|
|
- (bkz: rubaiyat)
(bkz: ömer hayyam)
- üstadı ömer hayyamdır. yazılması en zor olan aruz kalıbına sahip olduğundan rubai yazmak üst düzey bir yetenek ister. bu nedenle divan şairlerinin çoğu denemişse de sayılabilecek kadar az olanları başarmıştır.
- divan adlı şiir kitabında turgut uyar'ın da denediği yazım şekli.
rubai
hazırladım hazıra durdum giydirdim gölgemi
kuş çığlığı senin bölgen sorma benim bölgemi
aşklar telef olup gider sokak köpeği gibi
gitsin. harcansın bazı şeyler. sen dur e mi
rubai
haydi ben geldim oturup konuşalım ey gök
bütün altın tarlası bütün komşularımla
tarla tapan ırgat esnaf bütün komşularımla
in dolaş bir yerlerde buluşalım ey gök
turgut uyar
divan
can yayınları
- satır aralarında hayatın sırrını barındırır orhan veli'nin rubai'si...
"ömrün o büyük sırrını gör bir bak da
bir tek kökü kalmış ağacın toprakta
dünya ne kadar tatlı ki binlerce kişi
kolsuz ve bacaksız yaşayıp durmakta."
(bkz: orhan veli kanık)
(bkz: garip)(63, 28.05.2007 14:19 ~ 24.06.2007 12:53)
- dünyada akla değer veren yok madem,
aklı az olanın parası çok madem,
getir şu şarabı, alın aklımızı:
belki böyle beğenir bizi el alem!
- türk edebiyatında karşılığı tuyuğ olan nazım şekli. rubai'de işlenen konular genellikle felsefidir ve nükteli bir anlatım kullanmak esastır. kafiye düzeni aaxa şeklindedir. asıl söylenmek istenen son iki dizede verilir.
ayrıca arapça'da çok sık kullanılmayan bir vezindir.(aytok, 31.07.2007 22:49 ~ 22:50)
- ilk iki mısrada taşı sapan yayına yerleştirir, üçüncü mısrada ise bir duruş vardır, o duruş da sapan yayını sonuna kadar germe durumudur. son mısrada ise taş savrulur, gediğine konur.
çok basit ve ilkel bir stil olmasına karşın samimidir. sıcaktır, candır, canandır, yirim ben onu yir.
rubai mubai hepsi hikaye
ister kitap yaz ister makale
adam değilsen eğer şaşkın,
şair olmak, yazı yazmak ne çare...
al sana rubai.
not: üslup dolayısıyla mani havasına girdiği için ömer hayyam' dan özür diliyorum.(draco, 21.06.2008 13:29 ~ 13:30)
- cennette huriler varmış, kara gözlü;
içkinin de ordaymış en güzeli.
desene biz çoktan cennetlik olmuşuz:
bak, bir yanda şarap, bir yanda sevgili.
ömer hayyam
- özel bir ölçüyle yazılır, 24 kalıbı vardır.. aaxa yada aaaa biçiminde kafiye düzenine sahiptir... iran edebiyatında filizlenmiştir.. genelde mahlasları bulunmaz şairlerin.. zor ve özel bir nazım şeklidir.. rubai'yi bize tanıtan ve sevdiren büyük şair ömer hayyam'dır...
saki, gökler, denizlerce dolgunum;
içime sığmaz oldu coşkunluğum;
ak saçlarımla sarhoş ettin beni,
kış ortasında bahar bulutuyum!
- son derece başarısız da olsa yıllar öncesinde benim de bir tane yazmaya cesaret etmişliğim vardır, sonrasında bir daha yazamadım zaten, kelime ve mana dolmadı bir daha;
sadece bıraktıklarım değil
silmeye yorulduklarımı da arardınız
aynı duvar değil mi, harcı renksizlik
maviler gibi hep arkasındaydınız
- 4 dizelik bir nazım şeklindedir.kendine özgü bir ölçüsü vardır.birinci,ikinci ve dördüncü dize uyaklıdır ancak 3. dize serbesttir.sahip olduğu biçimden dolayı çevirileri ustalık gerektirir.her çevirmen,çevirdiği esere kendinden bir şeyler katar ama rubailerde bu biraz daha fazladır.rubai yazmak her ne kadar kolay olmasa da,çoğu şair tarafından küçük görülen bir nazım şekli olmuştur ve rubai yazanlar pek adam yerine koyulmamıştır.rubai denince akla ilk gelen kuşkusuz ömer hayyam dır.hayyam,rubailerinde genelde aşk,şarap,hayat ve hayatın anlamı gibi felsebi konuları işlemiştir.işte ömer hayyam dan bir rubai:
en doğrusu, dosta düşmana iyilik etmen;
iyilik seven kötülük edemez zaten.
dostuna kötülük ettin mi düşmanın olur:
düşmanınsa dostun olur, iyilik edersen
- nedim'den bir örnek:
sâkî nigehin tamam kâr etdi bana
hayretle cihan yüzünü târ etdi bana
cahbâya bahane bulma vallah billâh
nitdiyse o çeşm-i pür-humâr etdi bana
rakkas bu hâlet senin oynunda mıdır
aşıkların günâhı boynunda mıdır
doymam şeb-i vaslına şeb-i ruze gibi
ey sim-beden sabah koynunda mıdır
|