hiçbir şeyi her şeyin yapma   

adana çık aradan

  1. (bkz: bulduğuna sevinme yitirdiğine üzülme)
    (conrad moricand, 01.08.2007 12:58)
  2. üzülmemenin reçetesi
    (endip, 01.08.2007 12:59)
  3. hiçbir şeyi yokken ve kendisi de hiçbir şey iken varolduktan sonra birçok şeyin olduğunu gördüğü ve yine hiçbir şey'i benimseyip, hiçbir şeyiz diyerek nihilistlik yapan kişiye söylenebilecek söz.
    (nothing, 01.08.2007 13:04)
  4. dört s kuralının daha terbiyelisidir.doğrusudur.
    (insert coin, 01.08.2007 13:04)
  5. hiçbir şeye ihtiyaç duymadan yaşayabileceğini düşünen bünyenin lafıdır.

    haydi oksijensiz yaşa! haydi su içme ! ne de olsa onlar herşeyin değil. onlarsız da yaşayabilirsin. sen onlara muhtaç değilsin. haydi...
    (damned, 01.08.2007 13:12)
  6. bir çok kişinin doğru diyip uygulayamadığı nasihat.
    (erken teşhis, 01.08.2007 13:16)
  7. kelimelerden öte gidemeyen doğru ama yanlış bir cümle...
    (oldz, 01.08.2007 13:18)
  8. hiçbir şeyi her şeyin yapma,her şeyi de hiçbir şeyin yapma şeklinde tamamlanıp hayat felsefesi haline getirilebilecek söz.

    kimler geldi kimler geçti zira,
    kimselere kalmadı bu dünya,
    eğer derdin mutlu yaşamaksa,
    süzül doğaya,bırak yaşamı akışına...
    şeklinde iki dakikada bi taraflarımdan uydurduğum şiirimle katkı yapacağım hayat felsefesidir aynı zamanda.benim gibi gudiğe şairane hayat zevki aşılayan üstadlar,en başta italyadan leonardo da vinciler,dön sola fransadan jean pole sartelar,albert camuslar,çık yukarı almanyadan schopenhauerler,dön sağa dostoyevskiler,turgenyevler,bunlar sadece aklıma gelenler dön asırlar öncesine ömer hayyamlar... hepsi hayatın anlamsızlığını,aşırı hırsların gereksizliğini,bu kısa ömürde gününü gün edip mutlu yaşamanın en güzel çözüm olduğunu savunmuşlar.ömer hayyam abimiz ne demiş bakın asırlar öncesinden

    kalk gel!
    hatırımız için gel.
    dileğimizce bir zorumuzu hallet.
    bir testi şarap getir.
    ki, vücudumuzun toprağından
    testi yapılmadan öncekana kana testiden içelim.

    şarap kasesini benim elime koy.
    zira;
    gönlümde hararet var.
    ve bu ömür akıp kaçıp gidiyor.
    kalk!
    talih ve mutluluk
    rüya gbi bir sırdır.
    kalk!
    gençlik ateşi
    su gibi akıp gidiyor.

    ey candan azizim!
    madem ki;
    bu cihan seni kederlendiriyor.
    madem ki; temiz ruhun
    birgün ansızın teninden ayrılacak,
    senin toprağında
    çimenler yükselmeden evvel,
    gönlünün arzusunca eğlen.
    bir çemenzarda otur.

    gözünü aç!
    birgüün canından ayrılacaksın.
    hüdanın,
    esrar perdesinin arkasına gideceksin.
    aşk şarabı iç ki;
    nereden geldiğini bilmeyesin.
    sarhoş ve neş'eli ol ki,
    nereye gideceğini bilmeyesin.

    hayal sermayesi eksik olan
    her gönül çaresizdir.
    her gün;
    pişmanlığın ve acımanın
    kadreşidir, arakadaşıdır.
    endişelerden kurtulmuş,
    sevinçli bir gönülden başka
    dünyada ne varsa
    hepsi üzüntü sebebidir.

    madem ki;
    cihanın bütün hallerinden haberdarsınız.
    ey gafiller!
    dünyanın işvesine aldanmayınız.
    ve aziz ömrünüzü
    heder etmeyiniz.
    haydi! vakit kaybetmeksizin
    muhabbet şarabı içiniz.

    varlık yokluk derdini şu kafandan sil
    bırak densiz işleri de kendini bil
    gerin şöyle oh derin nefes al
    kaç nefes alacağın belli değil


    bu ucsuz bucaksiz dunya icinde,bilki
    mutlu yasamak iki turlu insana vergi;
    biri iyinin kotunun aslini bilir,
    oteki ne dunyayi bilir, ne kendini.

    adam olduysan hesap ver kendine:
    getirdiğin ne? götüreceğin ne?
    şarap içersem ölürüm diyorsun:
    içsen de öleceksin, içmesen de!

    nem var, ya da nem yok diye, niçin üzgün,
    ömrün ne zaman mutlanacak?boş bu düşün!
    sağlıkla bugün çektiğimiz soluğu,
    yarın geri vermek olağan şey mi, düşün.

    dunyada akla deger veren yok madem,
    akli az olanin parasi cok madem,
    getir su sarabi, alsin aklimizi:
    belki boyle begenir bizi el alem!


    yarım somunun var mı, bir de ufak evin?
    kimsenin kulu, kölesi değil misin?
    kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya
    keyfine bak... en hoş dünyası olan sensin
    insan yemeden, içmeden edemez
    bunlar için gayret sarfetmene bir şey denemez
    ama ondan ötesi olmuş, olmamış
    onurundan fedakarlık etmeye değmez
    dedim artık bilgiden bir noksanım yok
    şu dünyanın sırrına erdim az çok
    derken aklım geldi birden başıma
    bir de baktım ömür geçmiş hiç bir şey bildiğim yok
    gençlik bir kitaptır, okuduk bitti
    canım bahar çoktan geçti - kış şimdi
    hani sevincim, o cıvıl cıvıl kuş?
    nasıl geldi, ne zaman uçtu gitti?

    ve son olarak (bkz: carpe diem)
    (evrenin en azılı karadeliği, 01.08.2007 13:31)