tiroid beziniz düzgün çalışmıyor ve guatrınız varsa içinizde hep bir sıkıntı ve bitkinlik var olacağından hayat pek manasız gelecek ve akabinde mutsuz olacaksınızdır.kan tahlili ardından tefor veya levotiron kullanılması tavsiye olunur.
hakkında fikir sahibi olmadığım konudur. ama bilmek isterdim.
nedir içimdeki bu huzursuzluk, hiçbir şey yapmama isteği. içimdekini paylaşmak isteyip paylaşmaya üşenmek neden olur ve neden sonrasında kimse sıkıntılarımı paylaşmıyor diye kızılır herkese gıyabında.
mutsuzluğun bir nedeni de, bazı bünyelere mutluluğun/huzurun -mütemadiyen- batıyor olmasıdır.. çünkü -daimi- mutsuzluk bir hayat tarzıdır adeta efendim; yolunda gidiyorsa bir şeyler gitmemelidir, o mutluluk batar o insana. ve işin sizi ilgilendiren yanı ise, böyle insanlar mutsuzluğunu size de bulaştırır; devamlı ürettiği -yersiz ve gereksiz- kuruntularla sizi yıpratır, yıpratır ve tüketir.
en başta kendini sevmemektir.
bir de fabl var bir tane,
genç kedi yaşlı kediye sormuş ben çok mutsuzum sen nasıl böyle mutlu olabiliyorsun,nerede bu mutluluk bana da anlat.yaşlı kedi şöyle bir gülümsemiş ve anlatmaya başlamış;biz kediler için mutluluğun kuyruğumuzda olduğunu öğrenmiştim bir bilgeden.sonra yıllarca onu kovaladım,yakalamak için döndüm durdum.ama daha da mutsuz olmamdan bir işe yaramadı ve yoruldum sonunda boşverip bıraktım.artık kovalamıyordum kuyruğumu.bir an farkettim ki arkamdan geliyor ben yürüdükçe.
çoğu zaman eldekiyle yetinmemek,hep daha fazlasını istemek mutsuzluğun sebebidir. hayattan özellikle de insanlardan beklentiler en aza indirildiğinde biraz olsun ruh hafifler. sonra bakmışsın yolda giderken bir bebek gülümsese ya da sabah kahvaltını vapurda martılarla paylaşınca mutlu oluyorsun.
aslında pek bir nedeni yoktur. mutsuzluk bir nevi doğuştan gelen bir hastalık gibidir. ne yapılsa içeriden atılamaz, ne yapılsa varlığı inkar edilemez. böyle bir şeydir mutsuzluk. mutsuz insan memnuniyetsizdir, elde ettikçe içindeki boşluk büyür, o boşluk büyüdükçe mutsuzluğun şiddeti artar. tabii edinilen bilginin buna olan katkısı da göz ardı edilmemelidir kanımca. öğrendikçe daha çok mutsuz olur insan.
aç gözlülüktür. elindekinin kıymetini bilmeden fazlasını istemektir. halbuki o anki durumunuzdan en azından sağlıklı olduğunuzdan memnun olsanız zaten mutlu olursunuz. bununla ilgili bir söz var:
`ayakkabım yok diye üzülüyordum ta ki ayakları olmayan birini görünceye kadar`