tıpkı kolbastı furyası gibi kısa sürede alabora olmuş bir diğer furya olan dizi izleme manyaklığının etkisinde kalmamış yazardır. yazacağı tek konu dizi olacağına eski sevgili geyiği çevirmesi daha mantıklı olacaktır. ailecek takip ediyoruz.
benimdir. şimdi kendimi ezik hissettim. sıkı takipçisi olmama rağmen neden giri girivermedim lan ben, neden?! (iç ses : o kadar çok yazıldı, çizildiki sana sessiz kalmak düştü yavrucağım ) - kendimi esefle kınadım şimdi.
dizi; 5 ileri, 13 geri, bilmem kaç ay rölanti modunda olduğundan bir halt anlamamış olan yazardır. mesela ben, bir çözebilsem elbet iki satır bir şeyler karalarım sanki ama anlamadım hala. tahminim bir yere bağlayacaklar ama bilemiyorum henüz.
lost hakkında herhangi bir girim yok,
tüh, rakip takıma da hiç sövmemişim;
aslında hiç amerikan dizisi de izlemem hani,
genelleme de yapmadım hiç.
bak sen, kadın-erkek karşılaştırması da yapmamışım.
benim çok fazla şeyim eksik demek ki.
edit: o verdiğin eksiye rağmen hala değişen bir şey yok.
benim girim yok. bu olmayış lost u izlemememdenmi kaynaklanır, tabiki değil. her meraklı bünye gibi birinci hatta ikinci sezonun ortasına kadar izledim zamanında. ne buldum bölümlerden sonra? kişiye 'acaba nedir bu olayın arkasında yatan asıl mesele, mistik olaylarmı vardı?' basit soruları.
üç gün boyunca boş boş düşündüm. sonuç ne oldu? boş boş geçen üç gün.
iyiki sadece üç gün boşa geçmiş. iyiki senaristlerin bir şeylerin farkına vardığını düşünüp harcanan zaman bu kadarla sınırlı kalmış. emin olun daha iyisini düşünebilirsiniz. daha anlamlı senaryolar oluşturabilirsiniz, anneleririnizden duyduğunuz 'cin' hikayeleriyle. onlar bile daha anlamlı daha indandırıcı olur, bir amerikalının metafiziğe olan yakınlığını göz önüne aldığınızda
en azından 'lost room ' izleyin diye dilekte bulunabilirim. eğlenceli bir bakıma. lost muş heroes muş, beklediğiniz kahramanlar bu dizilierden çıkmayacak. kahraman dizidenmi çıkar ulan hem. öyle olsa 'sıdıka' tavan yapardı abisinin hocasını düşündüğümüzde...
lost hakkında artık yazcak bir şey kalmadığından, söylenecek şeyler çoktan söylendiğinden sessiz kalma hakkını kullanan yazardır. belki de hoşlanmıyordur diziden o ayrı meseledir...
(bkz: lost hakkında benim de girim var mutluyum)
diziyi çakraları açık vaziyette özümseyerek izleyen, analiz edip sonuçlar çıkartan, semboller yoluyla yapılan göndermeleri yakalayabilen, tahminlerde bulunup geçmiş bölümlerle bağlantı kurabilen yazarların yorumlarını okuduktan sonra tanım yazmaya çekinen yazardır.
mesela ben. evet lostu takip ediyorum ama dizinin yayınlandığı hafta bölümü izleyen tatile girince izlemeyi bırakan bir takipçi olarak dizinin previously kısımları sayesinde önceki sezonlarını hatırlıyorum. göndermelerde bulunduklarını hissetsem de bunu açıp bir yerde okuyunca ancak "haaa" deyip anlayabiliyorum. berbat bir lost hayranıyım he.