|
|
- şöyle ki: bir erkeğin fahişeleri istemesini anlayabilmek için öncelikle “fahişe kimdir?” sorusuna cevap vermek lazım. fahişe “herkesin olan”dır, “kimsenin olmayan”dır. o yüzden basit sahiplenme duyguları içindeki sıradan insanlar, fahişeleri istemezler, “herkes”lerden başka ve üstün olduğuna inananların böyle bir derdi vardır. namuslu bir kadın, bir erkeğe, “sen dünyanın en iyi erkeğisin!” dese, bunun hiçbir anlamı yoktur zira o bilmez ki, diğer erkekleri. fahişe, diğer erkekleri bilendir. o, erkekler içinde bir erkeği seçtiğinde bu gerçek bir seçimdir. yani fahişe tercihi, ağlanacak bir durum değil, mağrur bir arzunun neleri talep edebileceğinin görülmesi açısından ilginçtir.
(bkz: cemil meriç)
- öyle bir şehir ki, bazen bir fahişe gibi gelir göze.hem bizimdir hem değil.
çekip gitmek zordur kargaşalardan.karmaşadır adamı çeken,tutsak eden.
basitlik az gelir bazen.
|