üniversitemin kampüsüne adımımı attığım ilk gün, çimlere oturup da etrafı seyrederken, yanıma gelen kumaş pantolonlu, kundura ayakkabılı, çizgili gömlekli, sıcacık gülümsemesi olan bir abinin bana izah etmeye çalıştığı bir boşluk.
bir örnektir. sanırım üç katlı integral ile hesaplanabilir. kafası az çalışan bir müslüman insan mukayese edebilsin, farkını görebilsin , farkını hissetsin diye söylenir.
e zaten bildiğiniz gibi müslüman olmayan bir insanın erdemlerinin, anlamlı yaşamının bir değeri de yoktur ya. ondan dolayı.
(!)
müslüman olanların kafasının içindeki boşlukla kıyaslanmamalıdır. birinin varlığı bilinmezken... yok yanlış oldu. ikisinin de varlığı ispatlanmamıştır.
- müslümanları görüyor musun? zavallılar içimizde boşluk var sanıyorlar. oysa onların kafası boş!
+ tabi ya! bu cahillerin, bizim gibi hür beyinli, çağdaş, dogmaları yıkabilen, kendilerini bilime adamış aydın kimseleri anlamalarını da zaten beklemeyiz .
- aynen öyle tonguç ya!
+ neyse boşver abi! akşam ne yapıyorsun?
- içim sıkılıyor ya. gidip bi kafayı çekeyim diyorum. gelince de heroes'un yeni bölümlerine bakarım sanırım.
+ boşsan akşam iki el fifa atardık. neyse. ben yapacak bir şeyler bulurum? ne de olsa kafamız çalışıyor oğlum bizim. paçamızdan bilim akıyor.
- tabi tabi. öyle badem bıyıklılar gibi ne evreni düşüneceksin ulan. evren nasıl oluştuysa oluşmuş. biz yaşıyoruz ya, ona bakarız.
+ neyse abi ben bi cigara yakayım. içim acaip daraldı.
(bkz: teistlerin içindeki korkunç boşluk)
bir şeye sığınma ihtiyacı, öldüğün de yok olacağına bile inanamama, başka düşünenlerden korkup saldırıya geçme ve her zaman bu pozisyonda bekleme vs.
sanırım bu tezi çürütmek için çok neden var
şimdi bu boşluk doğuşta yoktur da sonradan müslüman olmadığın ortaya çıkınca mı oluşur? yok eğer öyle değilse, her insanda doğuştan vardır da müslüman olanlarınki sonradan mı dolmuştur? eğer birincisiyse amenna da ikincisiyse acaba o boşluk neyle dolmuştur?
gerçekte var olduğu, nasıl bir şey olduğunu hiçbir zaman tatmamış insanlarca iddia edilen boşluktur. işe bir de "korkunç" yorumu katılıyorsa zırvalayan bir cüce muamelesi uygulanır.
aslında, islamın hoşgörü dini olduğu dile getirilir. özünde insan sevgisinin olduğu savunulur; ama niyeyse müslüman olmayan her insanı yaftalamak, insanları siz ve biz olarak ötekileştirmek, karşısındakinin insan olduğunu unutup gayrimüslim ya da ateist olmasına kilitlenerek hareket etmek neden islamın getirisidir? benim anlayamadığım, özünde insanların birbirini sevmesini öğütleyen birçok kilit noktaya sahip olmasına rağmen, ortalıkta sadece ama sadece "bizden olmayan yanacaktır." temalı ayetler dolaşır?
bu dünya için ne kadar ağır bir niteliktir ateist olmak. düşündüğünüzde tek kelimelik bir sıfat. düşündüklerini özümsediğini belirten bir sıfat hatta; ama karşıt olduğu nitelik insanların ego meselesi haline getirdiği bir kavramsa kendisinin de niteliği akıl almaz boyutlara ulaşabiliyor.
altı milyar insan evladından dörtbuçuk milyarı müslüman değil ve bu sayının yaklaşık birbuçuk milyarı da akraba bir din olan hristiyanlığa mensup ve bunların hepsinin içinde korkunç bir boşluk var öyle mi?
ya da;
birbuçuk milyar müslümanın içi o kadar dolu, hepsi hayatı ve dünyayı o kadar süfer kavramış ve hayatı tanrının bizden yaşanması istediği şekilde dolu dolu yaşıyorlar. o kadar ki sikim sokum imamların saçma sapan din yorumlarına eyvallah diyerek, dinlerine karşı yöneltilen eleştirilere teolojik cevaplar vermek yerine orkvari tepkiler göstererek, ilk emri "oku lan" olan kutsal kitaplarının emrini pek kaale almayarak, korkunç bir gerilik ve sefalete batmış halleri ile görkemli ve dolu bir hayat yaşıyorlar.
gel de müstehçen ve ayıp şakalar yapma bu ifade üzerine.
yahu ne boşluğundan bahsediyoruz? ne girdi de o boşluk doldu arkadaşım, sormazlar mı adama? hali hazırda dinlere saygılı bir insanım ama, olmuyor yani.
karadeliktir. önce ellerini sokarlar karadeliğe bakarlarki el diğer taraftadır ama cismin arka tarafından görülmemektedir. iyice meraklanıp, ellerini daha cok sokarlar ve sırayla kafasını sokar ve beline kadar uzanırlar içeriye "ne var ki lan burada bu kadar ilginç?" diye. merak işte insan sonuçta. dengesini kaybedip içeri düşerler fakat cıkması imkansızdır artık. böyle bir boşluktur işte.
çıplak gözle görülmeyendir. güneş gözlüğü alıp takıyorsunuz, yok o değil kaynak yaparken kullanılan o kalkanımsı, koyu, kalın bir camı olan aleti alıyorsunuz, göz hizasına getirip, bakıyorsunuz kendini müslüman sanmayan arkadaşa sabitliyorsunuz. sonra arkadaşın yüzünde, kafasında neresiyse artık, çok yüksek derecede, böyle çıplak gözü bozan kaynak ışığı kadar nur olmadığından, bir şey görmüyorsunuz. sonra zorlayıp bir şey bulayım diyorsunuz, hayallerinize baş vuruyorsunuz işte gerçek dışı olan korkunç boşluk oradan çıkıyor. o müslüman olmayana ait değil zira. 'benim kafamda korkunç bir boşluk var' diye dolaşan gayrimüslim görmedim. yoksa sen hala halit ertuğrul mu okuyorsun diye sorasım geldim.
müslüman olanların nasıl bildiğini anlayamadığım boşluktur. hani öyle birbirinizin içini görmek gibi bir kabiliyetiniz varsa, keşke kırmasanız bu kadar insanları.