|
|
- lisedeki bayan matematik öğretmenimin adı. ismiyle müsemma denilen olaya da iyi bir örnek teşkil eder.
- nişanyan'a göre kıpçakçada bulunan -(e)v eki kullanılarak 1942'de türetilmiş. bu ekin eski türkçede bir örneği yokmuş.
(bkz: söylev)
(bkz: türev) (dünyayı kurtaran adam ve azwepsa buldu bunu da)
edit: sonu gelmiyor örneklerin. dil devrimci amcalar bu eki çok sevmişler. görev, saylav... azwepsa buldukça buluyor.
edit edit: ödev, sınav.
- 1 . bir nesne veya bir kimsenin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev, fonksiyon.
2 . bir deneyi yaparken izlenen yol, izlev.
3 . bir yapının gerçekleştirilebileceği ve onu başka yapılardan ayırt etme imkânı veren eylem türü, fonksiyon.
|