çok çok zararlı bir insandır. bu diyarda sık yazmıyor oluşu büyük şanstır bu bakımdan. siz onun kelimelerinin tahribatını bilenlere sorun !
düşünün ki uyuşan ve rahatta beyin fonksiyonlarınız bir anda son hız çalışmaya başlıyor. silkeleniyorsunuz, üstte başta, kıyıda köşede ne var ne yok dökülüyor. bütün ağırlıklar ve dahi gizli saklılar orta yere saçılıyor.
kısılan iç seslerinizi duymaya başlıyorsunuz. o unuttuğunuz derinlerde bir yerde saklı vicdan var ya hani. onu dürtüyor bu adam. provoke ediyor cümleleri, hayatla tutuştuğunuz ladeste o hep "aklımda" diyor ! unutmuyor, unutturmuyor yaşananları. kim ki üstüne kalınca bir örtü atmaya hevesli gerçeklerin, onun ödünsüz kelimelerinden payına düşeni alıyor.
başı diktir bu denizcinin, eyvallahı maşallahı yoktur hayata. omzunda kalbinin yükünü sırtlamış kartal, aslında bir tek ona uysal. pusulasıdır doğru bildikleri ve yoktur deniz fenerlerine minneti .
onu kızılını "ölü" sanıp rahat nefes alanlar acele etmesin. eminim yaşamaktadır yanlışa saldırırcasına, okkalı bir küfür savurmaktadır hayata.
bu semalarda zamanında dolaşmış o "hayalet"in sevdalısıdır o da. bilir ve bu yüzden haykırır; biz bir ölür, bin doğarız inadına !
korkuya mahal yok, zordur bizi boğmak bu sularda ...
fikir teatisi içinde bulunmaktan büyük haz aldığım, özellikle futbol hususundaki yorumlarında objektiflik doruklarında dolanan kalemine hayran olduğum kral insan, harbi kartal.
tanımadığım etmediğim postahanede bir iki kere mesajlaştığım dördüncü nesil yazar. tanımam ama yazılarını takip ettiğim kadarıyla sağlam bir beşiktaşlı yazar. yazdıklarından tam bi' tribün çocuğu olduğunu anlamak zor değil. çarşı'nın isteklerini dileklerini sözlüğe yansıtabilen ender yazarlardan. beşiktaş taraftarı başlığına sadece dünyanın en iyi taraftarı yazmak yerine dillere destan şekilde dolduran ve güzel yazın uyarısının hakkını sonuna kadar veren yazardır. beşiktaşı hayat felsefesi kartalı bir sembol olarak benimsemiş. yazılarının devamını beklemekteyiz.
fanatik bir futbol hastası olması ve siyasi konularda sert bir tavır takınması hasebiyle insanlarda kaba ve sert bir insan gibi bir izlenim bıraksa da, bugüne kadar tanıdığım en kibar insanlardan biri.
artık nasıl kuruyorsam kafamda, bilemiyorum tam; daha evvel bir giride [reklam olmasın, link vermeyeyim] tutunduğu nüktedan/ironik tutum aklıma geldikçe "a", "s" ve "d" tuşlarına rastgele basarcasına gülüyorum..
----spoiler----
hrant dink'in ölüsüne ayağında terlikle koşanlar neredeler şimdi? nerede *******'nin insan hakları? artık yeter! moderasyon ötesine operasyon yapılmalı! ne duruyoruz allah aşkına?
----spoiler----
evde, bilgisayar başında hatırladıkça sorun yok, dekanla konuşurken sakat..
artık daha fazla gizleme gereği duymuyorum; adam allah dostu mudur, evliya mıdır, nedir; bilmiyorum.
adam maçla alakalı ne dese çıkıyor bu kadarı olmaz artık,
kursa tarikatını arkasındayım; icabında sol kolu olurum.
bakıyorum ellerini avuşturan iddiacılar var, kronstadtlı baba size de el verecekmiş.
gayet laubali bir giri olacak, uyarmadı demeyin. bu zat-ı muhteremin beni böyle kontra hareketlere sevk etmesine mi yanmalı yoksa nickaltında rahat rahat sövemememe mi ? hayır bilir de, takipçisiyim cümlelerinin. siyasi akıl, duruş, birikim ! otuz iki kısım tekmili birden var da var olmasına, bilgisayarı açmaya üşeniyormuş, yazamıyormuş zat- alileri . hayır, aylaklığı yüceltiyor ondan. ver bunun eline film dvd'lerini, kitaplarını, bir de biraz para. sal gitsin sonra. "ben küçük bir cezveyim, köşe bucak gezmeyim" tadında dolaşsın dursun. bu aylak yaşam formunun ideal hayat formülü bu zira ! herif utanmasa yaşamaya üşenecek. ha beşiktaş desen mezarından dirilir yazar, o ayrı ! bir ara içinde meşin yuvarlak, kırmızı kart gibi bilimum futbol terimi geçen giriler yazmaya başlamıştım sayesinde, zor önünü aldım. öyle hasta yani, bulaşıcı . virüs mübarek !
hafif höt-zöt bir tavrı vardır. ben neredeyse bir senedir okuyorum bu herifi bilimum yerde, aynı kodumu oturtur tavır silinmedi gitti. iyi ki diyoruz tabii. sağolsun yeri gelince ettiği gırla küfür "alayına gider". de komik olan şu aslında : sen bu kadar okkalı cümleler kur, faşistleri, din pazarlamacılarını, işbirlikçileri açık et zehir zemberek bir dille. ne beklersin : böyle kodumu oturtan cinsten, cüsseli, ciddi bir bünye falan. alakası yok, herif gülüyor mütemadiyen. vur ensesine al lokmasını. ( hain sırıtış) biz topluca şaştık valla .
keyfi de yok bu aralar, silkin bi kendine gel dedik, iflah olmadı. sinefil nasıl düzelir diye düşünüp film reçetesi verdik, kar etmedi. tüm ciddiyetimi yerle bir edip, eli maşalı bir rosa imajı çizmek pahasına bu haltı yemeye karar verdim. şişşştt aylak, sana söylüyorum :
baktım da bir sürü şey yazmışım hakkında;
daha önce de bugüne yakın severmişim belli.
şey geldi aklıma dün;
bu adam bugünün değil de, iki yüz üç yüz sene öncesinin beşiktaşında yaşasa çok başka olmazdı hali ama o günün safi kalp insanı onu layık olduğu yere koyardı.
adı kalırdı diye düşündüm dün;
dünden bugüne
niye?
iyi adam çünkü,
vicdanlı adam
ne basit di mi iyi adam demek;
ne kolay laf, ne basit tını vicdan
yavşak ağızlardaki keyifli gibi bi şey
siktir edin hepsini,
boşaltın kelimelerinizin anlamlarını
iyi deyin, gözünüzün önüne bu adam gelsin
o kadar iddialıyım;
vicdan deyin bu adam gelsin
ulan tuttuğun takımından mı, başkası için sıkışan kalbinden mi?
nedir ulan bunun sırrı
söyle bu sırrı belki bağ bostan olur bizim kalbimizin ot bitmez çorağı
yol yordam bilmeyen kardeşinin elinden tutmuş güzel insan. maç sonrası çoşkuluyuz sevinçliyiz ayağına atkısını az daha cep yapıyordum yemedi. normal bir konuşma sırasında "lan" dediğini duymamakla beraber, biz gördük ki sinirlendiğinde çok güzel komplike küfürler ediyor. yanındakinin de gerginliğini alıyor *
hey gidinin stalker'ı , 1 mayıs darbecisi, bilen efendinin tabiriyle türk polisinin copuna kafa atan anarşik siyah-beyazı hey !
bir nevi nöbette şimdilerde. güzeeel diyerek haince sırıtıyorum. bu herifin uzun süren sessizlikleri, yaşadıkları, izlediği ve bakışından damıttıkları, gördüğü ve ettikleri, öfkesi, yorumu yığılıyor böyle anlarda üstüste. birikiyor, birbirine karışıyor, o edemediği küfür bünyeyi dürtmeye başlıyor, cümleler sıkıştırıyor, basınç artıyor, bardağa o son damla düşüyor veee !
ortalığı hallaç pamuğu gibi atacaktır yakında bu denizci, fırtına öncesi sessizlik bu bilenler bilir. aman diyeyim !
unutmadan. siyasi bakımdan katiyen oyuna gelmemekle övünebilir, doğrudur ve fakat bu gidilmeyen "oyun"un sınırları fena halde geniştir bu karasularında! geçen sene "bu mesajımı sakla, bu sefer gelmezsem şerefsizim" dediği mesajı haziran ayı itibariyle yüzüne çarpmayı planlıyorum.