 06.11.2009 19:48)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil