gitmek   

 sayfa  / 4
adana çık aradan

  1. türkçemizde en çok kullandığımız fiillerden basit bir tanesi gibi gözükse de ilk başta, bazen göründüğünden çok daha fazla anlam taşıyabilmektedir..bu bazenlerin tümünü sıralamak mümkün değil belki; ama bunlardan bir tanesi kişinin uzaklara aşık olması durumudur..olduğu yer, yaptığı iş, çevresindeki insanlar...her şeyin anlamsız olduğu bir andır..hayatın anlamsızlaşması şeklinde de tanımlanabilir bu durum.ne nedeni bilinir bu halin, ne de artık çözüm aramaya dermanı kalmıştır kişinin..tek bildiği vardır, tek istediği; gitmek..kaçmak belki de..
    (tenekeci, 19.06.2004 16:22)


  2. (bkz. ayrılmak)
    (axel fox, 30.07.2004 01:07)
  3. dönüşü olacağını bildiğinde, çok da kötü olmayan durum..
    (tenekeci, 05.08.2004 14:25)
  4. bazı şeylere yakınlaşmak, bazılarına uzaklaşmaktır. pencere ya da koridor kenarıdır, soğuk bir tuvalette, hoparlörden gelen "mola süreniz bitti" sesidir. kafanız titreşirken camda, sevgiliyi düşünmektir. gidişi düşünmektir bazen, bazen de dönüşü. ara ara saate bakmaktır... sağ salim olanı ve hayırlısıyla dönüleni güzeldir.*
    (yuziko, 15.01.2005 01:05 ~ 01:08)
  5. (bkz: gidip de dönmemek)
    (viola, 15.01.2005 01:35)
  6. (bkz: sen benden gittin gideli)
    (yalnızlık senfonisi, 15.01.2005 12:17)
  7. arkanda bıraktıklarını düşünmeden, uzaklara kaçmak.
    (esdora, 15.01.2005 12:25)
  8. bugünlerde herkes gitmek istiyor. küçük bir sahil kasabasına, bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara... hayatından memnun olan yok. kiminle konuşsam aynı sey... her şeyi, herkesi bırakıp gitme isteği. öyle "yanına almak istediği üç sey" falan yok. bir kendisi. bu yeter zaten. her şeyi, herkesi götürdün demektir. keşke kendini bırakıp gidebilse insan. ama olmuyor. hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor. yani her şeyi yüzüstü bırakmak göze alınamıyor. böyle gidiyor işte. bir yanımız "kalk gidelim", öbür yanımız "otur" diyor. "otur" diyen kazanıyor. o yan kalabalık zira. iş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile, güvende olma duygusu... en kötüsü alışkanlık. alışkanlığın verdiği rahatlık, monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor. kalıyoruz. kuş olup uçmak isterken ağaç olup kök salıyoruz. evlenmeler... bir çocuk daha doğurmalar... borçlara girmeler...işi büyütmeler... bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor. misal, ben... kapıdaki rex'i bırakıp gidemiyorum. değil bu şehirden gitmek, iki sokak öteye taşınamıyorum. alıp götürsem gelmez ki... bütün sokağın köpeği olduğunun farkında. herkes onu, o herkesi seviyor. hangi birimizle gitsin? "sırtında yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardır; evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin. kendi imalatımız küfeler. ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada. ölüm var zira. ölüme inat tutunmak lazım. inadına kök salmak lazım. bari ufak kaçışlar yapabilsek. var tabii yapanlar. ama az. sadece kaymak tabakası. hepimiz kaçabilsek... bütçe, zaman, keyif...denk olsa. gün içinde mesela... küçücük gitmeler yapabilsek. ne mümkün. sabah 09.00, aksam 18.00. sonra başka mecburiyetler. sıkışıp kaldık. sırf yeme, içme, barınmanın bedeli bu kadar ağır olmamalı. hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz. bir ömür karşılığı bir ömür yani. ne saçma. bahar mıdır bizi bu hale getiren? galiba. ben her bahar aşık olmam ama her bahar gitmek isterim. gittiğim olmadı hiç. ama olsun... istemek de güzel.

    can yücel
    (whisper, 31.01.2005 01:56 ~ 30.03.2006 21:17)
  9. (bkz: sarı odalar)
    (marooned, 07.04.2005 22:42)
  10. (bkz: kaçmak)
    (scarlet, 07.04.2005 22:45)
  11. kalmaktansa kaçmayı yeğlemektir.
    (gülümsün, 07.04.2005 23:32)
  12. (bkz: gitmesi gerektiğinde gitmeyi bilmeli insan)
    (viola, 14.04.2005 15:47)
  13. ''sen gittin
    buluştuğumuz körfezler
    şimdi başka denizlerin çekiminde
    sen gittin
    ama doksan dokuz adın kaldı kalbimde'' murathan mungan
    (geçiyordumugrad1m, 23.04.2005 01:30)
  14. giden için cesaret ,geride bırakılana göre korkaklığın en beteri.
    (lapsus, 23.04.2005 01:34 ~ 01:37)
  15. gitmek. bir hançeri inceltip
    okyanusa daldırmak isteği
    ya da düşebilmek atlasların
    dışına ki ey kalbim
    yalnızsın bu yolculukta da

    gitmek. o kaos duygusu, aklın
    sarsıntılarla yorgun düşüşü
    bilincin kamaşması belki de.
    rehin bırakılacak bir şey yok
    unuttuklarından başka.

    gitmek. bir büyü gibi saran
    ağrılar yumağı, kışkırtılmış
    düşlerdir ki sen şimdi
    esirgeme kendini kalbim
    kederin o derin yalnızlığından

    ahmet telli
    (whisper, 14.06.2005 23:10)
  16. gitmek, mecbur kalmaktır bazen. gitmen gerekir, çok önceleri bir yerlerde bıraktıklarını unutmadıysan gitmeye mecbursundur. gidersin, gittiğine sevinenler kadar üzülenler de olur elbet. çok değil, az bir zaman sonra döneceğini umut ederek gidersin.
    gitmek unutmak veya unutulmak değilse, gözün arkada kalmadan gidersin ve dönersin, en azından bunun için dua edersin.
    (gülümsün, 24.06.2005 15:19)
  17. kaderinde büyük harflerle özlemek yazan insanların sık sık gerçekleştirdiği eylem..
    gidersin özlersin, kalırsın özlersin.. zaman zaman kendine sorduğun gitmek mi zor kalmak mı sorusuna asla cevap veremeyeciğini çoktan öğretmiştir hayat..
    ve hep zordur gitmek..
    (tenekeci, 30.07.2005 14:26 ~ 14:36)
  18. (bkz: kalmak)
    (hell guardian, 30.07.2005 14:51)
  19. (bkz: gitmeler)
    (glory, 30.07.2005 15:59)
  20. öylesi, böylesi yoktur.. gitmek, gitmektir... ötesi yoktur. nasil ki ölümden öte köy yoksa, gitmekten öte terkediş yoktur. ( bitti, bitik)
    (ben bilmem beyim bilir, 20.08.2005 04:11)
  21. en kısa zamanda yapılası, sevdiklere kıyılası eylemdir.
    (perdue, 30.11.2005 21:50)
  22. kavuşmak için gerçekleştirmekten kaçınılmaması gereken eylem..
    (pırtike, 30.11.2005 22:04 ~ 22:07)
  23. (bkz: o artık yok)*
    (despinaa, 06.01.2006 23:49)
  24. gitmek güzeldir…
    bazen, pek gönül istemese de mecburen gitmek gerekir… adımlar geri geri sayar…
    zamanın durmasını ister için için; gitmek acı dolu olduğunda…
    bazen de insanın koşa koşa gidesi gelir… ulaşacak olmanın doyumsuz sevinciyle…
    bazen kendini bırakıp gitmek ister insan… yapamayacağını bile bile…

    varış yerini umursamadan çıkar kimileri yola… destination anywhere’ de olduğu gibi…
    önemli olan gitmektir, yolda olmaktır…
    “gitme!”nin üstüne göz yaşlarının yıkadığı destanlar yazılsa, gene de gidecektir yola koyulanlar… gitmek bir başladı mı sonu gelmez artık…
    gitmek, gidenin doğası olur… yollar da vazgeçilmezi…
    bazen karadaki yolların yerini, okyanuslar alır… o öfkeli denizlere karışanlar için, gitmek’ten daha doğalı yoktur artık…

    ama, gene de gitmek güzeldir…
    geride kalan da gidebiliyorsa eğer…
    (lazarushadow, 07.01.2006 17:09)
  25. bir gemi kaptanının kaçınılmaz yaşam tarzı...
    sevgilisi ya da eşi gemi kaptanı olanların alışması gereken eylem...
    (lazarushadow, 07.01.2006 17:10 ~ 17:14)
 sayfa  / 4