tek bir türe bağlı kalmayıp, her çeşidi deneyen, dinleyen insanın belirttiği önerme..
zaten tek tip müzik dinleyen insan da kendini kolayca gösterir toplum içinde..
saçma bi cümledir.çünkü zaten insan kulağına hoş gelen şeyleri dinler(bi mazoşizm söz konusu olmadığı sürece) ve soruyu soran kişinin amacı da karşısındakinin kulağına neyin hoş geldiğini öğrenmektir
müziği hayatının önemli bir parçası haline getirmiş, hatta nasıl oluyorsa hayata bakışını dinlediği müzikle bağdaştırmış insanların dalga geçtikleri klişe bir laftır. bu lafı hayatımın hiç bir evresinde kulllanmadım ama kullananı hiç yadırgamadım. bilakis yadırgayanlara şaşırdım.
tek tip müziğe takılıp kalmayan, tek tip müziğin kalitesiz şarkılarını ve şarkıcılarını dinlemektense diğer müzik türlerinin de kaliteli eserlerini dinleyerek müzikten aldığı faydayı maksimuma çıkartmak isteyen kişinin kullanabileceği cümle.
önyargılı yaklaşılırsa, radyoyu kurcalayıp ne gelirse dinleyen kişi profili çizse de bu söz, aslında playlistinde progressiveden türk sanat müziğine, cazdan türküye her türlü müziği bulunduran kişinin sözü olması daha muhtemeldir.
"iyi tarz yoktur, iyi müzik vardır" düşüncesiyle olaya yaklaşan ve takdirimi kazanmış, kendimi de hiç çekinmeden içine dahil ettiğim insan güruhunun diline pelesenk olmuş özlü söz.
müzik kulağa hoş geldiğine göre bu müziği dinlemek için gereken (teorideki)tek kriter mevcut bulunmakta. öyle ya niye dinler bir insan bir müziği, kulağına hoş geldiği onun beğenisine hitap ettiği için.... bir insanın kulağına hoş gelen bir müziği yine de dinlememesin sebebi ne olabilir ki?
hemen söyleyeyim; çünkü artık müzik dinlemek insanın kendisi için yaptığı birşey olmaktan uzaklaşıp sosyal statü unsuru oldu. insanlar dinledikleri müzik türüne göre sınıflandırılır, birbirlerini buna göre değerlendirir oldu. kendini kalıba sokmak, müziğin kalitesi ya da güzelliğine bakmak yerine türü benimsemek, seçtiği türden şaşmamak(şaşsa bile bunu umuma açık yerlede yapmamak en azından) şu anki müzik dinleme kuralları gibi...
- ne tür müzik dinlersin acaba?
ıııııyyy arabeskçi mi, iiyyyyyyyykkkkk!
oooo metalci mi çok coollllllllll!
aaahhh rapçi mi , çok asiiiiiiiiiiiii!
ayyy pop mu dinliyor, çookkkk banaaaallllll!
ne kulağına güzel geliyorsa onu mu dinliyor, ne yaw bu kendini bi kalıba soksun ne üdüğü belirsiz ne bu böyleeee, karaktersiz !!!!!!!!
aslında herkesin ufak bile olsa düşüncelerinde barındırdığı fakat hayata karşı duruşunu belirtmek amacıyla mutlaka bir gruba mensup olması gerektiği sanrısı ile hareket eden kişinin söylemeye cesaret edemediği bir cümledir bu. işin komik yanı sınıflandırmaya karşı olduğunu söyleyen yurdum radikal insanın, iş piyasa yapmaya geldiğinde bu sınıflandırılmadan hiçbir rahatsızlık duymamasıdır. yeter ki çarklar onun için dönsün, yeter ki ortamda kendisinin namı yürüsün.
dolayısı ile kulağıma hoş gelen her tür müziği dinliyorum demek müzik zevkinden yoksun, kişiliksiz, kendine ait düşünceleri olmayan, yaşaması gereksiz insan modelinin savunmasından çok farklı anlamlar taşıyabilir pekala.
26 yaşıma geldim ve anladım ki bir yaşam biçimi haline sokulamayan hiçbir olgu yok hayatın içinde. esas klişenin bu olduğundan habersiz, farklı olduğunu zanneden bir sürü insan dolanıyor çevrede.
rock müzik, evet bir yaşam biçimi. isyanın dile gelmiş hali.
arabesk, ee bu da bir yaşam biçimi işte. isyansa, isyan.
pop müzik, her iki uçta yer alanlar tarafından kıyasıya eleştirilen yegane müzik. ama günümüzün baskın yaşam biçimi.
insanları bir yere ait olmak zorundaymış gibi hissettirenlere bakıyorum da, şekilcilikten ileriye gidememiş kimseler olduğunu görüyorum ne yazık ki. (ve evet, parmakla gösterilen ve hayran olunabilen kişiler de olabilir bu dangalaklar.) söylenene değil de söyleniş biçimine takılan müzik yobazları var etrafta. zira sezen aksu; “acının yüz ölçümü dünyadan fazlaymış; acıdan geçmeyen şarkılar biraz boştur” derken kendini elit zannederek alkışlayanlar; “batsın bu dünya” derken eşlik etmeyebilirler.
ağabeyi ya da ablası ile arasında 7 yaş fark olanlar, ben 6 yaşımdan beri metal dinliyorum ulan diyebilirler pekala. (evet, ben de onlardan biriyim. matah bir durum değil) iyi de izin verin, aradan geçen 20 sene içerisinde müzik konusunda bir iki arpa boyu ileri gideyim. ergenlik döneminde isyanlardaki genç insan modundan biraz sıyrılayım. kendimi metalci olarak görmeyeyim, bana ne dinlersin diye sorduklarında sadece rock cevabını vermeyeyim. kökenlerine doğru giderken, müzik türleri arasındaki ilişkileri keşfedip, ortaya karışık bir liste çıkarayım.
ben tarlada çalıştırılmadım ki hiç, siyah da değilim. caz ya da blues dinlemeyecek miyim yani? anadolu'da yakılan ağıtlardan ne farkı vardır onların? ya da deep forest’ın bana sunduğu, ziksen gidip de göremeceğim yerlerdeki vahşilerin yaptığı müzikten neden zevk almayayım? sirtaki kanımı kaynatıyorsa kulağımı mı tıkayayım o müziğe karşı? kelt müziği beni sakinleştiriyorsa, neden dinlemeyeyim ki bunu?
bırakın liste hayli kabarıksa, kulağıma hoş gelen müziği dinliyorum diyebileyim. mümkünse siz de benim hakkımda kafanızda bir imaj oluşturmayın tek bir veriye dayanarak. ne kütüphanemdeki kitapları düşünün, ne giyiniş tarzımı. ortak bir nokta olarak, sadece müzikten zevk alabiliyor olmam yetsin size.
evet, kulağıma hoş gelen her tür müziği dinlerim. zira müzik bir sınırdan çok sınırsızlıktır benim için.
hem önüme gelen herşeyi tadı hoşuma giderse yerim hem de dinlerim. kitap olursa dinlerim. şu üç günlük dünyada neden kategorize olup kafamızı kuma gömelim. sonuç olarak açık fikirlilerin sloganıdır bu söz...
bu düşüncedeki insanları tüm benlikleriyle eleştirenlerin çok (ama hakkaten çok) büyük çoğunluğunun "x türü haricinde bir şey dinlemem" insanı olması, biraz düşünüldüğünde, bu "kulağa hoş gelen her türlü müziği dinleme" tavrını daha makûl ve kabul edilebilir kılmaktadır. .
türkiye'nin en büyük rock müzik ve yaşam portalı olan www.anatolianrock.com sitesinin ana sayfasında yer alan, sitenin adminlerinden barış y. aygün'e ait beğenilen ve okunulması gereken köşe yazısının ana teması olan konu.
ben sadece metal dinlerim veya türküden başka müzik dinlemem demekten evladır. sonuçta önemli olan müzik tarzı değil notaların doğru dürüst bir araya getirilişidir. sırf tarzın içinde kalacağım diye abuk sabuk rock parçaları veya zırıltılı şarkı türkü dinlemek ne kadar mantıklıdır. seçicilik, sadece bir tarzda müzik dinlerim demek değil, müzik dünyasında olup bitenleri araştırıp değişik ve güzel olanları da bulmaktır.
şimdi ben iron maiden dinlediğimden dolayı norah jones'un o güzel sesinden ayrı mı kalacağım. veya, burası muştur türküsünü duyunca duygulanmayacak mıyım? yapmayın canlar. müzik, despotluğu kaldırmaz. evrenseldir ve bütün insanlar içindir. nasıl ki" ne o yabancı dinliyorsunuz, belki ananıza küfrediyor "demek saçmalıksa; " türkü, türk sanat müziği nedir bunlar ilkel şeyler. çağın gerisinde. ben yabancıdan şaşmam" demek de o derece abestir. tek kelime ile müzikte aranması gereken şey, kalitedir. gerisi fasa fiso, hava civa...
genelde yeni tanişan insanların birbirlerine sorduğu "hangi tür müzikten hoşlanırsınız acaba?" gibi bir tanıma sorusuna karsılık, müzikle çok da ilgisi olmayan birinin "ben belli bir müzik türünü seçerek dinleyebilecek kadar müzikle ilgili değilim" şeklinde verebileceği olumsuz bir cevabın, olumlu versiyonudur.
müzikten gerçekten hoşlanan insanlar kurar ancak bu cümleyi. müzik insanı dinlendirir, coşturur, hüzünlendirir, anıları hatırlatır, kimilerini unutturur.. müzik bunlar için dinlenir. bunların hepsini barındıran bir tarz varsa söyleyin hep beraber onu dinleyelim. ben de "kulağıma hoş gelen her türlü müziği dinlerim". yeri gelir pop, yeri gelir rock, yeri gelir club *, yeri gelir slowtürk ü sonuna kadar açarım. neden o an hislerime o müzik tercüme oluyor çünkü. ha arabeske gelince, o bile insana bazen en yakın gelen müziktir. ama ben rockerım pop dinlemem diyene de saygım var kimse kimseyi bisey dinlemeye zorlamıyor.. nitekim bi anı:
g-epoca ya sana bi sarkı yollicamm süpper
sending.. system of a down-spiders
e-hıı ben dinlemem soad ama tamam bakiim bi
hakikaten bakılır evet hoş 3-5 dinledikten sonra iyice güzel gelir zaten.. her neyse zaman geçer.. yine bi akşam:
e-ya g, muhteşem bi şarkı buldum ya. kaç gündür dinliyorum. yolliim mi?
g-hayır
e-cok güzel şarkı ama
g-hayır istemiyorum
e-neden istemiyorsun anlamadım
g-sen neden zevklerini bana yamamaya çalışıyorsun
insanları dinlediği müziğe göre değerlendirme furyasının sonucunda ortaya çıkan diyaloğun vahim duruma gelmesi halinde benimde zaman zaman kullandığım söz öbeğidir. şimdi a dostlar; ben sigur ros severim örneğin, ama bu demek değildir ki cem karaca müzik yapamamakta, noir desir saçmalamakta, yann tiersen her melodide sıçmakta, efendime söyleyeyim selda bağcan boş bir sadayla çığırmakta, gustavo santaolalla film müziğinden başka bir halt bilmemekte. bu demek değildir ki ben bulutsuzluk özlemi'nin mına koyayım, demek değildir ki feridun düzağaç'a kafam girsin. velhasılı kelam, ne dinliyorsanız dinleyin abicim, abartmanın lüzumu yok. ama düşünmüyor da değilim 25 sonra metalcilerin hükümete gelmeyeceklerini falan. ben adama bakarım; her tanıştığım adamla müzik dinlemek, sevişmek gibi eylemlerde bulunma zorunluluğum yok. o halde 5+1 çakıp dıptıss dıptıss fuller miyiz müziği baba, akşam şahin slx'i çıkartıyorum afedersin..
kendimin de kendim kendime dediğim şey. ne aburcuburcuyum, ne dinlediğim müzikten utanıyorum, ne de zevksiz olduğumu düşünüyorum. bu sözü söyleyen insan aslında müzikte level atlamış insandır. çünkü tarz dinlemez, müzik dinler.
bakın gökhan abimiz zamanında "arabeski bilmem, türk müziği sevmem, çünkü metalciyim ben. ben dinlemem başka türlü bir müzik" diye özetlemiş, taşağını geçmiş ne güzel. zira bir orphaned and, bir pentagram, bir erkin koray dinleyen adamın orhan babaya yüz çevirmesine şaşarım. bir progressive, bir senfonik metal dinleyen adamın da klasik müziğe yüz çevirmesine şaşarım.
sonuç olarak tarz için, imaj için tek bir türe sıkışıp kalanların anlayamayacağı cümledir. çünkü aslında onların kulaklarına hoş gelen her şeyi dinleme özgürlükleri yoktur. onlar imajlarının belirlediği çizgiler dahilindeki müziği dinlemek zorundadır. sonra da gerine gerine dolaşırlar. "o kadar entelim ki klasik müzik den başka bir şey dinlemem, bu da pipom", "o kadar sertim ki (ereksiyon babında değil) grind core dan başka birşey dinlemem" vs. vs...
siz siz olun, kulağınıza hoş gelen her türlü müziği dinleyin. müzik görüşünüz, kültürünüz genişlesin. en güzeli de "vay be şimdiye kadar nasıl keşfedememişim ben bunu"nun sevincini ve heyecanını tadın.