geceleri çılgın atan bu gece barda gönlüm hovarda insanının,huzur aramaya başladığını fark ettiği andır. evvelden tatilde ailenin hatırı için gidilen o şirin kasabadan istanbul'a dönmek için gün sayarken artık "lan yine dönecez o lanet şehire" demeye başlanılan zamandır. beldeki can simidi oluşumuna hakim olunamadığının farkına varılır. "vay be taş" denilen kızlar siz ilkokul 1. sınıftayken doğmuşsa artık yaşlanmaya başlamışsınızdır.
apartmandan içeri girerken kapının önündeki veletin "amca bidikletimin tekerleğini şişirmeme yardım eder misin?" cümlesi üzerine olunan dumur.
teker şişirilir ama ufaklığa 21 yaşındaki birine amca değil abi denmesi gerektiği anlatılır.
(bkz: takıntı)
iki türlü yaş hesabı vardır, bi kısım insan o anki yılla doğduğu yıl arasındaki farkı alır ve direk yaş olarak benimser. diğer hesap türünde ise çıkarma sonucu elde edilen yaş, doldurulan yaştır ve aslen bir fazla yaştasınızdır. iki hesabın savunucuları arasında çok çetin savaşlar verilmiştir, kendimden biliyorum.
uzun yıllar salt çıkarmanının mantıksız olduğunu savunan ve klasik hesaba karşı gelen ben, ne zamanki bu direnişten vazgeçip,kendimi bir yaş genç gösterecek olan hesaba geçtim, işte o andır benim yaşlandığımı anladığım an.
tabi bir de giderek anneye benzemek mevzusu var..
8-9 sene evvel çekilen resimdeki tüysüz,çelimsiz veledin hey gidi günler diyerek o resimlere baktığı andır..işin garip yanı o zamanlar bir an evvel büyümek 18'i geçmek isterdik..şimdi de "lan 19 olduk seneler geçiyor yaşlanıyoz anasını satayım" düşüncesi çökmektedir içe.
dünya sahnesi çıkmış profesyonel sporcular hakkında "çocuk/kız iyiymiş" tabirini kullandığın zamanlardır ya da "bir keresinde şöyle bir şey olmuştu" şeklinde başlayıp bir şeyler anlatacakken olayın olduğu yılı hatırladığında yaptığın matematiğin sonucudur, kafa ayarı nedir bilmektir, ilk bilgisayarı 386 olmaktır, dos kullanabilmektir, evden internete girmenin ne demek olduğunu anca ortaokul yıllarında öğrenmektir, küpe takmaya başladığın dönemlerde etrafta senden başka küpe takan en fazla 3-5 kişi daha olduğunu anımsamaktır ve bunun gibi binlerce şeydir.
1 : iki kat merdiven çıkınca ya da 5 metre depara kalkınca nefesinin kesildiği an
2 : 50 yaşındaki adamlara "abi" diye hitap etmeye başladığın zaman
3 : yakın bir arkadaşınla güzel manzaralı bir balkonda şöyle bir diyalog yaşayınca..
a : (boşluğa bakar, uzatarak) allah şükür yarabbi..
b : ...
a : havalar da baya sıcakladı.
b : ya ya, bi yağmur yağsa da hava yumuşasa..
a : (elini göbeğinde gezdirerek)nerdeeeee??
b : (tekrar boşluğa dönerler) ooofff off.
(bkz: ben bunu gördüm)
uzun bi zaman başka konuşma olmaz, boşluğa bakılır...