|
|
- anlatmak istersiniz ama anlatamazsınız..bırakın bir başkasını, kendinize anlatmaktan bile acizsinizdir..önce çabalar, iki kelimeyi yanyana getirip ifade etmeye uğraşırsınız; ama nafiledir çırpınışlar..içinizdekiler kalıverir olduğu yerde..dudaklarınızdan dökülebilen; deriiiin bir "işte öyle bir şey" olur sadece..hiç bir şey söyleyememiş olsanız da anlayan anlamıştır aslında..neyse çok karıştı sanırım..işte öyle bir şey..
- öyle bir şeyi ancak bu kadar güzel anlatır tüm bu dizeler. dilin tam ucuna kadar gelen sözcükler aniden seller gibi akıp çıkacağına birden insanı terkeder ve sadece karşı tarafa "...ya işte öyle bir şey..." yankılanır. aslında bu lafa muhtaç olan biri karşısındakine bu dünyada kendi sevgisini, ne kadar büyük olduğunu, tarif edebilecek hiçbir varlık bulamadığını ispatlamış olur bir bakıma.
yüzünüz bir an duraksar, mimikler durur, sonra mahçupça "işte öyle bir şey"
- bir şey vardır, anlatamassın... anlatsan da yeterli gelmez, dahası da var bunun dersin... seni anlayan anlar ama sen ısrarla anlatmak istersin.
ağlasam sesimi duyar mısınız,
mısralarımda;
dokunabilir misiniz,
gözyaşlarıma, ellerinizle?
bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
bu derde düşmeden önce.
bir yer var, biliyorum;
her şeyi söylemek mümkün;
epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
anlatamıyorum
işte bunun gibi bir şey olsa gerek...
- melih kibar bestesi olan şarkı..yaşar yorumu daha bi iyidir...
- bir de yaratıcı beşiktaş taraftarı versiyonu vardır:
seni düşündüm dün akşam yine
kafam güzeldi, içmişim yine
bir de kendimi düşündüm sonra
ölesim geldi senin uğruna
hani dolmabahçe'ye yürürken
hani fenerbahçe'ye koyarken
hani bir pınarbaşı çekerken
işte öyle bir şey...
- konuyu burda kesmek istiyorum demek yerine başvurulan ikinci söz grubu
- sözleri yazılmamış hayret. bana boylumlamayı çağrıştırıyor bu şarkı:
hani bir yağmur yağar da bazen
hani gökgürler ya arkasından
hani şimşekler çakar peşinden
işte öyle bir şey
seni düşündüm dün akşam yine
sonsuz bir umut doğdu içime
bir de kendimi düşündüm sonra
bir garip duygu çöktü omzuma
hani ıssız bir yoldan geçerken
hani bir korku duyar da insan
hani bir şarkı söyler içinden
işte öyle bir şey
hani eski bir resme bakarken
hani yılları sayarda insan
hani gözleri dolar ya birden
işte öyle bir şey
seni düşündüm dün akşam yine
sonsuz bir huzur doldu kalbime
bir de kendimi düşündüm sonra
bir garip duygu çöktü omzuma
hani yıldızlar yanıp sönerken
hani bir yıldız kayar ve insan
hani bir telaş duyar ya birden
işte öyle bir şey
hani bir yağmur yağar da bazen
hani gökgürler ya arkasından
hani şimşekler çakar peşinden
işte öyle bir şey
işte öyle bir şey
işte öyle bir şey
- erol evginin bu parçasında dikkat ettiğim bir bölüm. şimdi önce yağmur yağar arkasından gök gürlerde peşinden şimşek mi çakar bu işte bi terslik yokmu yahu???
- bilindik bir (bkz: erol evgin) şarkısıdır;fakat yıllardır dinlediğimiz,belki eşlik ettiğimiz şarkının sözlerinde bilimsel bir yanlışlık var.
şöyleki:
hani yağmurlar yağar ya bazen
hani gök gürler ya arkasından
hani şimşekler çakar peşinden
eeeee önce şimşek çakıp sonra gök gürlememiyor muydu?
- şimşeğin gök gürültüsünden önce gelinmesine takılınmış ancak yine de güzel bir şarkı olmasının önüne geçmemiş bir detaydır.
-bu arada o gök gürültüsünün o şimşeğe ait olup olmadığını bilmiyoruz yani yağmurlu bir havada ard arada şimşek çakıp gök gürlüyor ve yeniden şimşek çakıyorsa bu durumda şarkı sözü saçma olmaz aksine ard arda aynı şeyleri ifade etmek yerine havanın o derece şimşekli gök gürültülü olduğunu gösterebilir.
- sene 2001'di. benim ve yakın bir arkadaşımın hayatı sadece siyah-beyaz olarak gördüğümüz, duyduğumuz, algıladığımız zamanlardı. çok güzel bir eylül akşamıydı. beşiktaş-istanbulspor maçı için gümüşsuyu'ndan aşağıya inmiş tıngır mıngır beşiktaş'a gidiyorduk. kazana yaklaştıkça bir ses geliyordu kulağımıza ancak ne dendiğini tam kestiremiyorduk. tabii yaklaştıkça sözler daha da anlaşılmaya başladı.
bir yandan sallanan bayraklar, bir yandan ''hani'' ile başlayan cümleler. öyle gittik stada, stada vardığımız zaman da devam ettik söylemeye. bir alt taraf söylüyordu bir üst taraf. ancak birkaç zaman sonra pek dile gelmedi bu tezahürat. hala ara ara söylenir.
bu arada o maçı 0-1 kaybetmiştir. buradan kajer denilen kaleciye de selamlarımı iletir, gözlerinden öperim.
- (bkz: @2763090)
|