ideolojik ajitasyon   

adana çık aradan

  1. insan ancak yön verebileceği kişiyi kışkırtabilir. ajitatif olmanın sebebi hitap edilen kitleye ya da kişiye yön verebileceğini düşünmek, kendini onlardan daha bilgili daha akıllı daha zeki daha güçlü görmektir. bu daha'lar söylemine tepeden bakan ve bilmiş bir uslüp katar. oysa şunu bilmek gerekir: tek bilen sen değilsin ve zaten hayattaki doğru sayısı çok az.

    ancak şunu da bilmek gerekir ki insan algısı içinde düşünce açıklaması ile ajitasyon arasındaki çizgi ince bir çizgidir. belki siz sadece fikrinizi zikrediyorsunuzdur. belki sizin düşünceniz diliniz coşkuludur. bu coşku şiddetli de olabilir duygulu da. ama karşınıza çıkar ajitasyon yapma derler.

    bir de şöyle bir gözlemim var: genelde ajitasyon yapma diyenler tüm ideolojilere uzak ve sosyal düşünceden yoksun, bireyci, modern zamanların modern insanlarıdır (söz meclisten dışarı) öyle ki siyaset yapan ajitasyon yapan gibi algılanıyor. bu da apolitikleştirilen, şükretmeye programlanmış yeni nesil projesinin başarısı olsa gerek.
    (çay sigara, 18.01.2008 02:09 ~ 26.12.2008 21:47)


  2. maalesef siyasetimizin iliklerine kadar işlemiş olan acındırmadır. kitleleri provoke etmenin yöntemlerinden biridir.

    siyasi görüş ne olursa olsun ajitasyonun çeşitli seviyelerini görmek her ideolojide, her siyasi partinin liderinde, her bağımsız adayda görmek mümkün. 10 senedir sayın başbakan " türban " açıklamaları yapıp, bunu bir oy kaynağı olarak görüyorsa, karşısında muhalafet yapamayan parti lideri merkez bankası'nın istanbul'a taşınması konusunda taşınma maliyetleri ve yeni bina masraflarından bahsedeceğine, " amanın osmanlı bunlar başkenti istanbul yapacaklar " diyebiliyorsa, oy toplayabilmek için bir siyasi parti lideri genel seçimlerden önce " ver ipiiii, al sana ipp " şeklinde moonstar sözlükteki gibi adam asmaca oynayabiliyorsa, yurdun çeşitli köşelerinde çocukların eline molotof kokteyli verip, zılgıt çeken bir grup siyaset yapmaya çalışıyorsa* öte tarafta emekli bir akademisyen " ezber bozarım "* şeklinde devamlı tekrar etmesiyle ezber şekline dönüşen sloganı ve yaklaşık 1 sene önce hunharca katledilen arkadaşına hemen hemen her yazısında değinip, çoğu kez bunu siyasi bir baskı aracı olarak kullanıyorsa, ajitasyonun çeşitliliği konusunda daha fazla örnek vermeye gerek kalmıyor.

    genel siyaset açısından durum böyle, sözlük sathında benim de eklemek istediğim şeyler var. bugün bir ideolojiyi yüceltmek için karşısında olan veya karşısında olmayan başka bir ideolojiye aynı kalıpla, aynı ezberle bazı kavramları yüklemek ve bunların sanki aynı klavyeden çıktığını görmek hoş olmuyor. fikir teatisi yapılacağına örnekteki anahtar kelimeler ile leş odaklı bir eleştiri yapılabiliyor. " hamaset, militarizm, faşizm, naziler, ırkçılık, vatansever v.s. ". böyle ezberci zihniyetle eleştiri yapıldığında akla godwin yasası geliyor kuşkusuz. başkasını görüşleri yüzünden ad hominem şeklinde yargılamanın yerine, sadece ideolojiler çarpışsa ve bu leş taktiklerden kurtulsak hoş olmaz mı?
    (dünyayı kurtaran adam, 18.01.2008 09:55 ~ 10:09)