muglak   

adana çık aradan

  1. (bkz: muğlak)
    (dirtypain, 07.03.2007 15:11)
  2. ikimizin de "tesadüf diye bir şey yoktur" sözüne inanmamıza rağmen, benzerliği aşan hatta ve hatta doğaüstü bir şeylerin ikimizin arasında dolandığını düşündürüp şaşırtan diyaloglara girdiğim, güzel sıfatları bünyesinde toplamış muazzam insan, biricik avukatım.
    (ne idüğü belirsiz, 07.03.2007 15:13)
  3. (bkz: muğla)
    (tazmanya canavarı, 10.03.2007 18:30)
  4. bir takım şekillerde yargısız infaz kurbanı olmasının yanında kuvvetli kalemi özlenen, sevilen bir 4. nesil çaylaktır. daha doğrusu yazarken çaylak edilmiştir. çaylaklığın üstünde oldukça eğreti durduğu bir hukukçudur.
    (ne idüğü belirsiz, 14.03.2007 23:21 ~ 23:21)
  5. yüzün kesiliyor diyorum soğuktan, üşümek dolmuştan henüz inmenle ilintili diye ses ediyorum ancak sonuç öyle ki yüz kesilmekte soğuktan; başkası var mı desem elbet yok, budur diyorum. uzatmamalı. en çok ellerim üşür, oysa bu uzvların masumluğu var desek yalan olurdu, bilirdi bunu da, bilmezlikten getirildi ellerce. yıllarca namuslu yaşadık fakat namasum demek değildi nanamus. ilk öpüldüğüm günden kelli dersem bilirdi. onur ve kömür karası gerçek inanç ayağımızdaki tırnaktan başladığı ben demedim prometheus, üşümem senden sebep, bunu da sen bil. dedim ki, ben eller olmuşum buraya sürülmüşüm. düşüne düşüne çoğalırken benden doldurma bostancı, henüz gelmemiş olması bilerekti benden; öyleyse "gün dirildi"deki gibi limonlu sıcak bir çorba içmekti doğrusu. onu yaptım. yanmamış eletrikli sobayı yaktırdım, gözüm yandı. gözüm karardı 15 yaşından mütevellid kelli bu yana öte yana sonraya ölüme gebermeye ve bizim çocuklarla dirilmeye. utandım ve bekledim. çok ekmek yedim. yalandan midem bulandı. yine de eline sağlığın riyakârlığına devrilmesem de o oldum. olgulaştırmadım bilincimle.

    ve geldi, merkez ne benim ne o. gerekliliğinden soyut olmuş bir bostancı görmesi, somutlanması ve hey yandığım gerçek gerçek kez be kez utandırmadın beni, gül diye yaptın tüm bunları ama hay gülmeyi yürek öğretemedi tecrid-i özdeğine henüz; onu da ver onu da ver kuş. kuş gibi hafif bir tüy timsali orada, kaldı ki gereklilikler topluca alınması gerek yönelimlerdi(r), ek fiiler hazırlıyor bizi güzel günlere boşversene. yeterince kapalı olamasam da bir iki güldüm turuncular içinden, tavlada ezmek istemiyorum kimseyi, üç sıfırda kalsın ki kimse üzülmesin. 2 hakkın hep olsun 3 değil ama... bunu ben yapıyorum içten.

    buralar yalan bilirsin; sen yine dutluk eyle ki gencecik yüreğini, hem viran olsun hem gelenin burnu sürtünsün. kolay gele.
    (lenineli, 31.03.2007 01:56 ~ 08.04.2007 17:38)
  6. gayet güzel yazan, hukukçu bir yazardır.
    (twinkle, 19.04.2007 19:10)
  7. inanılmaz derecede ballı bir insanmış, ben bugün bunu gördüm. beklediğimden çok daha iyi tavla oynuyor. yakında çılgın bir rövanşı olacağını düşünüyorum maçımızın. yendiği insanı teselli edebilecek kadar da yüce birisidir.
    (twinkle, 03.05.2007 01:55)