|
|
- sözlerinin tamamı aşağıdaki gibi olan yaşar kurt parçası:
"kuklayım ben kuklayım
annem giydirdi beni
babam boyadı yüzümü
öğretmenler doldurdu içimi
herşeyi onlar öğretti
işe ne zaman gideceğimi
ne zaman işten çıkacağımı
kaç paraya çalışacağımı
onlar öğretti bana
kuklayım ben kuklayım
oyumu kime atacağımı
akşam kaçta yatacağımı
çişimi nereye yapacağımı
ne zaman güleceğimi
nereye gömüleceğimi
yalnız bir şeyi unuttu bunlar
ipler kimin elinde?
ipler kimin elinde?
bendeeee!!!"
(bkz: kuklacı)(selenge, 28.05.2005 21:54 ~ 21:54)
- (bkz: muppet show)
- (bkz: master of puppets)
- biz gerçekten bir kukla sahnesindeyiz
kuklacı felek usta, kuklalarda biz
oyuna çıkıyoruz birer, ikişer;
bittimi oyun, sandıktayız hepimiz
ömer hayyam
- rumca "bebek" anlamına gelen sözcük. kuklamu da bebeğim demek, eski türk filmlerinde bazen mahalledeki rum ablaların ağzından duyulurdu.
- (bkz: kuklayı değil kuklacıyı vur)
- kontrolü kimdeyse onun oyuncağıdır kuklalar. ellerinde ipi tutanlar, ya da kuklayı avuçlarının içinde tutanlar ise onların efendileridir. kukla tek başına hiçbir şey yapamaz. efendisi ne derse onu yapmak zorundadır. bükerlerse bükülür, doğrulursa doğrulurlar. en şanslı kukla pinokyodur. o kendi özgürlüğünü kazanmış, gepetto olmadan da yaşayabilir hale gelmiştir. yokluğunda ne gidebildim ne kaldım demesine gerek yoktur.
- (bkz: pinokyo)
ne kadar yaşar kurt parçasında " babam boyadı yüzümü, öğretmenler doldurdu içimi " diyerek isyan etse de genel yaşayış biçimi itibari ile karşı koymamak lazım gelir olanlara. koyamazsın çünkü. her gün minibüse 1,25 ytl vermek istenmese de, mecburiyetten " ücretleri kapı ağzına uzatalım " lafı ile elini istemsizce cebine atarsın. bak muavin bile ipini çekti. daha ne ipler çekiliyor görünmeyen. dar ağacı ne ki?
- hastası olunası büyük oyuncağı... ahanda buraya yazıyorum öğreneceğim bir gün yapmasını... ipleriyle kusursuzdur. konuşturabilirsiniz bile. hm..
- tekno kültürün dayattığı verili yaşam biçimini kabullenmiş insan.
- çocuklar için tasarlamış olsa da çoğunun ödünü patlatan ip veya tel ile hareket ettirilen düzenekli, kontrolü zor, ipi dolanıp, çözülemeyen oyuncak.
(heidi, 11.12.2007 09:49)
- kukla
içimde kalır mı bu yalnızlık,
düşer miyim uçurumlara,
soluksuz kalır mıyım derinlerde
allah'a ve yosunlara emanet
varsa bir yol gidilecek,gidilir,
kalınır bir yerde biraz beklenir,
'dinle ney'den - kimse tek başına değildir
yalnızlık olsa olsa yazılanın başlangıcı
ama elbet bir gün bu dünya da bırakıp gider
terk edip gider kendini
altındaki sıcak taşa
ve işte orada öylece kalır baş-kuklacı
kalır
yalnızlığıyla
başbaşa....
ali hikmet yavuz
- ing. puppet
(bkz: puppeteer)
- ahmet ümit'in şu ana kadar okuduğum en iyi romanı. tipik ahmet ümit tarzıyla olabildiğince gerçekçi bir anlatıma sahip. susurluk davasına ve 80 öncesi sağ-sol çatışmalarına farklı bi açıdan yaklaşıyor ki özellikle kitabın sonundaki alıntı oldukça ikna edici. bunun yanında felsefik açıdan en karamsar ahmet ümit romanı da diyebilirim, kaybetmeyi öğrenmek gibi karamsar gözüken bir felsefe işleniyor sürekli. ayrıca romanda yine beyoğlu'ndan parçalar bulmak mümkün, ve etliye sütlüye karışmayan düz bir adamın düzlüğünden sıkılıp kendini maceraya atması olayı yine var. şahane bir roman kısaca.
- (bkz: tayyib i üzmek allah ı üzmektir)
(bkz: bundan ala kuklamı olur)
(bkz: ipler kimin elinde)
- yalnız bir şeyi unuttu bunlar, ipler kimin elinde ?!
- ankara'da balgat'ta sadece iskender servisi yapan lokanta. ismini, lokantanın içindeki sahnede, bir gecede bir kaç defa tekrarlanan kukla gösterilerinden alıyor. çok güzel bulgur pilavı yaparlar.
- asuman krause'nin "memem var, götüm var bacaklarım var, e o zaman neden klip çekmiyorum?" mantalitesiyle insanlığa verdiği zulümdür.
(hothead, 30.06.2008 23:58 ~ 23:59)
- beğendiğimi itiraf etmeye utandığım ve gizli saklı kulaklıkla dinlediğim asuman krause şarkısı. dönemlik bir dejenerasyon sendromudur diye umuyorum.
- "kıvıracaksan da o göbeğin hakkını vereceksin" sözü ile yaz sezonu messengerlarına kişisel ileti şeyisinde damgasını vurmuş asuman krause şarkısı.
(sezjum, 29.07.2008 23:15 ~ 23:16)
- asuman krause'nin beni benden alan şarkısıdır, sözleri bir edebi metin niteliğindedir.
ablam, iç organlarını kapatmaya çok şükür ki yetecek derecede yırtmaçlı, daracık bir mini elbisenin beline metal bir şey (ki ben soba borusu olduğunu düşünüyorum) takıyor, alıyor eline kırbacı, başlıyor söylemeye!
"senin işin sağ gösterip soldan çakmak"
yani bunu biri dese bana "vay anam naaptılarsa sana artık yön kavramını şaşırmışın" derim, bu abla diyince şarkı oluyor. burju bunu anlamıyor.(burju, 06.08.2008 23:17)
- bir dizesinin ikincisiyle alakasını kuramadığım; başlangıştaki "laylalaaa.." kısmını ilk dinlediğimde "aha ben bunu nerden tanıyorum?" diyip sonradan yanıldığımı da anlasam dinlediğime dinleyeceğime pişman olduğum, lanet olası nakaratını 3 gündür dilimden söküp atamadığım parçadır. ama yook, yok senin işin mankenlik; ne işin var stüdyoda..
(fani, 20.08.2008 01:25 ~ 01:26)
- kukla bedenim, tahtadan ayaklarım, tahta ellerim,
bezdi yüreğim ve camdı görmez gözlerim...
bedbaht.
- rumca khouklhla okunuşu kukla, mukavva kutu dan türemiştir. kukla kalın kağıttan mukavvadan yapılmış araçlarla oynanan oyunun adı.
|