grace   

 sayfa  / 5
adana çık aradan

  1. ing. zarafet.

    (bkz: kütürdet beni atıfet)
    (kornish, 21.01.2005 23:11)


  2. (bkz: will and grace)
    (man on the moon, 21.01.2005 23:13)
  3. jeff buckley'in ilk ve tek, dinlemeye doyulamayan albümüyle aynı adı taşıyan şarkısı.

    sözleri;

    there's the moon asking to stay
    long enough for the clouds to fly me away
    well it's my time coming, i'm not afraid to die

    my fading voice sings of love, but she cries to the clicking of time
    oh, time,
    wait in the fire...

    and she weeps on my arm
    walking to the bright lights in sorrow
    oh drink a bit of wine we both might go tomorrow
    oh my love...

    and the rain is falling and i believe my time has come
    it reminds me of the pain i might leave behind...
    wait in the fire

    and i feel them drown my name
    so easy to know and forget with this kiss
    i'm not afraid to go but it goes so slow...
    (famenoth, 01.05.2006 01:40)
  4. (bkz: saving grace)
    (twinkle, 03.08.2006 12:46)
  5. (bkz: three days grace)
    (lucifer, 03.08.2006 13:23)
  6. çok büyük bir sanatçının yayınlanmış tek albümü.
    (bkz: jeff buckley)
    (floydzede, 16.08.2006 20:23)
  7. gabriel knight'in yardımcısı ve aynı zamanda da aşkıdır...
    (hypnotica girl, 16.08.2006 21:26)
  8. neredeyse içindeki bütün şarkıları güzel olan nefis jeff buckley albümü.

    1994 çıkışlı bir stüdyo albümüdür.1997 yılında vefat eden jeff abimizin hayattayken çıkarılmış olan tek stüdyo albümü olma özelliği taşır bu bakımdan.1997 yılındaki ölümü sonrası annesi canlı veya stüdyo kayıtlı şarkıları gerek görsel olarak,gerekse de ses kayıtları olarak biz hayranlarına sunmaya çalışmıştır elinden geldiğince.

    albümde 2 tane cover şarkısı bir kilise ilahisi* vardır.

    hallelujah leonard cohen'in,lilac wine ise nina simone'un okuduğu bir james shelton şarkısıdır.hallelujah şarkısı özellikle jeff buckley yorumuyla dizi ve filmlerde soundtrack olarak kullanılmıştır defalarca.

    2004 yılında elden geçirilmiş,birkaç şarkı değişikliği yapılmış ve bir de dvd versiyonu eklenmiş versiyonu piyasaya sürülmüştür.

    playlist;

    mojo pin
    grace
    last goodbye
    lilac wine
    so real
    hallelujah
    lover,you should have come over
    corpus christi carol
    eternal life
    dream brother
    (sycrone one, 07.10.2006 00:06)
  9. yannis ritsos hayranı yegâne insan...
    (bambaska, 05.02.2007 22:52)
  10. bir görünüp bir kaybolan yazardır..yakalıyamıyoruz efendim sürekli kaçıyor..bi de güzel haberler aldım kendinden hayırlısı diyoruz istanbula tiz bekliyoruz..niye eksik kalsın değil mi ama..
    (eleanor, 27.02.2007 20:45)
  11. (bkz: grace kelly)
    (kunduz, 17.04.2007 19:30)
  12. çok karamsar bazen, bazen deli dolu.. ama her daim hakim sözüne, sözcüklerine..
    kimi zaman kafası bozuk dört duvara, kimi zaman özlemler içinde denizi tuzlu bir kente..
    hep iyi, hep güzel ama..
    (dirtypain, 16.05.2007 00:42)
  13. akıllara zarar bir parçadır, net bir şekilde insanı "yarar".. jeff buckley şarkının sonunda öyle bir çığlık atar ki insanı naralanmaya, üstünü başını yırtmaya falan sevkeder.. o ne gırtlaktır öyle arkadaş.
    (man with a digital camera, 04.07.2007 05:11 ~ 05:13)
  14. kırılmayan bir kalp istiyor. haklı da.. kırmasın kimse bu güzel insanın kalbini..

    (sana bu pembe bulutları göstermek istiyorum gecede.
    ama görmüyorsun. gece olmuş -insan neyi görebilir ki?)

    (kolu kanadı kırık kuşlar gibiyiz ayrı diyarlarda,
    bize saadet nasip şimdi uçuk rüyalarda..

    (bkz: aldatıldık)
    (sezenehir, 18.07.2007 16:14 ~ 24.07.2007 15:21)
  15. sözlük alemlerinin hem atilla dorsay'ı, hem buket uzuner'i, hem nietzsche'si olmayı başarabilmiş bir insandır kendisi.

    bu arkadaş yürümeye ve konuşmaya başladıktan sonra ilk icraatı sinema üzerine ihtisas yapmaya başlamak oldu. 6 yaşında kendine o zamanların tartışmasız kahramanları burak kut veya tarkan yerine atilla dorsay'ı örnek aldı. metropol sinemasının hissedarı zannederdik biz onu, daha sonra walt disney pictures'ı satın alma projesini duyduğumuzda onu bu dünyadan çekip almaya karar verdik.

    sinemadan vazgeçince kitap alemlerine daldı. yaş henüz 8*. o kadar çok okudu ki yine kayışları sıyırma belirtileri göstermeye başladı. kütüphane biçiminde düzenlenmiş 1 oda 1 tuvalet bir ev hayalleri kurmaya yeltenince bu dünyanın da ona göre olmadığına karar verdik ve yine bir kurtarma operasyonuna giriştik.

    sonra tarihe merak saldı, üniversitede de bölümünü okudu neym. 5-8 yaş arası edindiği entelektüel birikimi de üniversite hayatına yansıtıp oradan da sorunlu kaçık bir dönem sonunda mezun olmayı başardı. sonra ne mi oldu? sözlük alemlerine daldı benim de katkılarımla.

    ha bunları niye mi anlattım? sözlük deneyiminden hala sıkılmadı, aksine bağlandı. bunun şaşkınlığını paylaşmak istedim. sevecenim ama bunları yazarken, okusun "eheh oko" desin. yoksa yazma konusunda yetenekli değilimdir onun kadar.
    (spotless mind, 24.07.2007 16:21 ~ 26.07.2007 02:00)
  16. mavi süreceksin ardına..
    güzel yüzünün, gözlerinin, sesinin ardına, istanbul'un en fena mavisini..
    öyle dinleyeceksin onu, öyle seyredeceksin..
    bir ömürlük deniz kokusu katacaksın yüreğine, özlemini çekmeyecek..
    belki de hiç gitmeyecek denizlerden, denizlerin şehrinden.. kim bilir..
    (dirtypain, 10.08.2007 15:56)
  17. "çok mu yakındık da göremedik birbirimizi,
    balık anlar mı denizi…"
    *
    (dirtypain, 12.08.2007 13:48)
  18. yeni diceyimiz.radyo programına başlayacaktır asssonraa..heyecan yapmıştır kendine . aman diyeyim . halledersin sen prenses. iyi şanslar diliyorum bir de. kulağımız sende
    (eleanor, 24.08.2007 19:59 ~ 19:59)
  19. ankara'yı sevdim, o sevmedi.. izmir'i sevdim, ısınamadı.. sevemedim istanbul'u, başkenti ilan etti..
    (sezenehir, 04.09.2007 03:06 ~ 03:06)
  20. le fabuleux destin d amelie poulain filminden pırıltılı müzikler gönderdi bu akşam bizlere. ilk kez dinledim ve sanırım ikinci programıydı ama her program böyle olacaksa müptelası olmak kaçınılmaz.

    cuma akşamları bir yolunu bulup sesli sinema için bir saatlik boş vakit yaratınız derim.
    (draffut, 07.09.2007 21:25 ~ 21:27)
  21. şeker kavanozu kıvamında bişey.
    (sezenehir, 08.09.2007 01:45 ~ 01:45)
  22. "unutma yetisi tanrı tarafından elinden alınmış bi balık hafızasına sahip olmayı hayal eden,yazamadığı şeyler arasında zaman geçiren,aşık olduğu o beyazperde adamıyla kendince umutsuz bi aşk yaşayan,on yüz milyon baloncuk hayali olan biri işte.. "
    (sezenehir, 03.10.2007 01:54)
  23. dinleyesim geldiğinde kendisine ulaşana kadar geçen sürenin uzayıp durduğu yavaşladığı bir garip jeff buckley eseri.
    (hairsprayqueen, 14.10.2007 14:53)
  24. lars von trier'in abd üçlemesinin ilk filmi olan dogville'de nicole kidman tarafından canlandırılan karakterin adı.
    (mademli bagnum, 14.10.2007 15:03)
  25. uzak kaldığımda farkediyorum ki, anlatma ihtiyacı duyduğum şeyleri ona anlatıp onun düşünce süzgecinden geçirmek beni pek bir rahatlatıyormuş..
    (sezenehir, 16.10.2007 16:20)
 sayfa  / 5