|
|
- bir john berger yapıtı.
ince bir kitaptır, kolay görünür gözünüze, "bir başlayayım bari..." der, elinize alırsınız kitabı.
kelebeklerle açılışı yapar berger. okuduğunuz ilk sayfada, gözünüzün önünde 2 sevimli kelebek uçuşmaya başlar gözünüzün önünde ve son sayfayı da çevirene dek kaybolmazlar. onlar, kitabın kahramanı olan, birbirine aşık, genç ve masum çiftimizdir...
hani anlatılamayacak güzellikte şeyler vardır ya... tarif etmeye çalıştığınızda klişelerden kaçamadığınızı farkedersiniz. sanki onun güzelliğini anlatmaya yetecek kelimeler hala icat olmamıştır ve varolanlarla bir tanım yapmaya çalışmanız, o güzelliği aşağılmaktan başka bir şeye yaramaz. o yüzden hiç anlatmamayı yeğlersiniz. anlatılmaz yaşanır klişesi, bu hususta söyleyebileceğiniz tek şey haline gelir.
işte bu güzelliklerden biri leylak ve bayrak!
aşk da... suç da... sosyalizm de... mizah da... yaşamın içinde görüp görülebilecek ne varsa berger koymuş onları bu kitaba. kendine has o yumuşacık anlatımıyla süslemiş ve dumanı üzerinde tüten, ebediyen de tütmeye devam edecek, asla bayatlamayacak bir tabak leziz yemek gibi sunmuş insanlara!
okuduğum bunca kitap arasında, son sayfasını çeviriken gözümden yaşlar damlamasına yol açmış yegane eserdir leylak ve bayrak.
sanırım bunca laf salatasından sonra, tavsiyemin ne yönde olduğunu belirtmeme gerek yok...
|