kanser   

 sayfa  / 3
adana çık aradan

  1. kontrolsüz hücre bölünmesi
    (greeen, 07.04.2004 01:15)


  2. latincede yengeç
    (greeen, 07.04.2004 01:15)
  3. değişimin ta kendisi.
    (skuba, 13.06.2004 05:23)
  4. bir organ veya dokudaki hücrelerin düzensiz olarak bölünüp çoğalmasıyla beliren kötü ur, amansız hastalık..
    (zeus, 26.07.2004 13:14 ~ 13:14)
  5. (bkz. spirit crusher)
    (my dying bride, 13.08.2004 10:45)
  6. radikalik mekanizmalar üzerinden gider.
    dolayısıyla tedavi edilmezse kısa sürede ilerler ve sonlanmaz.
    gençlerde daha fazla ölüm riski taşır çünkü hücre üretimi daha fazla ve hızlıdır.
    bu da hastalıklı hücrelerin de daha hızlı çoğalacağı anlamına gelir.
    yaşlılarda ise ilerleme çok daha yavaştır.
    modern tedavilerle üstesinden gelinebilecek bir hastalık haline gelmiştir.
    ancak erken tanı şarttır.
    (felis, 23.11.2004 19:35)
  7. yakalanan kişinin genellikle gözlerinizin önünde eriyip gitmesine sebebiyet veren iğrenç hastalık.

    tüm iyi niyetleri ve umutları hep boşa çıkartır. hasta çok kötüyken birden toparlamaya başlar, neşesi yerine gelir, tedaviye cevap vermiştir, kanserli hücrenin ilerlemesi durmuştur vs vs. sonra birden bire, tıpkı uçurumdan düşmek gibi; sevdiğin kişi yok oluverir. sen ama.. ama.. diye kalıverirsin. ama düzeliyordu dersin, iyiydi dersin, yenmişti dersin. ama bu o kadar sinsi o kadar adi bir hastalıktır ki, sanki insanoğluna verilmiş en büyük cezadır.

    ayrıca yakınen tanık olunmadıkça hastaya neler yapabileceğini asla tahmin edemezsin...
    (clementine, 13.03.2006 15:36)
  8. düşmanımın bile başına gelmesin dediğim amansız hastalık. kanser hastalarına da acil şifalar dilerim.
    (jamesdean, 21.04.2006 00:46)
  9. (bkz: onkoloji)
    (whisper, 21.04.2006 01:12)
  10. adı latince "yengeç" anlamına gelen "cancer" kelimesinden gelir. dünyada ilk keşfedilen kanser hücreleri yengeç gibi göründüğünden hastalığa bu isim koyulmuştur.
    (eksiksizuyum, 21.04.2006 01:19)
  11. kanserojen maddelerin kontrolü mümkündür tabi dolayısıyla vaka sayısını azaltmak da. ancak kapitalizmin kar hırsı ne yazık ki insan hayatının önüne geçmekte.bir yandan insanları kanserojen maddelere maruz kalmasına seyirci kalacaksın bir yandan kemoterapi ile servetine servet katacaksın ne kadar basit.mezbahada seri kesilen hayvanlar geliyor aklıma midem bulanıyor bu duyarsızlığa. bir yerleşim yerinde ölümlerin hatırı sayılır yüzdesi kanser olarak istatistiklere geçerken tedbir almayanların,sorumluları cezalandıracak kanunları çıkarmayanların veya uygulamayanların hiç mi suçu yok!
    (dmoment, 21.04.2006 01:52)
  12. (bkz: bunun adı kanser neden kan sever de ondan)
    (bkz: ömer osman veya osman ömer)
    (bkz: allah şifanı versin ne diyim)
    (chixculub, 21.04.2006 02:02)
  13. kanserojen madde lafının popülerleşmesine yol açan hastalık. uzun vadede kansere yol açtığı düşünülen pek çok katkı maddesi ve seri üretim tekniği gerçekten de insanı kanserle yüz yüze getirir. ama sebebi şudur: onlar olmasaydı muhtemelen dizanteriden, koleradan, vb. bulaşıcı hastalıklardan dolayı kanser olamadan ölecektik. çünkü katkı maddeleri olmasaydı kurtlu elma yiyecek, seri üretim olmasaydı şimdi mezbahada kesilen hayvanları bahçemizde kesmeye çalışıyor olacaktık.

    ha tabii ki tüm dış kaynaklı hastalıkları yenmiş olmanın öğrettiği acı bir gerçek vardır: insan vücudunun gerçek ömrü. bu açıdan bakıldığında kanser vakalarının artmasında katkı maddeleri ve seri üretim teknikleri ne kadar suçluysa verem aşısı da o kadar suçludur.
    (ali kamber, 21.04.2006 02:09 ~ 02:15)
  14. ölümle dans ettiğinizi anladığınız anlardan biridir doktorunuz ağzından yavaşça dökülür kelimeler asla inanamazsınız gayet sağlıklısınızdır kendinizce!ama bazen sabahları okula bile gidemezsiniz uykunun ağırlığından saatlerce yatakta ölümle dans edersiniz ;çünkü en sevdiğimdir dans etmek ve bir gün sabah kalkamıyacağımı düşünürüm bir gün okulda arkadaşlarımın önünde yere yığılıcam belki, belki dans ederken gerçekten ölüm kollarına alıcak beni belki annemin sıcak kucağında soğumaya başlıyacağım belkide sokakta yürüken bilmediğim bir yoldan bilmediğim başka bir yola geçeceğim. son dakikalar belkide bunlar ama yinede sıcak geçecekler hergün daha iyi hissedicem kendimi her gün daha çok koşucam arkadaşlarıma her gün daha içten dans edicem n'olursa olsun kendimi hastahanenin soguk duvarlarında yavaş yavaş gömicem ölürsem eğer bir veda mektubum olmayacak kimseye...
    (beni de alın, 15.11.2006 17:37)
  15. ülkemizdeki kanser vakalarının büyük çoğunluğu çernobil, geri kalanı ise beslenme alışkanlığı ve çevresel etkenlerle alakalıdır. mesela sigara dumanı kanser yapar, keza yanık yemekler (tavuk kanadının yanık yerleri, balığın yanığı, etlerin yanık kısmı), tava'da kızartılmış herşey, aşırı sirke, soğan, katı yağ ve tuz kullanımı (mide kanserine yol açar) gibi sayılabilir. ben babamı 1 sene önce bu illetten kaybedene kadar ne olduğunu bilmezdim kanserin. kanserin bir türü aynı ailedeki bireyler arasında da sıklıkla görülmekte. mesela babaannem mide kanserinden vefat etti, babam da öyle ve amcam'da benim öğrendiğim bu akraba faktörü ile erken bir teşhis ile ipten döndü. ailenizde bu olaya rastlayan olduysa siz de gidip bir endoskopi yapmalısınız.
    (iddqd, 18.02.2007 00:42)
  16. doktorlar her ne kadar “kanserden korkmayın, geç kalmaktan korkun. kanserin tedavisi var.” diyorsa da tedavisi olmayan, belki belli bir süre duraklatabilinen fakat asla tam anlamıyla kurtulamadığınız bir hastalık kanser..

    gözünüzün önünde anneniz erir gider. feryatları, kulaklarınızdan çok yüreğinizde yankılanır. elinizden dua etmekten başka hiç bir şeyin gelmesi söz konusu değildir. sadece uyutursunuz, doktorun verdiği morfinlerle... bu sahneye 2 saatte bir maruz kalmanız zaten ömrünüzden ömür alır. ne kadar bilgili olursanız olun, hiç bir işe yaramadığını bildiğiniz halde aktarlara koşarsınız, bir umut diyerek. tüm bunlara rağmen annenizin yanına gittiğinizde en tatlı gülümsemenizi yüzünüze takınıp moral vermeye çalışırsınız. “her şey düzelecek, bak yazın tatile gideceğiz seninle” diyerek. siz de o da biliyordur gidemeyeceğinizi. aslında her iki tarafta gerçekleri biliyordur ve en güzel maskelerini karşılıklı olarak takarlar birbirlerini üzmemek için. siz dayanamazsınız “keşke ben hasta olsaydım” dersiniz, o size kıyamaz canının acısını dayanabildiği ölçüde göstermez. bilirsiniz çok az vaktinizin kaldığını birlikte geçirmek için, bilmezlikten gelirsiniz ve bir bahar akşamı artık her iki tarafında rol yapmasına gerek kalmaz. çıkartısınız maskelerinizi, olanca gücünüzle bağırırsınız “lütfen, anne geri dön!” diyerek, sizi duymayacağını bilseniz bile.

    kanser bir aileyi yavaş yavaş parçalayan, psikolojileri bozan, dengenizi alt üst eden bir hastalıktır. ve bir daha bu ismi telaffuz etmek dahi istemezsiniz. bir kez daha annenin sesiyle güne uyanmakın ne demek olduğunu burnunuzun direği sızlayarak hatırlarsınız...

    (bkz: kendimden biliyorum)
    (bkz: ca)
    (bkz: anne sesi)
    (bkz: annenin kıyafetlerini koklamak)

    edit: gereksiz olan iki ve üç noktalardan arındırılmıştır.
    (penceremdeserçeler, 18.02.2007 02:26 ~ 06.07.2007 09:41)
  17. adının ingilizce cancer kelimesinde geldiği hastalık. adını bu canlıdan almasının sebebi kanserli hücrelerin aynı yengeçin hareketleri gibi sağa sola öne arkaya her yöne doğru ilerlemesidi ve kontrolsüz bir şekilde çoğalabilmesidir. işte bu yüzden kanserli kişilerin gözlerimizin önünde eriyip gitmesinin sebebidir bu hareketler.
    (civiricus, 25.03.2007 14:47 ~ 21.04.2007 22:25)
  18. allahın belası sinsi bir hastalık.
    (hepgülserçe, 06.05.2007 11:59)
  19. yerli dizilerin popüler hastalığı. dizi ilk başladığı zamana göre artık gelişip serpildiyse, başrol oyuncusunun sadece osurduğu sıradan bir bölümde dahi birkaç milyon izleyici tarafından izlenecek kadar reytingi yüksekse ve konu sıkıntısına girildiyse senaristler için kullanılacak tek bir malzeme kalır: kanser.

    dizi oyuncularından şöyle önemli bir karakter (tercihen bayan oyuncu) birden kanser oluverir. teşhisiydi, sevgilisinin veya kocasının ağlamasıydı, tedavi sürecinin işlenmesiydi, hastanın ayaklanmasıydı derken bir sezon da öyle bitirilir, reklam gelirleri bir güzel cukka edilir.

    gerçek bir kanser hastası görseler o işin o kadar kolay atlatılamadığını görürler, belki de utanırlardı. ama gelin görün ki hastalık bahane, reklam geliri şahanedir.

    hastalığa gelir isek şöyle diyelim: allah düşmanımın başına dahi vermesin.
    (eksiksizuyum, 18.05.2007 21:07)
  20. johns hopkins hastanesi'nin bu aralar yayınladığı kanser raporu'nun bir özeti (a tribute to forward mail);

    yine de bir göz atmakta yarar var..

    > herkesin vücudunda kanser hücreleri vardır..bu kanser hücreleri birkaç milyara kadar çoğalmadıkça standart testlerde görülmezler..doktorlar kanser hastalarına tedaviden sonra vücutlarında artık kanser hücresi kalmadığını söyledikleri zaman, bu yalnızca kanser hücrelerinin testlerle saptanamayacak düzeyde olduğu anlamına gelir..

    > bir kişide hayatı boyunca 6 ila 10 kez kanser hücreleri oluşabilir..

    > kişinin bağışıklık sistemi güçlü olduğu zaman kanser hücreleri yok edilir ve çoğalarak tümör oluşturmalarına engel olunur..

    > bir kişide kanser olması, o kişide çoklu beslenme eksikliği olduğuna işaret eder..bunlar genetik, çevresel, beslenme ve yaşam tarzı faktörlerine bağlı olabilir..

    > çoklu beslenme eksikliğini yenebilmek için diyeti değiştirmek ve ek takviye almak bağışıklık sistemini güçlendirir..

    > kemoterapi; hem hızlı çoğalan kanser hücrelerini, hem de kemik iliğinde, sindirim sisteminde v.s.'deki hızlı büyüyen sağlıklı hücreleri yok eder ve karaciğer, böbrekler, kalp, akciğerler v.s.'de organ tahribatına yol açar..

    > radyasyon kanser hücrelerini yok ederken; sağlıklı hücre, doku ve organları da yakar, yaralar ve zarar verir..

    > kemoterapi ve radyasyon başlangıçta tümörün küçülmesine yol açar..kemoterapi ve radyasyon tedavisinin uzaması tümörün daha fazla yok olmasına yol açmaz..

    > kemoterapi ve radyasyondan dolayı vücut çok fazla toksin yüklenmesine maruz kalınca, bağışıklık sistemi ya tehlikeye düşer, ya da yıkılır; dolayısıyla kişi çeşitli enfeksiyonlara ve komplikasyonlara yenik düşer..

    > kemoterapi ve radyasyon kanser hücrelerinde mutasyona neden olabilir ve dirençlerinin artarak yok edilmelerini zorlaştırabilir..cerrahi işlem de kanser hücrelerinin başka taraflara atlamasına neden olabilir..

    > kanser hücreleri ile savaşmakta etkili bir yöntem ise onları çoğalmak için ihtiyaçları olan gıdalardan yoksun ve aç bırakmaktır..


    kanser hücreleri aşağıdakilerle beslenirler:

    > şeker kanser besleyicidir..şekeri kesilerek kanser hücrelerinin önemli bir gıdası kesilmiş olur..çoğu tatlandırıcılar*** zararlı olan aspartam ile yapılırlar..daha iyi bir tatlandırıcı manuka balı veya molastır ama az miktarda alınmalıdır..sofra tuzunda beyazlatıcı olarak kimyasallar bulunmaktadır..daha iyi bir seçenek bragg'in aminosu veya deniz tuzudur..

    > süt vücudun, özellikle sindirim sisteminde, mukus üretmesine neden olur..kanser mukusla beslenir..süt yerine tatlandırılmamış soya sütü tüketilerek kanser hücreleri aç bırakılabilir..

    > kanser hücreleri asitli ortamda gelişirler..et temelli diyet asittir ve sığır eti veya domuz eti yerine bol balık ve az tavuk eti yemek en iyisidir..ette, özellikle kanserli kişilere zararı olan, canlı hayvan antibiyotikleri, büyüme hormonları ve parazitleri bulunur..

    > %80 taze sebze ve meyve suyu, kepekli tahıllar, tohumlar, nohutgiller ve biraz meyveden oluşan bir diyet vücudu bazik (alkali) ortamda tutar..%20 de fasulye içeren pişmiş gıdalardan oluşabilir..taze sebze suları kolayca emilip 15 dakika içinde hücre düzeyine ulaşabilen ve sağlıklı hücreleri besleyen ve çoğalmalarını hızlandıran canlı enzimler içerirler..sağlıklı hücre üretimi için gerekli olan canlı enzimlerin sağlanması amacıyla, taze sebze (sebzelerin ço»unlu»u ve fasulye filizi) yiyin veya suyunu için..günde 2-3 kez çiğ sebze yiyin..enzimler 40c'de yok olur..

    > yüksek kafein içerikli kahve, çay ve çikolatadan uzak durun..yeşil çay daha iyi bir seçenektir ve kanserle savaşan özellikleri vardır..bilinen toksinler ve ağır metaller içeren musluk suyu yerine arıtılmış veya filtrelenmiş su içiniz..damıtılmış su asittir, kaçınılmazdır..

    > et proteininin sindirimi zordur ve çok sindirim enzimi ister..bağırsaklarda duran sindirilmemiş et çürür ve daha çok toksin birikimine neden olur..

    > kanser hücrelerinin duvarları sert protein ile kaplıdır..et yemekten kaçınarak veya azaltarak, kanser hücrelerinin protein duvarlarına saldıran enzimler daha çok şans çıkar ve vücudun öldürücü hücrelerinin kanser hücrelerini yok etmelerini sağlar..

    > bazı destek maddeleri (ıp6, flor-ssence, essiac, anti-oksidanlar, vitaminler, mineraller, efa'lar v.s..) bağışıklık sistemini güçlendirerek, vücudun kendi öldürücü hücrelerinin kanser hücrelerini yok etmesine yardımcı olur..e vitamini gibi diğer destek maddelerinin de, vücudun hasarlı, istenmeyen veya ihtiyaç olmayan hücrelerin atılmasının normal yolu olan, apoptoziz veya programlanmış hücre ölümüne yardımcı olduğu bilinmektedir.

    > kanser zihinsel, bedeni ve ruhsal bir hastalıktır..öngörülü ve olumlu bir ruh kanser savaşcısını muzaffer yapar..öfke, affetmezlik ve acı bedeni stresli ve asitli bir ortama sokar..seven ve affeden bir ruha sahip olmayı öğrenin..sakin olmayı ve hayatın tadını çıkarmayı öğrenin.. (sosyal mesaja gel)

    > kanser hücreleri oksijenli ortamda gelişemezler..günlük egzersizler ve derin nefes alma hücre düzeyine kadar daha fazla oksijen alınmasına yardımcı olur..oksijen terapisi kanser hücrelerini yok etmek için diğer bir yöntemdir..

    ---

    > mikrodalga fırına plastik kap koymayınız..

    > dondurucuya su şişesi koymayınız..

    > mikrodalga fırına plastik ambalaj koymayınız..

    > john hopkins hastanesi bunu yakın bir zamanda bülteninde yayınlamıştır..bu bilgi walter reed ordu tıp merkezi tarafından da yayınlanmaktadır..dioksin kimyasalları kansere, özellikle de göğüs kanserine, neden olmaktadır..dioksinler vücudumuzun hücreleri için son derece zehirlidir..plastik şişelerdeki suyu dondurmayınız, çünkü bu plastiğin içindeki dioksinin salınmasına neden olur..

    > castle hastanesi sağlıklılık programı yöneticisi dr. edward fujimoto bu sağlık tehdidini anlatmak için yakı nlarda bir televizyon programına çıktı..dioksinleri ve bizim için ne kadar kötü olduklarını anlattı..plastik kaplar içindeki yiyeceklerimizi mikrodalga fırınlarda ısıtmamamız gerektiğini söyledi..bu özellikle de yağlı yiyecekler için geçerli. (ingilizce metindeki fat sözcüğünün gerçek anlamı hayvansal yağdır..) söylediğine göre yağ, yüksek sıcaklık ve plastik kombinasyonu dioksinin gıdaya geçmesine ve sonunda vücudumuzun hücrelerine ulaşmasına neden olmaktadır..

    bunun yerine kendisi yemekleri ısıtmak için corning ware, pyrex gibi cam kaplar veya seramik kaplar kullanılmasını tavsiye etmektedir..yani hazır yemek ve çorbalar ısıtılmadan önce ambalajından çıkarılıp uygun kaplara konulmalıdır..

    kendisi yakın bir zamanda fast food restoranlarının plastik köpük kaplardan kağıt kaplara döndüğünü de hatırlattı..nedenlerden biri dioksin sorunuydu..

    kendisi plastik ambalaj malzemesi ile örtülmüş yiyeceklerin mikrodalga fırında pişirilmesinin aynı derecede sakıncalı olduğunu da söyledi..yiyecekler radyasyona maruz kalıp ısınınca, yüksek sıcaklıkta plastiğin içindeki zehirli toksinler eriyip yiyeceklerin üstüne damlamaktadır..yiyecekler plastik yerine kağıt havlu ile örtülebilir..

    ---
    (zeus, 24.05.2007 10:47 ~ 10:48)
  21. yıldırım türker'den kanser sapkınlığı hakkında, insanların sağlık haklarından çok magazinsel yönlendirmeyle yapılan haberlere dair çok yerinde bir eleştiri;

    "kanser, popüler alanda ölüm hakkında düşünme, ölüme karşı duruş belirleme fırsatı veren önemli bir toplumsal tutkal.
    basın da hele nesnesi ünlü biriyse kanserle mücadele tefrikalarına bayılır. burada söz konusu edilen mücadelenin devletin tıp alanına tahsis ettiği olanaklarla, sigorta sisteminin yetersizliğiyle ve benzeri hayati konularla derdi olmadığını biliyoruz. "
    (malina, 10.06.2007 12:04)
  22. gelişmiş ülkelerde daha fazla görülen hastalıktır. bunu sebebi ise yaşlandıkça kansere yakalanma riskinin daha fazla olmasındandır. yapılan araştırmalarda gelişmiş ülkelerde her 3 kişiden 1i kansere yakalanmaktadır. kansere yakalanan kişilerin ancak 3te biri bu hastalıktan kurtulabilmektedir
    (rafraf8, 15.06.2007 22:27)
  23. bazı türlerinin sebebi bilinmekle beraber bazı türlerinin neden oluştuğu netlik kazanmamıştır.basit anlamıyla hızlı ve kontrolsüz hücre çoğalmasıdır.genetik yatkınlık ve çevresel etkenler en belirgin kanser olma sebepleridir.tüm kanserojenler(sigara,bazı gıdalar,kimyasal maddeler,stres,bazı virüsler hpv gibi)kanser olma riskini ciddi anlamda arttırmaktadır.ailemizde bu hastalığa yakalanan kimse varsa kontrollerimizi daha sık yaptırıp hekimize bunu mutlaka bildirmeliyiz.
    kanser tedavisinde ilerleyen tıp yenilikleriyle beraber mutluluk verici adımlar atılmış olmasına rağmen ileri safhalarda tedaviler yetersiz kalabilmektedir.en önemli başarılar erken teşhisle sağlanabilmektedir.tedavideki yöntemler üçe ayrılır:
    *ilaç tedavisi(kemoterapi)
    *ışın tedavisi(radyoterapi)
    *cerrahi müdehale

    üç tedaviden uygun olan yada olanlar hekim tarafından belirlenir.maliyeti yüksek ve moral düşürücü tedavilerdir.maalesef ilk 5 yıl nüks ihtimali bulunmaktadır.

    sonuç olarak kanserojen ve serbest radikallerden uzak durmalı ve kontrollerimizi ihmal etmemeliyiz.
    (pistachio, 18.07.2007 15:32)
  24. ölümü hergün ölerek beklemek. yaşamı kısaltan değil ; ölümü uzatan hastalık.
    (scout, 19.09.2007 11:42)
  25. hücre sayısı bir trilyona ulaştığı zaman yaşamla bağdaşmayan hastalık. bu bir trilyon kanser hücresi yaklaşık bir kilogramlık kanser dokusu anlamına gelmektedir.
    (agnodice, 28.09.2007 11:49)
 sayfa  / 3