hayat bana beton etkisi yapıyor   

adana çık aradan

  1. küçükken istanbul'dan memleketimize giderken boğaziçi köprüsü üzerinden geçtiğimizde babama sorduydum.

    - baba, insanlar köprüden atlayınca neden ölüyorlar? yüzme bilmiyorlar mı?
    + oğlum bu yükseklikten su beton etkisi yapar...

    o zaman beni pek tatmin etmeyen bir cevaptı bu ama sonradan gerek arkadaşlarımdan gerekse medyadan sayısız kere duymuştum bu olayı. ergenlikten lise yıllarına üniversite yaşamından askerlik derken bu etkiyi daha fazla hissetmeye başladım. insan depresyonda olduğunda veya kendi başına kötü şeylerin gelebileceğini hissettiğinde insan illaki kendini köprüden atmak zorunda olmuyor. insanın moduna göre hayat ona karşılık veriyor. beton etkisi yapıyor.

    eğer canın sıkkınsa hayırdır inşallah demene rağmen başına mutlaka bir şey geliyor. bir hafta içerisinde gökyüzü önce bulutlanıyor, ardından sırayla işini, sevgilini, sevgini kaybediyorsun. kaşlarını çatıp hakeme itiraz etsen bile pozisyon devam ediyor. etrafındakiler hakemle oynamayı bırakıp oyuna dönmeni bekliyor.

    sonra derin bir nefes alıyorsun. herşeyden önce gülümsemeye başlıyorsun. hayatın beton etkisini gürültülü asfalt delme makinaları ile kırmaya başlıyorsun. seni işten eden patronunun anasını, seni terkedip giden sevgilinin ebesini anıp kalbinin sıcağı ile beton etkisini eritiyorsun. sonra güneş gözüküyor bulutların arasından, kariyer.net'ten mail adresine bir mail düşüyor, gittiğin cafedeki bir kız sana göz kırpıyor.

    yıllar önce babama sorduğum soruya babam şöyle devam etmişti

    ... ama eğer suya balıklama atlayabilirsen kurtulma şansın hep vardır.
    (hansvoralberg, 03.06.2006 13:19 ~ 13:22)