bide her şehirlerarası yolculuğa çıktığım zaman,aha şimdi otobüs öndeki arabaya çarpacak,sonra şarampolden yuvarlancaz diye tırsıp duruyorum yol boyunca...
karşıdan karşıya geçerken bir aracın altında kalmak veya yanımdaki insanın o aracın altında kalması,
veya yolda giden , yemekhanede yemek yiyen vs. seyrettiğim bir insanın ölmesi
lan iğne tabiki iğne. 'çocukluğumdan beri iğne yiyorum lan ben peh! o sivri şeyden mi korkucam olum!' diyip havalara girerken içimde ne fırtınalar kopuyor bir bilseniz. altıma yapcam bir gün korkudan.
17 ağustos 1999 depremine bilgisayar başında yakalanmak dolayısıyla o meşhur kırk beş saniyenin tamamını bilinci açık bir şekilde yaşamış sözlük yazarının, artık -bildiği kadarıyla- kalmamış olan korkuları, fobileridir.
sanıyorum yaşantılanan büyük bir korkunun ardından fobileriniz sizi terk ediyor.
daha bıcırıktım, yemek yemezdim hiç, yesem bile lokmalar ağzımın içinde, yanaklara doğru preslenerek günlerce misafir edilirdi.
yok hayır nankör biri değildim o yüzden gidip tuvalete filan tükürmezdim ağzımdakileri ama beklerlerdi, günlerce belki hafta.
anakrosiya filan da yoktu yani o zamanlar zayıf kalayım, fit olayım derdi de yoktu.
sonra ninem ile annem, karşımızdaki bahçe içinde müstakil bir evde oturan haydar adındaki amcanın yemekleri yemezsem beni alıp kaçıracağı konusunda korkutmaya başladılar, bütün çocukluğum hırsızlardan korkarak geçti neticede...
* örümcek. izlediğim örümcekli harry potter filmindcen sonra hiçbir böcekten veye benzeri şeyden korkmama rağmen korktuğum ve sevmediğimi söylediğimde kınandığımın hayvan türü.
şu anda kendimden korkuyorum sözlük. endonezyada deprem olmuş. gece fosur fosur uyurken rüyamda deprem olduğunu gördüm. bu nasıl bir şeydir. biri bana açıklasın. yoksa korkudan 8. kattan aşağıya atlayacağım şimdi.