girilerinden görebildiğim kadarıyla sözlükteki beşiktaş aşıklarından..maça da gidiyorsa sık sık, 90 dakika umudunu yitirmeden "kartal gol gol gol" haykırışını paylaşanlardan tahminimce..
kuvvetli kalemiyle kendisini okutan, yazdıklarını paylaşma nezaketini de gösteren fakültedaşım yazar insan. kelimenin tam karşılığı olacak şekilde, "yazar".
"kanka listesine eklenmeyeyim" komutlu bir program tasarlamış, bunu da başarıyla üzerimde [o niyette olduğunu pek sanmıyorum ama] denemiş, 87% oranında bir isabet elde etmiş kişi..
tüm bunların bir sözlük özelliği olmasının da ihtimal olduğunu tümüyle silmiş/göz ardı etmiş değilim açıkçası.. tabii "block" durumu varsa söverim, o ayrı..
khak farsça toprak demek. khaki toprağa mensup demektir o zaman. topraklı. renk olarak kullanıldığı gibi khaki olan bir insan çok samimi, sıcak ve içten anlamına gelmektedir.
sözlükte yüzünü görmeyip de merak ettiğim birkaç kişiden biri bu adam. sevgi pınarı'nı aşındırmama sebep oluyor. deli gömleğinden bağımsız oluşu, kendini kısıt altına sokmayışıyla afallatıyor okuyanı. önyargılardan arınmış bir vicdanı var gördüğüm kadarıyla. harbi beşiktaşlı olup da "vicdan" mefhumundan bihaber olanına rastlamadım zaten.
gelse de alen'in üçlüsüyle omuz omuza coşsak. yerin kulağı var ama yine de tek aşk beşiktaşk!
sözlükteki uyarıcı meleğim. çok seviyorum ben bu adamı(herkes adam demiş ondan adam diyorum). girilerine gelince (şok oldun de mi * ) çok az farklı fikirlerde olsak da " bu adam yazıyor " diyebileceğim nesildaş yazar arkadaşım.
bir yazarın kalitesine iki yerden ulaşılabilir:
1-girilerinin kalitesinden
2- kendisine nick altı yazarların kalitesinden (kendimi tenzih ederim, şimdilik lan..).
liverpool'u çökerten adam. doksan dakika bağırdı vallahi. sesi yedinci dakikada gittiğinden, kalan seksen üç dakikayı içinden bağırarak geçirdiyse de önemli değil.
mülayim gözüktüğüne bakmayın, bu tribünler ne mr. hyde'lar yarattı şimdiye kadar. *
gecenin bir yarısı "karşımda sümela var, oh mis hava" tarzında konuşarak özlemini duyduğum karadenizimi nispet yaparcasına anlatmış ve beni çattt diye çatlatmayı başarmıştır. yetmedi üstüne "karadeniz müziği yasaklansın" isimli gaydırı gubbak kampanyaya öncülük etti ve beni söyletmeyi başardı. hepsinden öte; beşiktaşlı duruşunu en güzel şekilde ortaya koyması ile beni benden almaktadır. hoş sohbeti ve anlattıkları ile kendisini sevdirmeyi başarmıştır. aynı bildiğin yolda devam et, böyle sevdik seni diyor ve "siyahın zindan olsun beyaz aydınlık, herkese nasip olmaz beşiktaşlılık" isimli süper bestemiz ile kendisine teşekkür ediyorum.
yazılarını özellikle takip ettiğim, önemli konulara nesnel yaklaşımını çok beğendiğim, aynı ortamda yazı yazmaktan gurur duyduğum kişidir kendileri. benim öznelliğimde sözlük için bir kazanç tabii, diğer arkadaşlar adına konuşmak istemem.
"üj bej"den değil, sohbet arasında fark ettiğim toprağım..
dip dibe izlenen bir maçta, tüm "gözlerimden ateş fışkırtmalarım"a karşın rakibi desteklemiş, beni hüzne gark etmiştir..
lakin olsundur, maç 90 dakikadır ne de olsa, olmadı rövanş oynanır..
keyifli sohbetlerin pek bir şahane simasıdır kendisi, bundan böyle..
girilerini denk geldikçe okuduğum ama özellikle takip etmediğim bir yazardı. ankara sosyal bilimci olsun çamurdan olsun zirvesi ni düzenleyen iki kişiden biri olduğunu gördüğümde gitmek ile gitmemek arasında tereddüt etmiştim açıkçası. çünkü öyle dolu dolu yazıyor ki, şahsen 'ya ben bu adamla konuşurken bilgim yeter mi acaba' diye düşünmüştüm. gittim gördüm yendim*. ve gördüm ki onun da bilmedikleri varmış. * herşey için teşekkürler.
hiç yanılmadım. beni hiç yanıltmadı. duruşu, konuşması, yatıştırıcı tavrı ve misafirperverliğiyle bir kere daha kendisini sevdirmeyi başaran kankam. sağolsun, varolsun. hiç değişmesin mümkünse.
tartışmanın âdâb-ı mahşeretini özümsemiş, güzel sorularıyla ortaya koyduğu merâkı her koşulda, her kişi tarafından mazur görülebilecek kişi. hikaye yazıyormuş inceden. kendisinden yazılarını okumanın yolunu göstermesini talep ediyorum.
gördüğüm anda şahsımda, john steinbeck in fareler ve insanlar eserindeki lennie karakterini çağrıştıran yazar...zeka anlamında değil elbette...sevgi yoğunluğu açısından..insanlara hoşgörüsü, saygısı, özeni böyle bir çağrışım yaptı bende..bunlara sahip olan insan, mutlaka hayata karşı sevgi doludur bana göre..sevgi yoğunluğundan, birilerini sıkıp-öldürür mü? bekleyip, göreceğiz..