|
|
- kendi kendine hımır hımır ders anlatır, çok da ters bir insandır. keşke öğretim üyesi olmasaymış dedirtiyor insana.
- benim gibi bir çok itü öğrencisinin sadece kayıt olurken adını gördüğü ve iki vize bi finalde denk gelirse karşılaşsa da kim olduğunu bilmediği , dd'ye razı olduğu için de tanışma ihtiyacı hissetmediği nice fizik hocasından biri
- bize derste anlattığına göre amerika da eğitim alırken arkadaşları ismini hilmi olarak söyleyemediklerinde onlara 'call me henry' demiş. ve adamın en önemli olayı da her ders herşeye cep telefonunun örnek göstermesidir. komiktir aslında
- bu dönem verdiği electronics 1 dersinde haftalık sınav yapmayacağını bize ileterek bir anda gözümüzde büssürü artı puan almış olan, vaktiyle yeditepe'de de ders vermişliği bulunan öğretim üyesi.
- ilk derste tahtaya kocaman prof.dr. hilmi ünlü yazan fizik hocasıdır. ağızını açmadan konuşma yeteneğine sahip birisidir ve "so that"i her seferinde grammer olarak yanlış kullanmaktadır.
sitesinde kızlarının resimleri de mevcuttur ayrıcana.
- itüde kesinlikle tanışılması gereken hocalardandır. renkli kişiliktir. sağı solu pek belli olmaz, olsada mırmır konuşmasından anlaşılmaz.
öğrencilerin kendi aralarında konuşmasına dellenir, fakat vize kağıtlarını ayırmada kendine yardım eden öğrencilerin aralarında konuşmasını bile derste konuşmakla karıştırır,
---sessiz ol bağyaaan!! nidalarıyla sınıfı gülme krizine sokar.
okuduğunuz bölüme takar, eğer düşük öss puanlı bir bölümdeyseniz, soruları çözememenizin nedeni gayet açıktır...
çalan telefonunu " buyrun ben prof.dr. hilmi ünlü" diye açar!
ayrıca fen edebiyat fakültesinin dekan yardımcısıdır.
- kendisinden ders almışlığım olmamasına rağmen zamanında izlediğim ata demirer skeçlerinin de etkisiyle adını her duyuşumda "hilmi sen mi osurdun?" tepkileri verdiğim ve bir arkadaşıma da dersinde bu şekilde bir çıkış yapması için gaz verdiğim fizik dersi veren itü hocasıdır.
- nefret edilmesi mi gerekir, yoksa sevilmesi mi gerekir bilinmeyen bir muamma fizik hocasıdır.
zamanında az çektirmemişti. sayesinde 4 kilo birden kaybettim 3 saat içinde. fizik 2 den geçemessen (dd olsun bizim olsun) yatay geçiş yapamıyordum falan, neyse... odasına girdim (o dönemde odasının koridor tarafındaki camları beyaz badanalı idi - galiba içeri girip kapısını kilitlediği zaman içeride olduğu belli olmasın diyeydi..) başından savacak diye bekliyordum, çok iyi davrandı, halimi derdimi anlattım, kağıdına bak dedi (final kağıdı) notumu gösterdi, cevaplar üzerinde fikir alışverişi yaptık, çok şaşırmıştım. hani şeker gibi değildi ya, böyle normal bir insan gibi davranıyordu.
derslerde de kan kustururdu ama, kıpırdadığınız zaman bağırırdı, lise gibi tahtaya kaldırır eksi artı verirdi. sonra bir perpendikulırdemesi vardı ki, kopartırdı, koptuğunuz zaman sınıf önünde rencide de ederdi...
uzar gider bu adamdan aldığın 1 yaz okulunun anıları, en sonunda da;
(bkz: ne garip hocaydın sen hilmi hoca)
demey, borç bilirim.
- binbir gecedeki ali kemal e benzettiğim fizik hocası.
- telefonlarını buyrun ben prof. dr. hilmi ünlü diye açan, garip bir o kadar da mevki makam düşkünü olan, karşısındaki ile konuşmayı bilmeyen bilim memuru...
geçtiğimiz günlerde fizik bölüm başkanı olmuştur.nihat berker gibi saygın bilimadamlarının oturduğu bir koltukta böylesine bir bilim merurunun oturması,itü fizik bölümü'ne yakışmamıştır...
- ne yazıktır ki itü fen edebiyat fakültesi dekanlığı'na seçilmiştir. yazıktır...
|