araştırmacı yazar tanımlamasını yazar kendisi için kullanıyor.
yobazları okumak ve takip etmek lazım. düşmanınızı, cahilliği bilmeniz lazım ki ona göre mücadele edebilesiniz. bu gazete ve bu makale bir köy kahvesinde okunurken siz şayet boş boş oturuyorsanız ülkenizin karanlığa batması kaçınılmazdır.
yazı ilginç vurgular ve saptamalar ile dolu... yazarın ilmi tahlilleri; domuz gribinden, biyolojiye, eşcinsellikten, umumi helalara, tıbba ve sosyolojik gözlemlere kadar uzanmaktadır.
yazı dan satır başları:
1- "....domuz mamullerinde grip virüsünün mevcudiyetinden şüphe yoktur. kim domuz mamullerini doğrudan veya yiyeceklere katılmış olarak yerse (ki, bunlar her çeşit sucuk, salam ve sosislerde mevcuttur) otomatik olarak grip virüsünü de almış olur. "...
araştırmacı yazarımız ilginç bir bulaş yolu tanımlamış.
2- ".....bu virüs vücutta en müsait olan akciğer dokularına gider ve yerleşir. orada gelişmesi için müsait bir ortam buluncaya kadar bekler. meselâ ilkbaharda vitamin eksikliği sebebiyle hastalık çoğalır, grip salgını her tarafta kol gezer...."
bu tıbbi değerlendirmeleri ben hiç bir kitapta bulamadım. yiyecek ile aldığınız virüs akciğere gidiyor bekliyor bahar ayında vitaminsizlikten hastalık yapıyor. kist hidatik filan karıştırmış ama yetmemiş. bu eşsiz tıbbi katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz. hacettepe tıp fakültesi bu yazı sonrası müfredat değişikliğine gideceğini açıklamış.
3- "....domuz denilen zehir vücuda alınınca, vücudun normal zehir atma organları tarafından atılması mümkün değildir.yani urin, nefes yolları, dışkı, ter ve deri yollarından bu zehir atılamaz...."
tıp yıkılıyor. bütün önyargılar kalkıyor. öğrendiğimiz herşey yanlışmış. domuz zehiri olduğunu öğreniyoruz....
4- "bu zehir sadece hastalık şekillerinden iltihaplar, iç ve dış iltihaplı hastalıklar... gibi yollarla insan vücudundan atılabilir. çünkü insan vücudu, domuz etinde ve diğer kısımlarında mevcut olan zehiri tabii yollarla atabilecek bir durumda yaratılmamıştır. vücut derhal zorlanarak akıl almaz hastalıklara düçar olur.bu hastalıkları daha sonraki yazılarımızda inşaallah ele alacağaz."
iltihaplı hastalıklar ile zehirin vücuttan atılması...
5- en büyük vurgu...
en mükemmel tespit...
"....domuz mamullerini yiyen insanlarda domuz melaneti vücuda yerleşir. böylece zamanla o insanlar domuza benzemeye başlarlar."
paranoya ile şizofreni arasında bir tespit...
6- "....domuz ve saksağan eşcinseldir. dünyada sadece bu iki hayvan eşcinseldir.bir de özellikle son yıllarda insan neslinden eşcinsel olanların sayısı tahminlerin üzerinde bir düzeyde seyretmektedir....."
7- "....bugün avrupa ve amerika gibi ülkelerde eşcinsellik tahmin bile edilemez miktarlara ulaşmıştır. bu ülkelerde eşcinsellerin birbirleriyle resmi evlilikleri devletlerce kayıt altına alınmaktadır. bunun domuz mamullerini yemekle çok yakından alakası vardır."
bilim, sosyolojik gözlem ile buluşuyor.
8- "....en küçük kasabalara varıncaya kadar umumi helâların kabin kapılarının arkasına yazılan ilanlar durumun vehametini göstermektedir...."
sosyolojik gözlemlerden sonuçlara bir başka aydınlatıcı bilgi daha...
9- "...dünya ve ahirette bunun bedelini çok ağır ödeyeceklerdir. bunun böyle olması da allah (cc)'ın adaletinin sonucudur...."
korku ve tehditte havadan hemen gelir.
şu an itibari ile bütün tıp kitaplarımı sabiston, schwartz, surgical oncology ve sayeklerimi yakacaktım. ama ne yazık ki aşı oldum. yazara tek diyebileceğim bir sonra ki yazısında domuz gribi aşısının yan etki olarak insanı komünist yapması konusunu işleyip bizleri aydınlatması...
gönül gözümüzün açılmasını ve şu ana dek göremediklerimizi görmemizi sağlayan bilimsel açıklamalardır. ben şahsen okudum, feyz aldım ve kuş gribi sorunsalını da bir çırpıda çözüverdim. şimdi bu saksağan denen kuş eşcinselmiş ya, kuş gribi de bundan kaynaklanmış oluyor doğal olarak. yazık oldu o kadar itlaf edilen tavuğa, hindiye falan. asıl saksağanları itlaf etmemiz gerekiyormuş.
edit: bir tek deli danayı çözemedim ama o da eşcinsel danalardan kaynaklanmış olabilir, tüm danalardan değil, sadece eşcinsel olanlarından. diğer danaları tenzih ederim.
ulan adamlar binyıllardır domuz yiyo eşcinsellik niye yeni yeni bu kadar yaygın demek gerekir o zaman.doğuda eşcinsellik yok mu.bak bakalım bi antik iran kültürüne falan.peh.ayrıca domuz eşcinselse nası oluyoda ürüyor onu da merak ediyorum dişi domuzlar sperm bankasına gitmiyor heralde.keşke yazının linki de verilseydi ben çok seviyorum böyle saçmalıklar okumayı masal dinliomuş gibi falan oluo.
yazıyı okuyunca milli gazeteyi okuyan insanlarınbunanasıl tepkisiz kaldığını düşündüm bir an,sonra neden farkettim,bu insanlar okuyorlar kabulleniyorlar,yaşıyorlar trioları bu.
müspet bilimlerin kafalarına atılan taştır bu gazete,insan beyninin etrafında örülen dikenli tel ve öyle bir gazete ki bahsettiğimiz bu adam sorgusuz sualsiz yazılarına devam edebiliyor,kimse uyarmıyor arkadaş nedir bu demiyor,bu derece uyuşuk beyinlere ithaf edilmiş yazı.