roma'nın efsane imparatorlarından konstantin'in roma'nın barbar saldırılarına maruz kalıp işgal tehlikesi geçirmesi üzerine byzantium adlı minik bir kasaba ve çevresindeki yedi tepeye yeni roma'yı inşa etme kararı alarak yarattığı ve 8 ila 11inci yüzyıllar arasında döneminin en büyük şehri olan kent.
(bkz. istanbul since 1453)
(bkz. istanbul)
yunanların resmi olarak hala kendisi de rum kökenli bir kelime olan istanbul yerine inatla kullanmaya devam ettikleri ve kolay kolay da vazgeçecek gibi durmayan kent adı.
(bkz. istanbul since 1453)
tarih kitaplarında konstantinapolis yazıyor olabilir, o eskidendi koçum. artık paşa paşa istanbul diyeceksin. bırak tarihle avunmayı dünyaya dön. 2004 yılındayız.***
fatih terim'in bir yunan takımıyla yapılan özel bir maç sonrası yunan bir basın mensubunun istanbul yerine kullanması üzerine "1453'den beri istanbul" diye tepkisini dile getirip basın mensubunu magmaya sevk eden sözcük
lisede bir rum arkadaş(!) bana nasıl olduysa işte anlatıp dururdu kendi düşüncelerini. çok açıkça söylüyor diye hiç üzerine gitmedim, suratıma doğru, yok işte "konsantinopolis bir gün mutlaka bizim olacak" falan derdi.(niye dövmedim diye sormayın, şartlar her zaman zannedildiği gibi olmaz).
yani gerçekten mantıksız. bırakın tüm her türlü değeri, fikri ve ideolojiyi; yahu be kardeşim(kime kardeş diyorsun ulan sen!!!) yüzyıllardan sonra daha ne konstantin!i ya. mantıksızlık, hayal, ütopya ve hatta çılgınlık. eh bari almışken tüm dünyayı alıverin de tam olsun. demek ki nasıl bir çılgınlıkla devam ettiriyorlar ki bu hayali, 551 yıl eskide kalmış bir şehir ismini bu güne getirmişler. bugün kim hangi şehrin yarım bin yıl önceki ismini bilir. bilen varsa da bunu tüm türkiye bilir mi. işte kafamıza kadar sokmuşlar bunu. yazık ne diyeyim. böyle bir zihniyetin var oluşuna yazık. istanbul burası.
türkiye'de söylenildiği zaman insanlar arasında büyük rahatsızlık yaratan bir kelime. bu rahatsızlık o kadar büyüktür ki türkiye 1950 yıllarında bir ara ingilizce olarak "istanbul not constantinopole" şarkısını yaptırmıştır.
hâlbuki, doğu roma kaynaklarında constantinopole'e hep "polis" denmiştir. tek başına "şehir"; istanbul'u anlatıyor ve istanbul, grekçe, "şehir nerede ?" sorusundan geliyor. istanbul da grekçeden gelmektedir; türkçe ile hiçbir ilgisi yoktur. "konstantinopolis yerine istanbul'u kullanın" demeden önce bunu düşünmek gerekir.
yunancada konstantinopolis değil konstantinoupoli (ou=u) olarak denir. (ki bilindiği üzere konstantin'in şehri anlamına gelir) imparator konstantinos hristiyan olduktan sonra imparatorluğuna yeni bir başkent yaratmak istediğinden bu kenti inşa ettirmiştir. bu isim tartışması da bence suni bir tartışmadır çünkü pek çok şehrin ismi çeşitli dillerde farklı ifade edilmektedir. bundan anlam çıkarmaya çalışan türk'e de, böylelikle ayar vermeye çalışan yunan'a da bulaşmamak naçizane taktiğimdir (herkes kendince takılsındır ayrıca.)
"istanbul not constantinopolis" isimli şarkıyla bu ismi kullanmak isteyenlere 300-500 tarzında ayar verilmiştir kanımca. eğer sizde inat edengillerdenseniz payınıza düşeni itinayla alabilirsiniz, saygılar...
isveççe konstantinopel, ingilizce constantinople, ispanyolca constantinopla, polonyaca konstantynopol, italyanca costantinopoli gibi farklı dillerde farklı yazılan istanbulun eski ismi.
kullanımına karşı olan tepkileri komik bulduğum isim. bunun milliyetçilikle veya başka her hangi bir şeyle ne alakası var, biz niye bu kadar allerji oluyoruz, komplekse giriyoruz anlamıyorum. kaldı ki öyle gaza gelenler var ki sanki konstantinopolis deyince istanbul kapılıyor, elden gidiyor... kimse gelip yerimizi yurdumuzu almıyor! bir şehir, farklı dillerde farklı şekillerde anılabilir. onlar konstantin'in şehri diye adlandırmışlar başta ve bu şehir türklere geçti diye ismini değiştirecek halleri yok. bunun eski ad - yeni ad diye bir durumu da olmak zorunda değil. biz de fatih'in şehri diye değiştirmemişiz zaten. yakın bir isimle devam etmişiz ve tam hatırlamıyorum ama baya geç bir tarihe kadar da kostantiniyye olarak kullanmışız resmi işlerde. hala anlaşılmadıysa..
http://en.wikipedia.org/...
eskiden yunanca konuşanlar, konstantinopolis yerine polis demeyi tercih ederlermiş. oraya gidenler de, gidecekleri yer için "eis tin polin" yani "kentin içine" ifadesini kullanırlarmış. bu da, türklerin kulağına "istanbul" şeklinde gelmiş olabilir diyor, bazı tarihçiler.
türkiye cumhuriyeti sınırlari içerisinde var olmayan şehir. türkiye cumhuriyeti sınırlari içerisinde konstantinopolis diye bir şehir yoktur. (geçti bor'un pazarı, sür eşşeği niğde'ye)
istanbul'a konstantinopolis demenin, thessaloniki'ye selanik demekten pek bir farkı yok kanımca. birinin 1453'te, diğeriyse -tam tarihini anımsamıyorum- yaklaşık 100 yıl önce isim değiştirmesinin konuya etkisi var mı, şehir isimleri belli bir zaman aşımına uğrayınca mı sabitleniyor bu tartışılır. yani ne bileyim, 600 küsür yıl geçti diye konsantinopolis obsolete oluyor da, daha henüz 100 yıl geçtiği için thessaloniki türkler açısından deprecated mı sayılıyor?
duyduğuma göre yunanistan, doğum yeri hanesinde şimdiki yunan şehirlerinin türkçe adları yazan insanlara vize verirken oldukça pürüz çıkarıyormuş. yani doğum yerinde "selanik" yahut "dedeağaç" yazıyorsa, onu yunancasına çevirmeden doğduğun yere gidemiyorsun. bir şeylere karşı aşırı obsesif olmak gri hücreleri böyle öldürüyor, örnek olsun, ibret olsun.
"konstantinopolis diye bir şehir yok", "biz onu aldık", "yendik şişirdik dolma yaptık pişirdik", "konstantinopolis değil istanbul" diye yeri göğü inleten borazan öttüren zümre acaba aynı duyarlılığı yenihisardidim olurken gösterdi mi? ya da günlük hayatta diline sadık mı? konuştuğu kelimelerin kaç tanesi türkçe? acaba kaç tanesi osmanlı devletinin rumlardan aldığı topraklara eski adlarınının türkçeleştirilerek kullanıldığını biliyor merak ediyorum. bunu gibi tutum sergileyenler ancak ve ancak sarımsak milliyetçisi oalbilir başka bir şey değil. kaldı ki ingilizlerin london'ına londra diyoz adamlar bizim gibi ilkel bir tutum sergiliyor mu? hayır. üstelik şehrin dünya çapında bilinen ismi istanbul'dur. yunan sarımsağının milliyetçileri gibi davranmak bize yakışmıyor.
ilber ortaylı istanbul'un, tarihteki bu ve diğer isimleri ile anılmasının istanbul'un şanından olduğunu söylüyor osmanlı'yı yeniden keşfetmek adlı kitabında. kitaptan bir alıntı ile neden böyle söylediğini açıklayalım:
" 'be makam- ı konsatantinyye el mahmuriyye...' yüzyıllar boyu osmanlı imparatorluğu'nun bitin fermanlarındave kayıtlarında şehrin adı böyle geçerdi: konstantiniyye; 'korunmuş makam'..."
ortaylı bu adın neden bizi öfkelendirdiğini de anlatıyor:
"vakıa mitareke döneminin tatsız günlerinde konstantin isminin türkleri rahatsız etmesinden daha normal bir şey yoktur. çünkü işgal kuvvetleri içinde yer alan yunanlılar küçük yunanistan'ın kralı konstantin'le tarihteki büyük konstantin'in ismini birbirinin yerine koymaya çalıştılar. o yüzden resmen bu isim silindi."
ortaylı istanbul'un konstantinapolis ile birlikte diğer isimlerini neden reddetmememiz gerektiğini konusunda şöyle devam ediyor:
"bu isimlerin hiçbirisini reddetmemeliyiz. çünkü hepsi bin sene boyunca bütün dünyanın tek ve büyük metropolü olan şehrin adıdır. ..."
kitabın istanbul ile ilgili bu bölümünü okuduktan sonra ben de ortalı ile aynı görüşü paylaşmaya başladım. yüzyıllarca dünya'nın yönetildiği bu şehrin tarihindeki farklı isimleri bu şehrin büyüklüğünü ve önemini gözler önüne sermektedir.
istanbul'un m.ö 330-m.ö 1453 arası bizans imparatorluğu tarafından kullanılan ismidir.fatih'in fethinden sonra şehir stambul,islambol,konstantiniyye,dersaadet gibi isimlerle anılmıştır.cumhuriyet döneminde şehir ancak 1930'da resmi olarak istanbul ismini almıştır.(ondan önce konstantiniyyedir,konstantiniyye konstantinopolis'in osmanlıcasıdır.)ha bi de unutmadan istanbul yunanca (/is tin boli/) yani "şehir'e" ve "şehir'de" kullanımının türkçeleştirilmesiyle oluşmuştur.yani şehrin tarihiyle ismi paralellik göstermektedir.evet geçmişte istanbul bizans'ındı(şu anki yunanlıların bizansın mirasçısı olduklarını iddia etmesi de ne kadar rasyoneldir bilinmez) ancak şu anda türkiye'nin bir şehridir,bizimdir.kasmaya gerek yoktur.öyle constantinopolis bizimdir bizim kalacak diye bağıran yunan aşırı milliyetçi denyolara karşı da sakin olunmalıdır,gülünüp geçinilmelidir.yoksa ''istanbul since 1453'' falan diye karşılık verilmemelidir.
(bkz: yapma canım yapma arkadaşım)
osmanlı devleti tarafından fetih edilip istanbul ismini almadan önce, sadece bir kere düşmüş şehirdir. konstantinopolis, şehrin zenginliğini ve ihtişamını kıskanan batı'nın haçlı ordusu tarafından hızlı bir yağmadan geçirilmiştir.