|
|
- yoktur hayalgücünün sınırı falan. hele bir de bazı isteklerinizi karşılamak için, yada biraz olsun tatmin etmek için hayal kuruyorsanız sonsuza kadar yolu vardır. bu tatminler çeşitlidir; açlık hali, yalnızlık hali, uyku hali, azmış hal. en sık kullanılanı azmış haldir. erkeklerin çoğunda görülür ama belli etmezler. ta ki ellerine bunu açığa vuracak bir fırsat geçene kadar. buldukları an bir başlarlar; kalkanmış inenmiş, üstsüzmüş donsuzmuş vs vs.. hatta aşıp balıklı pornoya kadar varır bu işin ucu. dedik ya sınır yok.
yalnız unutmayalım; her duygunun uç noktasında insan saplantılı hale gelir ve delirir. seks manyağı olmayalım. sözlüğümüzü güzel kullanalım. kendimize hakim olalım. olmadı bunları 31 çekerken düşünüp ortalığa bilgi değil de kendi çapımızda sperm dağıtalım.
- kimi kelimeleri zincir şeklinde birbirine bağlayarak hatırlamak (mantıklı ya da mantıksız bir dizi şeklinde) insanda geçici gerçekdışılık alışkanlıkları yaratsa da uzun vadede beynin bir puding kadar esnek bir şekilde olmasına sebebiyet verecek bir hayal kurabilme özelliği kazanmasını sağlar , hayalgücünün sınırları genişler.
(skuba, 27.11.2004 18:41)
- ancak hayalgücünün sınırsızlığından yola çıkılarak ifade edilebilecek bir kavramdır. sınırsızlık sona erdiği anda ortaya çıkar sadece o zaman anlam kazanır. hayal kurmakta sınır yoktur. hayal, sınırsızlık demektir zaten bir anlamda.
- beyninizden dumanlar çıkmaya başladığı zaman belirginleşen sınır,başka türlü görünmüyo...
- her tanımlandığında ötelenen sınır.
- bence duygular ve zeka ile doğru orantılıdır. ancak zeka hissiyatın yerine geçemez, duygu dünyası da zekanın. birbirini tamamladıklarından dolayı eşgüdümlü çalışmaları lazım.
(viola, 01.11.2005 12:47)
- zekayla sınırlıdır. zeka geliştirilebildiği kadar hayal dünyasını gelişmesini tetikler ve sınırsızlık kavramını zenginleştirir. zekanın gelişmesi ise tübitak soruları çözmekle özdeşleştirilmemelidir.
bir konu hakkında araştırma yapmak, soruna çözüm getirmeye çalışmak yani bilgiyi yorumla harmanlayarak değerlendirmek manasında kullanılmışır. ayrıca insanın yaşadığı farklı deneyimler ; misal gezip yeni yerler görme, farklı duygular yaşama ya da yaşadığı duyguları kendi yorumuyla farklılaştırma gibi hedeler de zeka gelişimi ve hayalgücü zenginliğiyle yakından alakalı olabilmektedir. bir diğer nokta da insanın düşünerek delirebilecek, hayallerde yaşayan birey haline gelebilecek kapasitede bir varlık olmasıdır. sınırsızlığın da bir sınırı olabilir pekala.
herkesin hayal dünyası kendinedir.
her kakkı saklıdır. (bkz: copyrigrt)
- çük ne kadar büyük , hayal gücü o kadar geniş ( 13 - 21 yaş )
(bkz: olaya farklı boyut getirmek)
- birikimle doğru orantılıdır. kendi hayallerinizde bile izlediğiniz filmden bir imge, okuduğunuz kitaptan bir cümle vs. kafanızda başka şeylere gönderme yaparak daha farklı bir boyuta geçirir hayali, düşünceyi.
- hayal gücünün sınırı dildir.. ancak ifade edebildiğimiz kadar hayal edebiliriz; bu durumda da hayal gücünün sınırının göreli birşey olduğu sonucuna varabiliriz.
ufak bir çocuk için bu sınır yemek ile ya da oynamak ile sınırlıdır. çocukların oynadığı oyunlarda da ya öğrenilen ya da taklit edilen işler olduğunu rahatlıkla görebiliriz. örneğin; saklambaç öğrenilir, evcilik anne-baba taklit edilir gibi..
büyüdükçe bu sınır öğrenilenlerle ve gözlenen şeylerle genişler.. ihtiyaçlar doğrultusunda yönlenir. acıkınca yemek hayal etmek ya da görülen bir durum hakkında alternatifler üretmek, öyle olmasaydı böyle olsaydı demek gibi..
ancak her zaman biir sınır vardır.. bu dille ifade edilen son yerdir.. birşey var düşünüyorum ama ifade edemiyorum demek sadece o düşünülenin dilde karşılığının bilinmemesi ile ilgilidir; aksi takdirde o şeyin varlığından şüphe duyulur..
örneğin efkar kelimesini incelersek şu sonuca rahatlıkla varabiliriz. biz bu kelimeyi ve çağrıştırdıklarını biliyoruz, anlıyoruz..ancak mesela ingilizce karşılığı yok. ingilizler efkarlanmıyorlar mı? tabii ki efkarlanıyorlar, ancak bunu ifade ediş tarzları farklı, aşama aşama yahut derecelendirme yoluyla ifade ediyorlar.. efkarı hayal edemezler mi? edebilirler ancak bizim anladığımız şekilde olması için bizden daha fazla kelime kullanırlar..
ufo buna en güzel örnektir aslında.. tanımlanamamıştır, çünkü daha önce hiç karşılaşılmamıştır, düşünülmemiştir ve ancak olabileceği düşüncesiyle ve görüldüğü iddiaları ile adlandırma yoluna gidilmiştir.
tanımlayamadığımız, ifade edemediğimiz hiçbir şey hayal edilmiş sayılmaz..
|