bi kasetleri vardır.çok güzeldir hem de.insan gerisini de istio ama çok geç artık.grubun solisti ve bazı şarkılarını da yazan tuna kiremitçi artık kendini tamamen edebiyata vermiştir zira.kimbilir diğerleri neler neler yapmakta.
bu aşk burada biter ve sana dair şarkıları ile unutulmazlar listesinde yeri almış olan grup.
yaşam kadar gerçek
yaşamak gibi sahte
öyle çok şey var ki
yaralayan insanı......
baştan sona tam bir müzik ziyafeti sunan bir albümleri olan, galatasaray lisesi'nde tanışan gençlerin kurduğu grup. tek bir albümden sonra ilk önce ekonomik sebeplerle dağılmışlar, daha sonra da tuna kiremitçi'nin best seller kitaplar yazması ve sonucunda köşeyi dönmesiyle artık biraraya gelmeleri imkansız görünen grup.
"harfin" şarkısında, şöyle bi söz geçer:
adının bir harfi kalsın şu yorgun dudağımda
bilirim geçen zaman yeter sana... adamı yer bitirir.akdeniz veya ege sahili tarafında bir yerlerdeyseniz, müzikleri ağırlıklı olarak akdeniz ezgileri içerdiğinden, arabada açılıp üstüste albümün dinlenilmesi tavsiye olunur. albümü bulup satın almak biraz çaba gerektirebilir, ama buna gerçekten fazlasıyla değer.
çocukluğumuzun vazgeçilmez eğlencelerinden birisi olmuş, güzel kumlu plajlarda bacak kadar çocuklar tarafından inşa edilen; rüzgar, dalga gibi basit doğasal olaylar ile kolayca yıkılabilen, askeri açıdan fazla önemi olmayan kaleler..
ayrıca kumdan kaleyi yıkmak için içinde orta büyüklükte taşlar bulunan kumdan toplar..
onları fırlatmak için : (bkz. kumdan catapult)
onlarca kez dinleyip asla bıkılmayacak şarkılara sahip grup.. ayrıca solistin sesi okşar insanın ruhunu.. öyle sözleri o kadar sakin ve yumuşak söyleyen bir insanın görünüşünü hayal etmekle geçmiştir yıllarım sonra gün gelir görülür tabi ki hayal kırıklığıdır..
kimi zaman bir çocuğum bir müzik kutusu başucumda
ve ayımın gözleri saydam
kimi zaman gardayım yanımda bavulum yılgın ihtiyar
ne zaman bir dosta gitsem evde yoklar...
sözlerini insanın içine işleten grup..
külhani bir sevinç saran ansızın yüreğimi
yeniden oluşturmak gibi gündüzü ya da geceyi
bir kıvılcım vardı önce, yarım kalmış bir hece
yağmurlu bir kent sonra, yorgun düşen gitgide.
ve sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi
maskelerini kuşandı insanlar
rüzgarlara savruldu sesim, yarım kalmış bir şarkıdan
suskunluğu öğrendi insanlar.
ve belki sen, belki ben, belki biz ve onlar
kumdan kaleler kuran, denize doğru
bakarsın çoğalırız yaşam denen bu oyunda
cemresi oluruz yarınların.
aynadan bakan yabancı yüzler örter üstümüzü
kurşuna dizilmiş bir şehir olur düşlerim
iki gözüm iki yağmur, henüz aşkı tatmamış
oysa sen, belki ben, bir suç ya da bir kusur.
doğal içgüdü sanki, kim konulsa o kumların üstüne sahildeyken, illa bir takım şekiller verilecektir o kumlara. bir psikoloji kitabında; bunun insandaki ev kurma, düzen kurma içgüdüsüyle temellendiğini okumuştum, ne kadar küçük olsak da.
tek albümlük bir grup. yıllardır bıkmadan dinlemişimdir o tek albümü, hatta tuna kiremitçiyi sırf bu grup nedeniyle sevmişimdir. fakat birkaç ay önce "kumdan kaleler kötü bir çalışmaydı bıkbık" diye bir şeyler söylemiş, kendi emeğine haksızlık etmişti bence. gerçi bir ara umutlandım demek ki toplanıp daha güzelini yapacaklar dedim, ama sonradan röportajın tamamını okuyup "kötü bir çalışmaydı bıkbık" tabirini müteakip "bir daha müzikle ilgilenmeyi düşünmüyorum, edebiyata döndüm." cümlesiyle birlikte bu umudum boşa çıktı. yine de merak etmiyor değilim, sayın tuna kiremitçi'nin yetersiz bulduğu bu projenin bu kadar çok seveni varsa kimbilir beğenerek yaptığı bir çalışma neye benzeyecekti.
sular yükseliyor albümüne sana dair isimli şarkılarıyla katılmış olan grup.geçenlerde isyan edip buldum bu şarkıyı bilgisayarımın kuytu köşesinde o gündür bu gündür kumdan kalelerin melankolikliği üstümde. ne de güzel olurdu 2. albüm çıksaydı.
isteseler iki-üç albüm daha çıkarabilecek kadar çok sayıda şarkıyı konserlerinde seslendiren grup(tu). tek bir albüm yaptıktan sonra hiç bir şey olmamış gibi hayatlarına devam etmişlerdir. albüme girmeyen şarkılardan birinin sözlerini de yazalım:
"bütün gece konuşup tek bir söz söylemeden
cümle cümle anlattık suskunluğu
büyüktü düşlerimiz hep kendimizden yana
aşina ve yabancı bakışlardı yurdumuz
kırmızı bir gün doğuyor üstüme
yüzümün yanmasından anlıyorum
kelimeler yetmiyor geceye
ateşin gözyaşları
ağlıyorum"
işte bu ve bunun gibi aşina ve yabancı şarkılar yapan bir gruptu. dağılmayıp müzik çalışmalarına devam etseler, belki de sönüp gidecek, şimdiki yarı-efsane konumlarına ulaşamayacaklardı.