hacı bayram ı veli   

adana çık aradan

  1. ankara'nın zülfadl ilçesinde doğan ve yine ankara'da vefat eden, kabri de burada olan ve sıkça ziyaret edilen büyük veli. akşemseddin hazretleri'nin hocasıdır. 2. murad han zamanında sarayın çok itibar ettiği bir zattır. hatta öyle olmuştur ki, 2. murad han tarafından hacı bayram-ı veli hazretlerinin talebelerine vergiden ve askerlikten muafiyet tanınmıştır. bir zaman sonra bu muafiyetten dolayı herkes talebe olduğunu iddia etmeye başlamış ve ankara'da vergi istenecek ve askerliğe alınacak kişi bulmak neredeyse imkansız hale gelmiştir. bunun üzerine 2. murad han bir mektupla hacı bayram-ı veli hazretlerine gerçek talebelerinin sayısını ve isimlerini kendisine bildirmesini arz etmiştir. gerçek talebelerin tespiti için kullanılan usul ise çok manidar ve etkilidir:
    hacı bayram-ı veli hazretleri, sultandan gelen mektup üzerine, bütün talebelerinin bir meydanda toplanmalarını ister. meydan hınca hınç dolar, öyle ki iğne atılsa yere düşmeyecek bir durum söz konusudur. meydanda büyükçe bir çadır kurulmuştur, şeyh gerçek talebelerinden bu çadıra girmelerini ve gerçek talebelerini allah için kurban edeceğini söyler. kalabalıktan çadıra bir erkek ve bir kadın olmak üzere yalnızca iki kişi girer. daha önceden çadıra koyulmuş olan koyunlar kesilir ve kanları çadırın dışına akıtılır. bunu gören sahte talebeler şeyh aklını oynattı herhalde diyerek meydanı terkederler ve şeyhin talebesi oldukları iddialarından da vazgeçerler. bunun ardından şeyh sultana bir mektup yazar ve gerçek talebelerinin isimleri verilen iki kişi olduğunu bildirir.
    (myrmidon, 14.09.2006 12:49)
  2. bilmek istersen seni

    bilmek istersen seni
    can içre ara canı
    geç canından bul anı
    sen seni bil sen seni

    kim bildi ef'alini
    ol bildi sıfatını
    anda gördü zatını
    sen seni bil sen seni

    görünen sıfatındır
    anı gören zatındır
    gayri ne hacetindir
    sen seni bil sen seni

    kim ki hayrete vardı
    nura müstağrak oldu
    tevhid-i zatı buldu
    sen seni bil sen seni

    bayram sözünü bildi
    bileni anda buldu
    bulan ol kendi oldu
    sen seni bil sen seni
    (gölgeningücü, 13.04.2007 23:44)
  3. hacı bayram-ı veli 15.yüzyılda anadolu türk birliğinin yeniden sağlanmasında en az politik ve askeri güçler kadar etkili olan anadolu sufilerinin en önemlilerinden biridir.. hakkında şöyle bir bilgi hasıl olur ki, ne denli önemli bir insan olduğunu gözleri önüne serer;


    sultan ii. murad hacı bayram-ı veli hz. ile edirne’de bulunduğu süre içinde sık sık görüşmüş o’na dünya ve ahiret hayatına dair merak ettiklerini sormuş tavsiye ve görüşlerini almıştı.istanbul’un fethi sultan ii.murad han için çok önemliydi.istanbul; peygamberimizin (sav)

    - ‘kostantiniyye mutlaka feth edilecektir,o’nu feth eden kumandan ne güzel kumandan, feth eden asker ne güzel askerdir’,

    hadisi şerifi gereğince hep islam komutanlarının ilgi odağı olmuş ancak yapılan kuşatmalar başarısız olmuş ve henüz alınamamıştı.sultan ii.murad ‘da peygamberimizin bu övgüsünü kazanmak için istanbul’u alma planları yapıyordu. hacı bayram-ı veli hz.’leri ile bir görüşmesi esnasında bir beşik getirdiler hacı bayram-ı veli hz.’lerinin yanına itina ile koydular. hacı bayram-ı veli hz.’leri beşiğe dikkatlice baktı ve fetih suresini orada bulunanların işiteceği bir sesle okumaya başladı.

    herkes hayretler içinde kalmıştı.çünkü beşikte kim olduğunu bilmeden bu süreyi niçin okuduğuna bir anlam veremiyorlardı.okumayı bitirdikten sonra;

    - bayezid han amcanız ve sizin muhasaranız zamanında elden gelen yapılmıştır.ancak bazı hatalar yapılmış fetih gerçekleşememiştir.sultanım sen konstantiniyye’yi alamayacaksın, ama mutlaka alınacaktır.bunu ben bile göremeyeceğim.orası şu beşikte yatan çocuk ve bizim akşemseddin tarafından alınacaktır’ dedi.

    sultan ii.murad han bu büyük müjdeyi alınca çok sevindi.beşikte yatan çocuk oğlu şehzade mehmet’ti.daha sonra akşemseddin şehzade mehmet’in hocalığı yaptı.1453’de istanbul’un fethi esnasında sultan mehmet’in yanında bulunarak hem sultana hemde orduya manevi destek verdi.

    istanbul’un fethi taktiksel anlamda büyük bir askeri başarıdır.büyük hazırlıklar yapıldıktan sonra kuşatma başlamıştı.sultan mehmet ordusunu üç kısıma ayırmıştı.ilk günlerde gönüllüler bizans surlarına karadan saldırıyor denizden de donanma göstermelik hücumlar yaparak bizans ordusunu yerlerinde tutuyordu.bu şekilde bizans surlarının ve ordusunun yıpranması amaçlanmıştı.ileri ki aşamalarda osmanlı ordusuna yardıma gelen türk beyliklerinin( karamanoğlu, aydınoğlu, isfendiyaroğlu) askerleri devreye girdi.en son aşama da ordunun asıl kuvvetleri savaşa katıldı.bu ana kadar osmanlı ordusunun eğitimli birlikleri hiç savaşa katılmayarak yıpranmamışlardı. ancak kuşatmanın uzaması ve bir netice elde edilememesi devlet adamlarını ümitsizliğe düşürmüştü.bizanslılar su kuyularını zehirlemişti, ordunun suyu tükenmek üzereydi. avrupa’dan asker ve erzak getiren gemiler osmanlı donanmasının müdahalesine rağmen şehre girmiş bizanslılar bu yardımla büyük sevinç yaşamışlardı.sultana gelen bazı devlet adamları;

    - ‘bir dervişin sözüyle bu kadar asker kaybettik, bütün hazineyi tükettin.bizansa yardım geldi ve fetih ümidi artık kalmadı’ dediler.bunun üzerine sultan mehmet veziri veliyüddin ahmet paşayı akşemseddin’e yollayarak ;

    - ‘şeyhe sor, kalenin fethi ve düşmana zafer kazanma ümidi varmıdır?

    dedi.akşemseddin cevabında fethin olacağına dair inancı belirtti.sultan mehmet bu cevapla yetinmedi vezirini tekrar yollayarak ;

    - ‘vaktini tayin etsin’ dedi.akşemseddin bir süre düşünmeye daldı.başını eğip allah teala’ya yalvardı.sonra ;

    -‘bu senenin cemaziyelevvel ayının yirminci günü, seher vaktinde, inanç ve gayretle filan tarafa yürüsünler.o gün feth ola.konstantiniyyenin içi ezan sesiyle dola’ dedi.

    akşemseddin hz.’lerinin tarif ettiği yer bugünkü topkapı surlarıydı.akşemseddin hz.’leri o gün bir çadır kurdurarak içeri kimsenin alınmamasını emretti ve allah’a secdeye kapanarak dua etti.gerçekten de o gün osmanlı ordusu sabah saatlerinde topkapı surlarından şehrin içine girdi.böylece istanbul’un fethi ve peygamber efendimizin büyük mucizesi gerçekleşti.

    www.hacibayramiveli.com/
    (admine, 10.03.2008 16:11)
  4. türbesi ulus'ta hacı bayram-ı veli camii 'nin yanında bulunan sufi.
    (abdurrahmanshowtv, 10.03.2008 16:21 ~ 16:22)
  5. hacı bayram veli, (ankara, 1352 - ankara, 1429) türk mutasavvıf ve şair. türbesi, ankara'da hacı bayram câmii'nin bitişiğinde bulunmaktadır.

    hayatı

    doğum ismi, numan bin ahmed, lakabı "hacı bayram"dır. 1352 tarihinde ankara’nın çubuk çayı üzerinde zülfadl (sol-fasol) köyünde doğdu. hacı bayram-ı veli, 14. ve 15. yüzyıllarda anadolu’da yetişti. eserlerini türkçe olarak yazarak türkçe kulanımını anadolu'da önemli şekilde etkiledi.

    sultan murad han verdiği ünlü bir fermanda, hacı bayram-ı veli'nin talebelerinin, yalnız ilim ile meşgul olmaları için, onların vergi ve askerlikten muaf tutulduğu bildirmiştir.

    hacı bayram-ı veli, hocasının vefatından sonra ankara’ya gelerek doğduğu köye yerleşti. yeniden talebe yetiştirmekle meşgul oldu. sohbetleriyle hasta kalplere şifa dağıttı. talebelerini daha çok sanata ve ziraate sevk ederdi. kendisi de geçimini ziraatle sağlardı. açtığı ilim ve irfan ocağına, devrinin meşhur alimleri, hak aşıkları akın etti. damadı eşrefoğlu rumi, şeyh akbıyık, bıçakçı ömer sekini, göynüklü uzun selahaddin, edirne ve bursa ziyaretlerinde talebeliğe kabul ettiği yazıcızade ahmed (bican) ve mehmed (bican) kardeşler ile fatih sultan mehmed hanın hocası akşemseddin bunların en meşhurlarıdır.

    sultan ikinci murad han kendisinden nasihat isteyince; imam-ı azam’ın, talebesi ebu yusuf’a yaptığı uzun nasihatı yaptı: “tebean içinde herkesin yerini tanıyıp bil; ileri gelenlere ikramda bulun. ilim sahiplerine hürmet et. yaşlılara saygı, gençlere sevgi göster. halka yaklaş, fasıklardan uzaklaş, iyilerle düşüp kalk. kimseyi küçümseyip hafife alma. insanlığında kusur etme. sırrını kimseye açma. iyice yakınlık peyda etmedikçe kimsenin arkadaşlığına güvenme. cimri ve alçak kimselerle ahbablık kurma. kötü olduğunu bildiğin hiçbir şeye ülfet etme. bir şeye hemen muhalefet etme. sana bir şey sorulursa ona herkesin bildiği şekilde cevap ver. seni ziyarete gelenlere faydalanmaları için ilimden bir şey öğret ve herkes öğrettiğin şeyi belleyip tatbik etsin. onlara umumi şeyleri öğret, ince meseleleri açma. herkese itimad ver, ahbablık kur. zira dostluk, ilme devamı sağlar. bazan da onlara yemek ikram et. ihtiyaçlarını temin et. onların değer ve itibarlarını iyi tanı ve kusurlarını görme. halka yumuşak muamele et. müsamaha göster. hiçbir şeye karşı bıkkınlık gösterme, onlardan biri imişsin gibi davran.”

    hacı bayram-ı veli, ömrünün sonuna kadar islamiyeti yaymak için çalıştı. 1429 tarihinde ankara'da vefat etti. türbesi kendi ismiyle anılan hacı bayram camii'ne bitişik olup, ziyaret mahallidir. vefatından sonra bayramiyye yolunu talebelerinden akşemsettin ve bıçakçı ömer efendi devam ettirdiler.

    hacı bayram-ı veli, yunus emre tarzında şiirler söylemiştir. şiirlerinde "bayrami" mahlasını kullanmıştır.
    (yourtomorrows, 01.09.2008 22:51)