sığ derelerde her gün bıkmadan usanmadan akşama kadar yapılan kurbağa yakalama yarışlarının baş kahramanı.
sabah kahvaltıdan sonra hemen dere kenarına her zamanki yere gidilir. bir süre sonra başlarsınız kurba sesi dinlemeye... sonra başla atlamaya, koşmaya... akşam eve ıslak elbiselerle gitmemek için güneş batmdan önce sona erer bu yarış, sonuçlar açıklanır, en büyük kurbağayı yakalayan, en çok yakalayan, en çabuk yakalayan... haa evde anneye hesap vermemek için güneş batmadan önce elbiseler güneşe serilir. bu arada susadığınızda o dereden su içersiniz!!
ata demirer in küçük kurbağa şarkısının değişik bir versiyonunu söylemesiyle bende takıntılık yapan hayvan türü..yazın gittiğim bir yerde, yerlerde ezilmiş olanları bolca vardı..
en büyük fobimdir bu kimilerine sevimli gelen hayvan. ıslak derisi, pörtlek gözleri çok ürkütücüdür. çocukken ablamın ayağında siğil vardı ve bunun bir kurbağayı ellediği için olduğu söylenmişti bana. o gün bugündür korkarım bu hayvandan.
bilkent üniversitesi kampüsünde geceleri vraklamalarıyla yazın varlığına delil olup insanı rahatlatan, yollarda gece karanlığında zort diye önünüzden zıplayıp yüreğinizi ağzınıza getiren, "ulan basmayım birine, ezilmesin ayağımın altında" diye lojman tarafındaki meteksan merdivenlerinde, doğramacı heykeli civarındaki yollarda daha yavaş hareket etme sebebi sevimli hayvancıklardır.
(bkz: bir sevgi pıtırcığı oldum sanki)
küçücükken balığı andıran sonra büyüyüp serpilip başkalaşınca bambaşka bi hayvan olan upruna şarkılar yazılmış, en sevdiğim bunu da nickime yansıtarak onu şereflendirdiğim hayvan
dünyanın en zehirli canlısını bünyesinde barındıran familya. bir miligramlık zehir 10000lerce insanın ölmesine yetebilir. zehirli canlılar sıralamasında ikinci canlı ise denizanasıdır.
mahallenin delisi olan 34 yaşındaki ilyas'ın yaklaşık 3 saat önce yerde görüp, alarak degaj diktiği hayvan.. ölmüştü.. dövdük sonra onu.. sen ne biçim bir adammışsın.. allah belanı versin ilyas..