"türkiye'de sadece gayrimüslim azınlıklar değil, müslüman çoğunluk da dini özgürlüklerle ilgili sorunlar yaşıyor. türkiye'de son dönemde laiklik eksenli bir tartışma yaşanıyor. bizim laiklik tanımımız çok açık: din ve devlet işlerinin açık şekilde birbirinden ayrılması. devletin de bireylerin dininin gereğini yerine getirmesine müdahale etmemesi. burada farklı inançtakiler de dinsizler de bu özgürlük ortamından faydalanabilmeliler"
ali babacan kişisinin avrupa parlamentosu'nda kurduğu cümle bu. şimdi efendim o teröristi salondan çıkarmazsanız konuşmam diyen bu adam bu cümlesinde şu anda benden öğrenebilecekleriniz daha güncel, bırakın kırmızı bültenle aradığımız adamı başınıza iş olur, gelin beni dinleyin, üstelik ben aranmıyorum demek istemiş olabilir.
neyse konumuza geri dönelim, türban tartışmasınında artık bu denli saptırılmış olması inanılmazdır. evet bir tartışma vardı, ne oldu o tartışmaya, kapatma davası açılınca neden aniden "velev ki" li konuşmalar kesildi. dini özgürlük sorunu diye farzedilen şey sadece türban ise, sizde bir yerlere sürecek akıl kalmadığı aşikardır. sizler; sosyal hayatın her alanında kadını toplumdan soyutlamaya çalışılırken, sosyal güvenlik yasasında evlisinden, bekarına ya da duluna kadar ayrım yaparak her türlü gereksiz ve kadını evde oturmaya zorlayan düzenlemeleri yaparken, bu kadınlar bir yaşama sorunu yaşıyorlar. üstelik o kadınlarda en az eşleriniz kadar müslüman, belki daha fazla.
kim kimin başının üzerinden örtüsünü çekerek yaşıyor bu ülkede, ya da kim kime namaz kılamazsın sen, islam'a inanamazsın diye baskı yapıyor? hiç kimse elbette.
ancak yıllardır, oruç tutmadığı için dayak yiyen öğrencilerde, hristiyan olduğu için öldürülen insanlardan geçilmiyor bu memleket. size göre % 99'u müslüman olan bir ülkede sırf laiklik diye bir kavram olduğu için bu çoğunluk sorun yaşamaz. yüzdeyle bile anlatıldığında mümkün olan bir şey değil bu.
türkiye cumhuriyeti'ni temsil eden dışişleri bakanının duygu sömürüsü kokan cümlesi. türkiye'de dini özgürlükler konusunda bir sıkıntı mı var acaba sorusunu akıllara getiriyor en doğal haliyle.
şunu da demek isterim. türkiye'nin içinde var olan sorunların çözümü ülke dışında aranmamalı. üstelik bunu bir milletvekili, bir dışişleri bakanı yaparsa ben bunun arkasında art niyet ararım.
akp nin alışkanlık haline getirdiği eziklik edebiyatının son ürünü.
ali babacan tarafından dillendirilmiş.
düşüneyim bakalım haklılık payı var mı?
- neredeyse yok denecek kadar az cami var.
- her kandil, ramazan, bayram sokağa çıkma yasağı uygulanıyor.
- namaz kılanlar 2 yıldan 20 yıla kadar ağır hapis cezası alıyor.
- oruç tutanlar 10 yıldan müebbet hapse kadar ağır hapis cezası alıyor.
- hacca gidenler kurşuna diziliyor.
- zekat verenlere verdiği meblağa göre 100bin yetele den az olmamak şartı ile ağır para cezası veriliyor.
- içinden dua okuduğu hissedilen gözaltına alınıyor.
zaten cüppeyle, sarıkla, türbanla dolaşmak mümkün değil.
kimin nerde ve ne niyetle söylediğini pas geçerek, sadece cümleyi değerlendirirsek maalesef haklı bir cümledir.
son yıllarda yaşanan laiklik tartışmalarında iki saçma sapan kutup oluştu. bir taraf "her" laiklik savunucusunu "dinsiz", diğer taraf da "her" dinini yaşayanı gerici, yobaz ve rejim düşmanı olarak görüyor ve bu maalesef bu cümlenin anlattığını getiriyor. dinini yaşamayı seven ve tam bir atatürkçü, cumhuriyetçi olanlar ise hep arada kaynıyor.
bunun yanında bu cümleyi söyleyenin ismini gördüğüm anda kafamda bir muhalefet uyanmıyor değil. müslümanlığı savunmak bu dinsiz, paragöz ve vatan düşmanlarına kaldı ya, ben neyleyem, nerelere gidem...
ali babacan'ın söylediği güncel cümledir. son derece doğru demiştir. bu ülkede müslümanlar diye tanımladığı kitle ''dini özgürlük'' sorunu yaşıyor çünkü başkalarının dini özgürlükleriyle büyük sorunları var bu insanların.
özgürlükten muhtemelen farklı şeyler anladığı için,sayın bakanımızın büyük bir imanla vecd halinde sarfettiği cümledir.
özgürlük nedir?
ibadet etmek için her köşebaşında cami olması mı?
okumak ve topluma hizmet vermek isteyen genç kızların (kadın dersem yanlış anlaşılacaktı,neyse) işbaşında kapanma ve hizmet verecekleri arasında cinsiyet ayrımcılığı yapma hakkı olması mı?
yoksa küçücük çocukların akılları ermiyorken aileleri tarafından başının kapatılması,kafalarının hurafelerle doldurulması mı?
benim özgürlük anlayışım bu değil.ama bakan beye de hak vermek lazım; eğer özgürlükten o ve temsil ettiği kitle bunu anlıyorsa,özgür değiller.umarım da olmazlar.
güzide deyimlerimizden "gözüne dizine dursun" dedirten bir klasik akp açıklamasıdır. hemen her akp çıkışları gibi bu çıkış da "al sana bir kaya nerene dayarsan daya" tarzı anlam içerir... ali babacanın acilen kayseriye gelip her köşe başına cami yapmak isteyen herkese izin verildiğini, otobüs seferlerinin ramazanlarda büyük bir rahatlıkla değiştirildiğini, bayramlarda neredeyse bütün trafik polislerinin seferber edildiğini, kandillerde camilerin vaazlarını sadece camideki cemaate değil, yayını son ses dışarı vererek tüm caddelere sokaklara hiçbir şikayete uğramadan rahatlıkla verdiğini, son olarak da kayseride türban takmayı tercih eden kadınların ne kadar üst düzey muamele gördüğünü görmesi gerekmektedir... bütün bunlara rağmen daha özgür olamadıklarını ima eden insanlarda başkalarının özgürlüklerini ezmek, yoksaymak isteği ararım; ki akp bunu çok önce gösterdi, ama milletimiz ne zaman sağduyulu davranacak, bunu bekleyip görmekten başka yolumuz yok...
bağlam içinde okuduğumda o kadar da iddialı bir beyan olduğunu düşünmüyorum. kişisel fikrim ali babacan'ın bu lafı denk geldiği için söylemiş olduğu. muhtemelen gayri müslim azınlıkların yaşadığı sorunların onların azınlık olmasından kaynaklanmadığını, türkiyede herkesi rahatsız eden ortak sorunlarımız olduğunu belirtmek istedi.
öte yandan bu ülkede müslümanların dinî özgürlük sorunu olduğunu iddia edebilmek için insanın kafasını türbanla bozmuş olması gerekir diye düşünmüyor değilim. tartışmalı bir konu olsa da türkiyede din ve özgürlük kelimeleri yanyana geldiğinde aklıma direkt türban sorunu geliyor. üniversitelerde yasaklanması, devlet görevlilerin takamaması gibi durumların neden dinî özgürlük çerçevesinde tartışıldığını anlıyorum, hak vermesem de.
dini özgürlük dendiğinde aklına sadece türban takma özgürlüğü gelen bir insan elbetteki türkiyede dinî özgürlük sorunu yaşandığını düşünür. müslümanların hepsinin bu konuda türbanı savunduğunu ya da sadece türban takma özgürlüğü savunanların müslüman olduğuna inanan da bu sorunu müslümanların yaşadığını düşünür.
zaten özgütlük sorunu yaşuyorsa bence bu kadarı yeter daha fazlasını vermeyelim denilesi laf,
nedir özgürlük??
--> sakal bırakıp türban, çarşaf giyip takıp/giyip toplumsal hayatta öyle yer almak mı?
--> devlet dairelerinde atatürk ün posterlerini kaldırmak mı?
--> özgürlük kendinden olmayanı baskı altına almaya çalışmak mı?
--> devlet gelenek göreneklerini yoksaymak/ yok saydırmaya çalışmak mı?
inanç özgürlüğü ülkemizde en fazla müslümanlık için vardır; yüzde 95 inin müslüman olduğu bir ülkede aksinden söz edilemez
fakat devletin dini olmaz olamaz devlet herkese eşit olmalıdır, laikliği müslümanlığın karşıtı olarak görüp, bunu müslümanların bir anti özgürleşmesi olarak algılayan ve hedef kitlesine algılatma çabasında olan zihniyetin çığırtkanının söylediği sözdür bu ancak;
üzerinde düşünülmesi gereken beyanattır. adam dört kadınla yasal evlilik yapmak, bir kaç cariye almak, mirastan daha fazla pay almak falan istiyordur da yapamadığı için şikayet ediyordur ülkesini. gerçi yapan yapıyor mevcut durumda da.
haklı mı haksız mı tartışmasından öte,bir dışişleri bakanının temsil ettiği ülkeyi yabancı basına şikayet etmekte kullandığı saçma sapan beyanat.bi muhabir de akıl edip "6 senedir iktidardasınız ne halt yiyosunuz o zaman" dememiş ya ona yanıyorum.
kesinlikle haklı bir iddiadır. bizzat tanığıyım. dün gece gittiğim bir barda, barmene: "dostum sen bana bi bira daha koy, ben de o vakte kadar senin tarafına geçeyim de yatsıyı kılayım." dedim. bana izin vermedi. laikçiler bize dinimizi yaşama özgürlüğü vermiyor mk.
din'i tekeline almış kişilerin sürekli "o günah, bu günah, o fuhuş , şöyle yapan fahişe'dir. böyle yapan edepsiz'dir." gibi baskıları sonucu zor durumda kalan kesim adına son derece doğru bir açıklamadır. tabi sayın(!) bakanın neyi kast etmiş olduğunu herkes çok iyi bildiğinden ülkemizde dini özgürlük = türban gibi saçma bir inanış olduğundan kimse bu açıdan olaya bakmayacaktır.
bu ülkede uzun yıllardır din ve milliyetçilik kisvesi altında birtakım zümrelerin çok büyük güç elde ettiği, birçok aydının katledildiğini ve hala birilerinin "din" kavramını kullanarak ve milletle dalga geçercesine iktidara yakınlığından faydalanarak köşeyi döndüğü göz ardı edilerek yapılmış talihsiz beyanat...
türkiye'de kimse kimseye hiçbir şekilde islam'ın şartlarını yerine getirmesi konusunda karışmamaktadır sayın babacan... isteyen özgürce namazını kılmakta, orucunu tutmakta, zekat vermekte ve hacca gitmektedir sayın babacan... bu ülkenin her köşesinde ezanlar günde beş vakit okunmakta, kimse gelip de "neden ezan okunduğu konusunda" kimseye hesap sormamaktadır.
biz sizin bahsettiğiniz dini özgürlüğü çok iyi biliyoruz sayın babacan... herkes sakal bırakıp cüppeyle dolaşacak, kadınlar türban takacak, birtakım cemaatler mürit sayısını arttırıp onları sömürecekler. insanları cahil bırakıp, onlara kuran-ı kerim'in öngördüğünden çok daha farklı bir din anlayışı sunacaksınız. bilim adına, kültür adına yapılan her şey sizin bu din anlayışınız içinde "günah" sayılacak, dini tekeline almış olan müritler, insanların gündelik yaşantısına karışacak, onları baskı altına alacaklar, tarafsız olması gereken devlet kuruluşlarına kendi ideolojinize uygun adamlar yerleştireceksiniz, bu kişiler de kendi "din" anlayışları, daha doğrusu "kendi çıkarları" doğrultusunda insan kayırmayı görev edinecekler; zaten bu süreç başladı...
türkiyede müslümanlar kısa süreçte fazla özgürleşmekten sorun yaşıyor şeklinde düzeltilebilecek önerme.
ona serbesti buna serbesti,flört zina,parfüm haram...
bu kadar çabuk özgürleşmeyi sindiremediklerinden sorun yaşıyor olsalar gerek.
varsın olsun dediğim sorundur, bende porno izleyemiyorum.gelip benim vicky vette, ava devine,briana banks izlememe engel ol sonra git orda ağlaklık yap ,ayıp ulan ayıp be. nasıl böyle birşey söyleyebiliyor anlamıyorum.bireysel özgürlük nerde?
kendisi adım başı cami olan,okullarda zorunlu din dersleri okutulan, zilyon tane imam hatip lisesi bulunan,oruç tutanların değil tutmayanların dövüldüğü,maraş, sivas vs... katliamların yapıldığı bir ülkede bakandır. herhalde bakanlık mevkiinden bakıldığında oldukça farklı bir türkiye manzarası görülüyor.
inanç kişi ile allah arasındadır diye düşünen, ibadetini gösteriş veya çıkar sağlama unsuru olarak kullanmayan kişilerin baskı altında olduğu gerçeğini kastediyorsa doğru olan önermedir. baskıyı oluşturanlar ise her türlü ibadetini nakite ve koltuğa çevirme amacıyla başkalarının gözüne sokan, dinin kendi tekellerinde olduğunu sanan güruh gibi sanki.