korku objesi   

 sayfa  / 4
adana çık aradan

  1. salt varlığı bile insanı tırsıtmaya yetebilecek obje/objeler
    (güzel abi, 22.04.2004 23:35)


  2. ankete dönüşmemesi dileğiyle bir örneğini vermek isteyeceğim kavram:

    (bkz. 01 plaka kahverengi murat 131)
    (diskonnektus erektus, 22.04.2004 23:37)
  3. benim için en sağlamı "dan çın".

    evet evet, zindan, ingilizcesi ile dungeon birçokları için bir korku öğesi olabilir. (bu giriye "insanlık tarihinin başından beri..." diye başlasam ortaokul ayarında olurdu sanırım)
    lakin yine aynı dungeon fem-domdur sado-mazodur en kralından bir hayat tadı da olabilir.

    benim için ise korkutucu olan zindan(dungeon) değil, sadece ve sadece melik duyar. melik duyar'la mega hafıza...
    geceleri yastığa başımı koyduğumda karanlık, nemli ve buz gibi bir hücrede çatalla zindan parmaklıklarına vurduğumu görüyorum. oradan çıkan ses her daim paslı bir yankı içinde boğuluyor, "dan çın dan çın"...

    korkuyorum, çünkü onca yıldır d&d oynamama rağmen dungeon'ı hala dan çın ile anımsıyorum.
    (palanthaser, 21.06.2006 00:49)
  4. korku objesi denince aklıma gelen obje "1959'dan beri oraya kimse gitmedi adamıdır" yaklaşık beşbin yıldır aynı yerde oturup sallanan sandalyesinde bekleyen ve gelen geçeni sayan bu amca, artık bir suje değil bir obje haline gelmiş, guguklu saat moduna girmiştir.

    bununla birlikte küçüklüğümüzde izlediğimiz chucky serisinden dolayı korku filmlerindeki oyuncaklardan, çocuklardan, küçüklerden de acaip tırsarım itici gelirler. hem ne gerek var çoluk çocuğun oyuncağın korku filminde canım.
    (assassin, 21.06.2006 00:55)
  5. gazete kağıdına sarılmış kutu biradır.

    gazete kağıdına sarılmış kutu bira tutan adam yalnız değildir, kendisi gibi arkadaşları da aynı habitattadır, muhtemelen yandaki kayalıklarda düşen çakmağını arıyordur biri, diğeri de arkada otların orda işiyordur.

    siz ise sessiz sakin ılık bir moda akşamında bir moda beyefendisine yakışır şekilde içecek yer arıyorsunuzdur. adamlar laf atar, cevap verirsiniz, adamlar bu kez kafa atar. korkunçtur bu gazete kağıdına sarılmış kutu bira, tüm kötülüklerin anasıdır.

    bazen biz de sarıyoruz, kendimden korkar hale geliyorum.
    (palanthaser, 21.06.2006 00:59)
  6. çıkan gözlüktür.

    çıkan gözlük masumiyetini çirkin bir korku hissiyatıyla mürekkeplemek isterse, liseleri seçer, canidir.
    çıkan gözlük kavramının olduğu lise atmosferinde kavganın başlamasına saniyeler vardır.
    gözlük çıkar ceketin iç cebine konur, ceket kenara atılır, kavga seri şekilde gelişir. ya da gözlük çıkar kankaya dönülür, "abi gözlüğümü tut!" denilir. (kutsal emanet ya sanki k.çıkırık bir gözlük)

    gözlük çıkarsa kan da çıkar.
    (palanthaser, 21.06.2006 01:04)
  7. yıllardır amerikan korku filmi endüstrisinin ısrarlı dayatmaları sonucu oluşmuş olan yapay korku kaynaklarıdır. mesela nedir?

    ilk olarak örnek vermek gerekirse sisli ortam ve göl ikilisi. halbuki ne var bundan korkacak. muhteşem bir doğa olayı işte,yak cigarayı izle;ama yok. yıllarca öyle bir dayatılmış ki,olaya mistik hava katmak için sise öyle bir yüklenilmiş ki sisten tırsar olmuş insanoğlu. hele bir de göl kenarıysa değmeyin korkumuza. bu tip ortamlarda,yıllarca bize dayatılanlara göre o göle girmek,kıyıdaki sandala binmek ya da çıkan kabarcıkları merak etmek ölüm demektir.

    bir de elektriklerin kesilmesi var. yahu türkiye'de yaşıyoruz,elektriğimiz ilgili firmada o gece vardiyada bulunan memurun eliyle dili arasında,her an kesilebilir. lakin bu elektrik kesintisi öyle bir işlemiş ki bilinç altına;sanki 220v ile besleniyormuş da elektrik gidince yedek pil ünitesinden tüketiyormuşuz gibi hareketlerimiz yavaşlıyor,tedirgin oluyoruz. en yakın muma doğru giderken köşeleri yavaştan dönüyor,mumu yakmak için kibriti çaktığımızda karşımızda beyaz maskeli bir psikopat katil ya da uzun saçlı,beyaz ve uzun elbiseli bir kız göreceğimizi zannediyoruz.

    yıllar önce izlediğim bir filmde katil,adamı kapının göz deliğinden bakarken göz deliğine dayadığı tabancayı ateşleyerek öldürüyordu. bu sebeple kapılarda bulunan ve orada bizim güvenliğimiz için var olan göz delikleri (ya da adı her neyse) benim için bir korku objesi olmuştur.

    kısacası bu korku objeleri yıllarca bize dayatılmış filmlerin ürünleridir. filmleri izlerken korkmamış olabilir,hatta sırf eğlencesine izlemiş olabiliriz. ama bir şekilde işliyor işte arkadaş. sanki yönetmen defalarca öldürülmüş de tecrübeliymiş gibi alttan alttan adamın tecrübelerine güvenir gibi bir hal oluşuyor. gereksiz tabi ki.
    (battal boy cekirge, 21.06.2006 01:06)
  8. havalanan perde

    perde minumun frekansta aheste aheste salınabilsin diye kırmızı halı kadar uzun perdeler seçilir. ve yine bu sayade perdenin arkasından gelebilecek tehlike maskelenmiş de olur. eğer filmde metafizik öğeler varsa perde yüzeyi kokutucu surat şekillerine bürünür yer yer. ama filmdeki kurban kişi bu yüzleri görmez, bizlerde "kaç ulan kaç yarra yicen şimdi!" deme isteği uyandırmak için. annem olsa keserdi bütün o perdeleri, yerlerdeki kiri tozu süpürüyo diye.
    (jugis nomen, 21.06.2006 01:12)
  9. ses çıkartması için delinmiş egzoz

    bu egzostun takılı olduğu araba hemen kendini belli eder; zira unique bir sesi vardır. elbette sıradan bir eksozun delinmesi yanlıştır, delinmiş, ses çıkartan ekzos her zaman modifiye egzozdur. nerede delinmiş egsozlu bir araba görsem gözlerim pavlov'un köpeği gibi şartlı refleksle yandan yemiş neon ışıkları, kolpa nos stickerlarını ve kesik amortisörleri arar. peki böyle bir arabayı korkutucu kılan nedir? elbette içindeki, gazete kağıdına sarılmış kutu bira içen adamlardır.
    (twinkle, 21.06.2006 01:13 ~ 01:15)
  10. damlayan musluktur..
    evde bir şekilde yalnız kalan kişi için çin işkencesi ve/veya evde biri daha varmış hissi uyandırandır..halbuki ne yani su akıyor pıt pıt başka da bir halt yok...
    (subuo, 21.06.2006 01:16)
  11. çarpan kapı ve pencereler.
    sıcaktır tüm pencereleri açarsınız illaki bir iki tanesi büyük bir gürültü ile çarparak kapanır. filmlerde çarpan kapı pencereler pek hayra alamet olmadığı için (çarpan kapı, pencere bir daha hiç açılmayabilir, açılırsa bir yerden bir şeyler fırlayabilir) bilinçsiz bir şekilde ürperilir. zaten hiç bir şey olmasa bile sakin sakin otururken çarpan kapı, pencerenin sesi yeter korkmaya.
    (chrystal, 21.06.2006 01:18)
  12. (bkz: anne terliği)
    (bkz: bak geliyo terlik)
    (bkz: sıdıka)
    (undeuxtrois, 21.06.2006 01:24 ~ 01:24)
  13. boş kafestir

    iki türlü korku objesi olabilir boş bir kafes.
    birinci türe jurassic park başta olmak üzere hayvanların başrolde olduğu envai çeşit filmde rastlayabiliriz. kahramanlarımız gezer, tozar, en sonunda rehberleri "ahanda en taşaklı hayvanımız şu kafeste durur." der; lakin kafesin kapısı kırıktır, parmaklıkları açılmıştır vs. olaylar gelişir.

    ikinci tür ise daha bir bize ait. sanırsam kimse boş kafesin birinci halinden korkmasını gerektirecek bir macera yaşamadığı için boş kafesin daha değişik bir korkutucu yönüne değinmek isterim. çoğumuzun muhabbet kuşu oldu, elbette hepimiz o sevimli hayvanı elimize alıp sevmek, onunla oynamak istedik ve bu amaçla kafesinin kapısını açtık. peki ya sonra noldu? doğası itibariyle çevik olan muhabbet kuşu pır pır efektleri ile balkondan uçup özgürlüğe kanat çırptı*. peki bunun neresi korkunç dediğinizi duyar gibiyim. arkasından gelen anne terliği korkunçtur efendim.
    (twinkle, 21.06.2006 22:48 ~ 01.04.2007 14:44)
  14. ayna
    çoğu korku filminde aynaya bakan kişi kendi suratını kanlar içinde görür, arkasında hayalet, yaratık veya katil görebilir. (bkz: aynaya bakıldığında görülen kişi) korkunç bir görüntü bir belirip bir kaybolabilir, bir canavar aynadan fırlayabilir, aynalar durduk yerde patlayabilir vs. işte bu yüzden insan özellikle geceleri aynaya baktığında hele bir de aynadan fırlayan bir şeyin olduğu bir film izlemişse ürperir, korkar. sanki arkada bir şeyler hareket ediyormuş gibi ya da her an kendi yüzünüzü korkunç bir halde görecekmişsiniz gibi gelir. bir de büyüklerin gece aynaya bakılmaz gibi hurafelerini duymuşsanız ayna çok korkutucu olabilir.
    (chrystal, 21.06.2006 22:56 ~ 22:57)
  15. paranormal aktivite

    evet, başta hollywood sineması olmak üzere tüm gerilim/korku temalı filmelerimizin olmazsa olmazı, demirbaş kıvamda parapsikolojik korkutma..en basit örneği hayaletler, ruhlar muhlar..genelde konunun bir türlü bağlanamadığı filmlerin sonunda veya gözünü para bürümüş senaristlerin ellerinde bir nevi oyuncak olarak karşımıza çıkar bu tarz korku öğeleri..böyle durumlarda tabiki de kaçınılmaz olarak sıkıcı bir konuma gelebilir ama verimli kullanıldığı zaman da altıma şıçtırtacak düzeyde korktuğumu da hatırlıyorum ben..

    dediğim üzere, çok sık kullanıldığı için sabit bir örnek veremeceğim..biraz ring serisi, biraz the others, the sixth sense..bunlarda bu öğeyi görebiliriz..aklıma beyaz perdeden örnekler yazarken geldi..bilgisayar oyunları arasında da pek rağbet gören bu korkutma teması en iyi bir şekilde f.e.a.r. adlı fps tarzında beğeni kazanmış oyunda da çok başarılı bir şekilde kullanılmıştı..
    (zeus, 21.06.2006 23:08)
  16. titreyen su

    ağır ve yankılanan bir gümm sesiyle verilir genelde. farkına varıldıktan hemen sonra normal insanın 5 ila 10 katı arasında bir yaratık görünür akabinde insanları yer. bıraksanız sabaha kadar titrer ama farkına vardın mı. sıçtın. bi de kafayı yavaşça çevirip "oh fuck" demek lazım. yoksa gelmezmiş canavar.
    (ucurtma, 21.06.2006 23:13 ~ 23:17)
  17. eşelenen toprak

    toprağı ayakla eşeleyerek biriyle konuşan bi adam o konuştuğu kişiye kafa atmak üzeredir.gerginlik çukur ve desenler belirginleştikçe artar.
    (ucurtma, 21.06.2006 23:14 ~ 23:14)
  18. şişman ve aşırı terleyen adamdır..

    ölecektir. bunun başka bir açıklaması yoktur. artık elektrik kesintisiyle mi olacaktır bu hadise yoksa göte giren şemsiyeyle mi orası sizin hayal gücünüze kalmıştır.
    (lethromar, 21.06.2006 23:19 ~ 19.07.2007 13:09)
  19. çocuk kahkahaları

    tenhanın tenhası hatta inler ve cinlerin çok sapa diye uğramadıkları i.e.t.t'nin bile geçmediği mekanlarda birden bir fısıltıyşa karışık şekilde hafif delay eklenmiş şekilde duyulan seslerdir. sıçırtır. genelde "ekhiikiki laylaay ekikeiei" şeklinde birbirlerini kovalayan kız çocukları formatında olur. bu kızlar birbirlerini niye kovalamaktadırlar? arkadan geşen çığlıklar nedir? kızlar satanik güçlerin etkisinde kalarak blood orgy mi yapmaktadırlar? the truth is out there.
    (ucurtma, 21.06.2006 23:21 ~ 23:21)
  20. yaşayan ev

    bu türde en başarılı örnek stephan king'in romanından beyaz perdeye aktarılan rose red idi..bu tarz korku öğesi genellikle bir önceki kare ile birbirine benzemeyen heykel surat figürleri ile harmanlanıp seyirciye sunulur..kendi kendine açılan kapanan kapılar, pencereler, gaipten duyulan sesler falan hepsi bu yine parapsikolojik korku teması altına da alabileceğimiz yaşayan ev konseptinin ürünüdür..
    *
    (zeus, 21.06.2006 23:25 ~ 23:27)
  21. hayvanlar alemidir.

    zira teker teker cinslere indirgemek gerekirse, hayvan mezarlığında bir kediyle vücud bulur bu obje, anaconda da ise dev bir yılandır. bu örnekler çoğaltılabilir. başka bir vizyondan olayı incelersek de, tecavüzcü coşkun'un yer aldığı tüm gerilim filmlerinde de hayvanlar alemine bir korku objesi olarak rastlanır. atalarımızın bu konuyu çok iyi özetleyen bir de sözü vardır. "hayvansın rıza"..
    (lethromar, 21.06.2006 23:27 ~ 19.07.2007 13:08)
  22. arka fondan gelen gerilim arttırıcı müziktir.

    her daim bu sesi duyduğunuzda arkasından çığlık atmanıza ya da en azından oturduğunuz yerden zıplamanıza neden olabilecek bir sahnenin geldiğinden adınız gibi emin olmanıza rağmen gerilirsiniz işte. genellikle cem yılmaz dahi kişisinin de betimlediği gibi hen hen hen hen tarzında bir müzik seçilir.. müzik biter mutlak suretle birilerine saldırılmıştır ya da birileri öldürülmüş merdiven altında yatmaktadır. tabi bazen feyk atmak amaçlı kullanımı da mevcuttur.
    (troke, 21.06.2006 23:35 ~ 27.06.2006 21:03)
  23. fren sesidir.

    kuvvetli bir motorun yardıra yardıra gazlamasının ardından gelen uzun süreli fren sesi ve eğer beklenen olacaksa çarpışma sesi. geçmişte yaşanan bu tür bir süreç korkuyu kat be kat artırır. o sesi her duyuşunuzda kaybedilen canlar akla gelir, eğer fren sesi hava amaçlı ise araç sahibi küfürü yer.
    (milwaukee, 21.06.2006 23:35 ~ 23:37)
  24. stabil yanmayan, sürekli kıpraşan ışık..

    bu ışığın gidip gelmesi, senkron bir periyotta olmamakla beraber bir süre sonra dayanamayıp tamamen lambanın patlamasına kadar gider..işte o karanlık stress dolu dakikalardan sonra kahramanımız ışıkları tekrar eski haline getirdiği ya da ekstra başka bir kaynaktan ışık üretip ortama tekrar göz attığında, kalıbımı basarım, birşey olmuştur/olacaktır..ya birisi ölmüştür, ya da birisi kaçırılmıştır..ya da direk çot! diye ekrana birşey vuracaktır..öd möd kalmaz, kopar gider..

    ani korku sahnelerinin değişmezidir..
    (zeus, 27.06.2006 20:48)
  25. abi, amca, teyze vs.

    böyle diyince çok muallakta kaldı örneğimiz, açıklayalım. malum 0-6 yaş arası çocuklar genellikle biraz hiperaktiftir, şişede durduğu gibi durmaz. işte ebeveyni canından bezdiren şımarıklık anlarında ortamda mevcut olan en uygun ebatlarda ve tipte insana yönelinir. "bak teyze de kızıyo", "bu amca var ya bak sünnetçiymiş", "seni bu abiye veririm siker çoğaltır*" gibi tehditlerle miniğin atakları bastırılmaya çalışılır. ancak bazen korku objemiz o kadar tepkisiz, beceriksiz yahut tanıma uymaz fenotipte olur ki etraftakilere seyir zevki yüksek anlar sunar, çocuğun aklı erse o bile kalkar taşşağa bağlar; o derece.

    sonuç: biz de insanız, amcaları teyzeleri bilmem ama abileri korku objesi yerine koymayın artık. bilinçli ebeveyn olmanın yolu buradan geçiyormuş hatta*
    (wolfshade, 12.07.2006 18:57 ~ 18:58)
 sayfa  / 4