mac gyver bir markete girer, biraz amonyum, biraz sülfür, biraz da aleminyum ister. kasiyer markette sadece elma, armut, tuvalet kağıdı ve pirinç gibi şeyler bulunduğunu söyler. mac gyver biraz durur ve " tamam onlar da olur" der.
richard dean andersonun oynadığı 1985de yayına başlamış dizi. yamulmuyorsam 1991e kadar da sürmüştür. mac gyver amcanın yaptığı tüm abuk icatlar aslında gerçeğe dayanıyor(muş). yane kimya bilgisiyle bir yere kadar yapılabilecek şeyler(miş). kimya mühendisi arılara buradan sevgilerimi yolluyorum.*
iki kadın bigün kendi aralarına sohbet ederler. biri diğerine; ben de senin gibi zengin bi erkekle evlenip rahat etmek istiyorum der. diğeri de ona; "mini eteğini giy, güzel bi bara git, bacaklarını biraz aç ve onun gelmesini bekle, yanına geldiğinde onula samimi ol, evine git ve onunla yat. sabaha kadar çılgınlar gibi sevişin, içine boşalmasına izin ver.sigaralarınızı içerken de çocuğunuzun isminin ne olacağını sor ona" der. bunun çok etkili bi yöntem olduğunu ve erkeğe fazla seçenek bırakmadığını söyler.
kadın bara gider ve arkadaşının dediği herşeyi yapar. erkek yanına gelir. uzun süre sohbet ederler ve sonra da birlikte onun evine giderler. sabaha kadara deliler gibi sevişirler. keyif sigaralarını yakınca kadın hemen sorar:
- "çocuğumuzun ismi ne olsun hayatım ?"
adam ucuna düğüm attığı prezervatifini çıkarıp pis pis sallayarak kadına döner;
- "bunun içinden çıkabilirse mac gyver olsun" der.
pratik zekalı, çalışkan ve seri bir adamdır. sadece bomba yapmaz. eski bir şemsiye ile çatışara tırmanır, bozuk bir buzdolabının freon tüpüyle bir kilidi dondurup kırar, otomobil çakmağı ile kapıya 10.000 volt elektirik verir, bir mikser ile bozucu elektromanyetik dalgalar yayarak kameraları bozar... aslandır, kaplandır...
bir de halk arasında "mak gavur" olarak da anılır.
her bölümde çocukken bizi hayran bırakan karakterdi. kardeşimle beraber sobasız olan odada pür dikkat izlerdik. ama en sonunda biz de çocuk olmamıza rağmen dayanamayarak okkalı bir "ohaaa!" çekmişizdir. mevzubahis bölüm mac gyver lavuğunun duvarlarından asit akan bir kazandan sadece duvarlara çikolata sürerek kaçmasıydı.
gizli fakir fukara teşkilatının, göbeğini kendi kesen üyesidir. o istemez miydi, james bond gibi her maceranın başında kendisine lazer fışkırtan saatler, uydu telefonlu çakmaklar tahsis edilsin, o da bunları gönlünce kırsın, bozsun, sağda solda unutsun. ama yok, o boyundan büyük işlere kalkışan pabuclarımın gizli servisinin bütçesi anca bir az ip, don lastiği, fırat gri boru, bulaşık makinesi tuzu, yumuşatıcı gibi şeylere yeter. olsun; eldeki imkanlarla hep en iyisini yapmaya çalışır mac abi; kalender adamdır. tüm o ıvır zıvırı kombine etmekte kullandığı isviçre ordu çakısını bile evden getirmiştir.
kıçında bir don, elinde bir dilim kuru ekmekle sabahtan akşama kadar sokaklarda koşturan bir neslin gizli ajanıdır mac gyver. telden araba, kağıttan top, osuruk ağacından yay yaparak öğrenmiştir mesleği. balla börekle beslenen, bilgisayarla, uzaktan kumandalı arabayla büyüyen şımarık ajancıklar varsın küçümsesin; kafaya takmaz; şeftaliden helikopter yapar; uçar gider.
bunca pratik zekaya, türk olma ihtimalini de değerlendirmek gerekir aslında:
- bond, james bond.
- mac gyver, semih mac gyver. aston martin mi o? maaşallah.
herşeyden bomba yapan kahramadır bu "herşey" listesinin favorisi tükenmez kalemdir öyle hepsinide kullanmazdı mekanizmağı çalıştıran yayı yeterdi ona,çiğnenmiş sakızlar ona çok şey ifade ederdi her seferinde kurtulurdu bir gün bu kez olmayacak galiba derken elleri arkaya kelepçeli denize atıldığı sahneyi de kahramanlığının şanına yakışır bir şekilde sonlandırmıştır ve diğer tüm kahramanlar gibi mütevaziliği elden bırakmamıştır
inanılmaz güç koşulları alt etmeyi her zaman başarabilen bir android.mesela bu androidi bir hücreye kapattığınızda , yerdeki tozlar ile hücredeki diğer elementleri birleştirip kapıyı açabilecek bir şey yaptığını görürsünüz.ayrıca dağın tepesinde bulduğu buz dolabı motoru ve bilimum abuk sabuk alet edevat ile (dağın tepesine bu şeyleri atan insan evladı varmış) helikopter yapabilir.saymakla bitiremeyiz adam kibrit çöpünden roket yapıyor ya.
"
obliviondaki büyücüler hep şunu söyler."bilgi güçtür".